ak ile cümle

ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir ara benimle akşam yemeği yemek ister misin?Do you want to have dinner with me sometime?
Benim için akşam yemeği pişirirsen onu isterim.I'd like it if you would cook dinner for me.
Tom'la akşam yemeği için buluşuyorum. Gelmek ister misin?I'm meeting Tom for dinner. Do want to come?
Greta Garbo İsveçli bir aktristi.Greta Garbo was a Swedish actress.
Yeni akıllı telefonuma hala alışık değilim!I'm still not used to my new smartphone!
Akşam yemeği için kalmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to stay for dinner?
Bu gece akşam yemeğinden sonra bir film izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go see a movie after dinner tonight?
Bu akşam boşum.I am free this evening.
Bu mağaza bu akşam saat dokuzda kapanıyor.This shop shuts at nine oclock this evening.
Baykuşlar geceleri aktiftir.Owls are active at night.
Baykuşlar akıllıdır.Owls are wise.
Güzel bir akşamüstü, değil mi?Beautiful evening, isn't it?
Bu akşam güzel görünüyorsun.You look beautiful this evening.
Mary sadece güzel değil, o akıllı da.Mary is not only beautiful, she's smart, too.
Önümüzde yoğun bir akşamımız var.We have a busy evening ahead of us.
Bar bu akşam oldukça yoğundu.The bar is fairly busy this evening.
Bu bar akşam geç saatlerde çok daha yoğun.This bar is much busier later in the evening.
Onlar gelmemeyi akıllarına koydular.They've made up their minds not to come.
Tom oldukça iyi akordeon çalar.Tom plays accordion quite well.
Grup akşam sekizde çalmaya başlar.The band starts playing at 8:00 p.m.
Tom ve Mary bütün akşam beraber müzik çaldılar.Tom and Mary played music together all evening.
En son ne zaman akustik bir gitar çaldın?When was the last time you played an acoustic guitar?
Onun hayali akıcı şekilde Fransızca konuşabilmekti.Her dream was to be able to speak French fluently.
Bu akşam bir şeyler yap!Do do something this evening.
Bu akşam bir şeyler yapın!Do do something this evening.
Bir aktörmüş gibi davranmak istiyorum.I wish to pretend to be an actor.
Benim ülkemde halkımız kendilerinden daha akıllı olanları sevmezler.In my country, our people don't like others who are cleverer than them.
Bu akşam yapacak bir şey bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can find something to do this evening.
Benim ülkemde, insanlar kendilerinden daha akıllı olan başkalarına katlanamazlar.In my country, people can't stand others who are more intelligent than them.
Aklımda bir şey var.I've got something on my mind.
Şu anda aklımda daha önemli bir şey var.I've got something more important on my mind at the moment.
Tom'un aklında başka bir şey var.Tom has something else on his mind.
Göçmenler sürekli bir akış içinde ülkeye giriş yaptılar.The immigrants entered the country in a steady flow.
Duş aldıktan sonra, Tom akşam yemeği yedi.After taking a shower, Tom ate dinner.
Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.My fingers pronounce every word, every pause and every accent.
Bir aktör olmak istiyorum.I want to be an actor.
Bizim yeni cep bilgisayarlarımız, onları sattığımız insanlardan daha akıllıdırlar.Our newest pocket computers are smarter than the people we sell them to.
Çok akıllısın.You're very smart.
Herkese iyi akşamlar.Good evening, everyone.
Akşam yemeği için birisiyle buluşacağım.I'm meeting someone for dinner.
Tom akşamdan kalma.Tom's hungover.
Tom aksıyor.Tom's limping.
Tom gelgeç akıllı.Tom's unstable.
O akıl almaz.That's preposterous.
Aklı başındayım.I'm grounded.
Akdeniz diyeti sağlığımız için iyi gibi görünüyor.The Mediterranean diet seems to be good for our health.
Bizi bir restoranda akşam yemeğine davet edin.Invite us to dinner at a restaurant.
Akşam yemeği yemek istiyorum.I would like to have dinner.
Akıntıya karşı çabalamak cesaret gerektirir.To strive against the stream requires courage.
Akşam yemeği için sana ne yapmamı istersin?What would you like me to make you for dinner?
"Akşam yemeğine ne kadar var?" "Beş dakika.""How long till dinner?" -"Five minutes."
Ağlamaktan daha çok aksiyon almalısın.Rather than cry, you should take action!
Akut gözlem becerileri onu çok uygun bir fotoğrafçı yapar.Her acute observation skills make her a very suitable photographer.
Akşam yemeği vakti olmalı. Ben korkunç açım.It must be time for dinner: I'm terribly hungry.
Resmi akşam yemeği Beyaz Sarayda gerçekleşti.The official dinner took place at the White House.
Benimle burada akşam yemeği yiyecek misin?Are you going to have dinner here with me?
Onun akşam yemeği davetini reddettim.I refused her invitation to dinner.
İngiltere'de mi doğdun? İngiliz aksanın yok gibi görünüyor.Were you born in England? You don't seem to have a British accent.
Aktinyum radyoaktif bir elementtir.Actinium is a radioactive element.
Aktinyum-227, uranyum-235'in bir bozunma ürünüdür.Actinium-227 is a decay product of uranium-235.

İlgili Sayfalar