ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biz bu akşam kiliseye gideceğiz.This evening we will go to church.
Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha akıllı görünüyor.Tom seems so much smarter than any of his classmates.
Tom senden daha akıllı, biliyorsun.Tom's smarter than you, you know.
Tom dün gece bizim için akşam yemeği pişirdi.Tom cooked dinner for us last night.
Benim sorunlarım hakkında endişe etmeden senin aklında yeterince var.You have enough on your mind without worrying about my problems.
Akşam yemeği için burada olmanı umuyordum.I expected you to be here for dinner.
Bu akşam akşam yemeği için köri pilavı yemek istiyorum.I'd like to eat curry rice for dinner tonight.
Beklenenin aksine, suçlamalar yapılmadı.Unlike what we expected, the accusations were not made.
Onun çok güçlü bir Bahian aksanı var.He has a very strong Bahian accent.
Kalem, mürekkep akıtıyor.The pen is spilling ink.
Akıl almaz bir biçimde sıkılmıştım.I was incredibly bored.
Akvaryuma gitmek istiyor musun?Do you want to go to the aquarium?
GloFish genetik olarak değiştirilmiş akvaryum balığıdır.GloFish are genetically modified aquarium fish.
Tom ve Mary akvaryuma, halk sanat müzesine ve deniz müzesi'ne gitti.Tom and Mary went to the aquarium, the folk art museum and the naval museum.
Benimle akvaryuma gitmek ister misiniz?Would you like to go to the aquarium with me?
Beyin her akıl, ruh ve kas enerjisinin merkezidir.The brain is the center of every mind, soul, and muscle energy.
Akira iyi tenis oynar.Akira is good at tennis.
Marie onları akşam yemeğine davet etti.Marie invited them to dinner.
Nerede akşam yemeği pişiriyorum?Where do I cook dinner?
Ben nerede akşam yemeğini pişiririm?Where do I cook supper?
Bu ilk kez aklımdan geçti.It is the first time this crossed my mind.
Tom yabancı aksanını kaybetti.Tom lost his foreign accent.
Bu aynı zamanda akciğer kanserine neden olabilir.This can also cause lung cancer.
Ben akşamdan kalmayım.I'm hungover.
Çok akrabamız var.We have a lot of relatives.
Akşam yemeği hazır olmak üzere.Dinner is about ready.
Rus aksanıyla İngilizce konuşur.He speaks English with a Russian accent.
İngilizceyi Rus aksanıyla konuşuyor.He speaks English with a Russian accent.
Yeni bir akıllı telefon istiyorum!I want a new smartphone!
Büyük bir akşam yemeği yedik.We had a big dinner.
Çok büyük bir akşam yemeği yedik.We had a huge dinner.
Bu gece akşam yemeği yapmak için kimin sırası?Whose turn is it to make dinner tonight?
Ailenle birlikte sık sık akşam yemeği yer misin?Do you often eat dinner with your family?
Bu akıllıca olur mu?Would that be wise?
Bunun akıllıca olacağını sanmıyorum.I don't think that would be wise.
Senin aksine, ben hatalarımı kabul etmeye alışkınım.Unlike yourself, I'm used to acknowledging my mistakes.
Aklımda bir düşünce var.I have one thought in mind.
Aksi yöne gitmen gerekir.You should go in the opposite direction.
Orkestra akort ediyor.The orchestra's tuning up.
Akşam 6'da eve giderim.I go home at 6 p.m..
Yaklaşık akşam 11.30'da yatmaya giderim.I go to bed around 11:30 p.m.
Biz akçaağaç şurubu ile krep yedik.We ate pancakes with maple syrup.
Akşam yemeğini ödemek için benim sıram.It's my turn to pay for dinner.
Bu akşam başlayacağım.I'll start this evening.
Sana akşam yemeği planlarımızı hatırlatmak için arıyorum.I'm calling to remind you of our dinner plans.
Bu gece akşam yemeğini pişirmene yardım edeceğim.I'll help you cook dinner tonight.
Sabahları mı yoksa akşamları mı vardiyaları tercih edersiniz?Do you prefer mornings or evenings shifts?
Perşembe günü sizi akşam yemeği için bekleyeceğiz.We'll expect you for dinner on Thursday.
Benim akvaryum balığı öldü.My goldfish died.
O senin kadar akıcı İngilizce konuşmaz.She does not speak English as fluently as you.
Akşam yemeğinde ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what's for dinner.
"Yaz ödevine başladın mı?" "Hey, aklıma kötü şeyler sokma.""Have you worked on your summer homework?" "Hey, don't make me think of bad things."
Avustralyalı aktör, Andy Whitfield, vefat etti.The Australian actor, Andy Whitfield, has passed away.
Güçlü bir rip akıntısı Tom'u kıyıdan uzaklaştırdı.The powerful rip current carried Tom far away from the shore.
Turistler hayvanları korkuturlar ve onların doğal aktivite yapılarını bozarlar.The tourists scare away the animals and disrupt their natural activity patterns.
Dün gece büyük bir akşam yemeği partisine gittim.I went to a big dinner party last night.
Tom ve Mary mutfakta akşam yemeği hazırlıyorlar.Tom and Mary are in the kitchen, preparing dinner.
Tom benden çok daha akıllı.Tom is much smarter than I am.
Tom bana akşam yemeği pişirdi.Tom cooked me dinner.
Akşam yemeği çok lezzetliydi.The dinner was so tasty.