ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çok akıllıyım.I'm very clever.
O akıllı mı?Is that wise?
Çok aksak.It's so lame.
Bizimle akşam yemeği yiyin.Have dinner with us.
O akıllıydı.That was smart.
Bu akıllı değildi.That wasn't smart.
Bu oldukça aksak.That's pretty lame.
Bu muhtemelen akıllı.That's probably wise.
Akıllı bir adam için tek sözcük yeterlidir.One word is enough for a wise man.
Onları akıllıca kullan.Use them wisely.
O, nazik bir akıntıya karşı kürek çekiyordu.He was rowing against a gentle current.
Akıllı görünüyorsun.You look smart.
Sen akıllıydın.You were clever.
Onun iyi bir aksanı var.He has a good accent.
Güçlü bir hava akımı o pencereden esiyor.A strong draft's blowing in through that window.
O, Kanada hükümetinin akredite temsilcisidir.He's an accredited representative of the Canadian government.
Akü şarj edilmek zorunda.The battery has to be charged.
Bu kova akıyor.This bucket leaks.
Dün gece akşam yemeği için balık yedik.We had fish for supper last night.
Biz akşam yemeği için ne yiyoruz?What are we having for supper?
Akşam yemeğinden sonra ne istersin? Kahve, çay ya da nane suyu?What would you like after dinner? Coffee, tea, or mint water?
O bir aktris olmak istiyor.She wants to be an actress.
İnsan aklı muhteşemdir.The human mind is magnificent.
Tom'a aktarıyordum.I was quoting Tom.
Tom akşam yemeği için eve tam vaktinde gelir.Tom usually arrives home just in time for dinner.
Fransızca aksanın berbat.Your French accent is terrible.
Onun bir Güney aksanı var.He has a Southern accent.
Birliğin aktif bir üyesi misiniz?Are you an active member of the union?
Akşam yemeğinden sonra beni görmeye gelir misin?Can you see me after supper?
Tekne akıntıya karşı gidiyor.The boat is going against the current.
Hatasız kul olmaz. Başka birini suçlamak akıllıca.To err is human. Blaming someone else is wise.
O her zaman akşam yemeği için bir yere davetsiz gider.He always invites himself for dinner.
O nehir Pasifik Okyanusuna akar.That river flows into the Pacific.
Aktör duygu ile rol oynadı.The actor played the part with feeling.
İlk sahne birçok aksiyon içeriyor.The first scene has a lot of action.
Akşam yemeğinde birçok konuk var mıydı?Were there many guests at the dinner?
Aklına bile getirme!Don't even think it.
Ben akşam yemeği sipariş etmedim.I didn't order dinner.
Tom bir aktör.Tom is an actor.
Tom şimdi aksayarak yürüyor.Tom is limping now.
Tom'un aklı başka yerde.Tom is miles away.
Tom aklaşıyor.Tom is turning white.
Genç olmak, hesaplayan bir akla ve hesaplamayan bir kalbe sahip olmaktır.To be young is to have a head which calculates and a heart which doesn't calculate.
Akşam yemeği için plan yapma.Don't make any dinner plans.
Akşam yemeği için plan yapmayın.Don't make any dinner plans.
Ben çok akıllı hissetmiyorum.I don't feel so smart.
Bana akraba değilsiniz.You're not related to me.
Akla yatmayan bir şey var.Something doesn't make any sense.
Tom şu ana kadar tanıdığım en akıllı adam.Tom is the most intelligent guy I've ever met.
Niçin akşam yemeği yemiyoruz?Why don't we have dinner?
Çok akıllı görünmüyorsun.You don't seem so smart.
Çok akıllı birine benzemiyorsunYou don't seem so smart.
Tom'un aksanını sevmiyor musun?Don't you just love Tom's accent?
Tom'un akıllı olduğunu söylemedim.I didn't say Tom was smart.
Tom'un akıllı olmadığını söylemedim.I didn't say Tom wasn't smart.
Tom'un akıllı bir çocuk olduğunu her zaman söyledim.I always said Tom was a smart kid.
Akşam yemeği için ne yedin?What did you eat for dinner?
İnan ya da inanma, şeftaliler ve bademler akrabalar.Believe it or not, peaches and almonds are family.
Akılları okuyabilirim.I can read minds.
Aklından geçeni okuyabilirim.I can read your mind.

İlgili Sayfalar