ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Az önce aklıma bir fikir geldi.An idea just flashed through my mind.
Az önce birden aklımdan bir fikir geçti.An idea just flashed through my mind.
Tom için bir akşam yemeği veriyoruz.We're giving a dinner for Tom.
Akşam 11'de kapı zillerini çaldığında onlar yatmaya hazırlanıyorlardı.They were getting ready to go to bed when I rang their doorbell at 11pm.
Bu akşam kiliseye gideceğiz.We'll go to church this evening.
Kim akşam yemeğine geliyor?Who's coming to dinner?
Akşam yemeği için ne pişireyim?What shall I cook for dinner?
Biraz nakit akış sorunumuz var.We have a bit of a cash flow problem.
Nakit akışı sorunumuz var.We have a cash flow problem.
Akşamı nasıl geçirmeliyiz?How should we spend the evening?
Akşam yemeğini pişirmek zorundayım.I have to cook dinner.
Vadide bir nehir akar.A river flows in the valley.
Bu akşam yorgunsun.You're tired this evening.
Aile akşam yemeğini beraber yedi.The family ate supper together.
Akşamleyin yapmak zorunda olduğum bir şey var.I have something I have to do in the evening.
O, bu akşam yemeğini beğenmedi mi?Did she like that dinner?
Benim ne aksanım var?What accent have I got?
Aklımı okudun.You read my mind.
Aklımı okuyorsun.You're reading my mind.
Ona her akşam telefon ederim.I phone her every evening.
Eğer bunu anlamadıysan çok da akıllı değilsin!If you don't get this, you're not so smart!
Onu akşam yediye kadar postalarsan, o yarın varır.If you mail it by seven PM, it will arrive tomorrow.
Kendisi burada, aklı başka yerdeydi.He was there physically, but not mentally.
Onu akşam 7.00'ye kadar postalarsan, o yarın varır.If you mail it by 7:00 p.m., it'll arrive tomorrow.
Ben asla okulda akşam yemeği yemem.I never have dinner at school.
Acele etsen iyi olur, aksi takdirde randevun için geç kalacaksın.You'd better hurry, otherwise you'll be late for your appointment.
Acele etsen iyi olur, aksi takdirde hava kararmadan önce oraya varamayacaksın.You'd better hurry, otherwise you won't get there before dark.
Akıllı insanlar bile bazen aptalca şeyler yapar.Even smart people sometimes do stupid things.
Aklında başka bir şey mi var?Do you have something else in mind?
Aklında başka bir şey var mı?Do you have something else in mind?
Bu akşam Tom'u ziyaret ediyor olacağım.I'll be seeing Tom this evening.
Gerçekten kötü bir akşamdan kalmayım.I have a really bad hangover.
Bu akşam dışarı çıkıyorum.I'm going out this evening.
Tom gerçekten çok akıllı.Tom is really very smart.
Onların ikisi de çok akıllı.They're both very smart.
Wikipedia'da yazılı olanların her zaman doğru olmadığını aklınızda tutmanız gerekir.You need to bear in mind that what is written on Wikipedia isn't always true.
O, akşamdan kalanlar için iyi bir tedavidir.It's a good cure for hangovers.
Marie akıcı bir biçimde Almanca konuşur.Marie speaks German fluently
Marie, akıcı bir Almanca konuşur.Marie speaks fluent German
Tom'un gözlerinden uyku akıyordu.Tom looked very sleepy.
Akşam yemeği için ne yapmak istiyorsun?What do you want to do about supper?
Robotlar yine de insanlardan daha akıllıdırlar.Robots are smarter than humans anyway.
Sabahleyin ortam akşamkinden daha aydınlıktır.Things are clearer in the morning than in the evening.
Akvaryumumda beş tane balık var.There are five fish in my aquarium.
Yunuslar gerçekten akıllı.Dolphins are really smart.
Tom çökmüş bir akciğerden muzdaripti.Tom suffered from a collapsed lung.
Bıçak, onun akciğerini delmiş.The knife punctured his lung.
Aklım kararsız.My mind is torn.
Aklım paramparça ve dağınık.My mind is torn and undecided.
Çinli misafirlerimiz akşam yemeği için bir köpek sipariş etti.Our Chinese guests ordered a dog for dinner.
Ben akşam yaklaşık saat 6'da binadan ayrıldım.I left the building at about 6 p.m.
Siz binayı yaklaşık akşam 6.00'da terk ettiniz, değil mi?You left the building at about 6 p.m., didn't you?
O, yaklaşık akşam altıda binadan ayrıldı.He left the building at about 6 p.m.
O, akşam yaklaşık saat 6'da binadan ayrıldıShe left the building at about 6 p.m.
Mary yaklaşık olarak akşam altıda binayı terk etti.Mary left the building at about 6 p.m.
Biz akşam yaklaşık altıda binadan ayrıldık.We left the building at about 6 p.m.
Onlar akşam yaklaşık saat 6'da binadan ayrıldılar.They left the building at about 6 p.m.
Sana bir akşam yemeği borçluyum.I owe you a dinner.
Saat akrebi bozuk.The hour hand is broken.
Evde akıllı sayaç takılı.This house has a smart meter.