ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biz akşam yemeğinden sonra şarkı söyledik, dansettik ve sohbet ettik.We sang, danced and chatted after dinner.
Sınavlarda aptal, akıllının cevap veremediği soru sorar.In examinations the foolish ask questions that the wise cannot answer.
Kolay bir meseleyi zor gösteren kişi çok akıllı görünmüyor.A person who makes an easy matter sound difficult does not seem to be so smart.
Zaman su gibi akıp gidiyor.Time flies.
İnsan paranın zaman olduğunu akılda tutmalıdır.One should bear in mind that time is money.
Zamanımızı akıllıca kullanalım.Let's make use of our time wisely.
Bir sonraki durakta aktarma yapmalısınız.You have to change trains at the next stop.
Gerçek onun o akşam geç uyumasıdır.The fact is that he slept late that morning.
Patron bize sabahtan akşama kadar çalışmamızı emretti.The boss ordered us to work from morning till night.
Akü ölü.The car battery is dead.
Arabamın aküsünü doldurmam gerek.I have to charge the battery of my car.
Genç insanlar güney Kaliforniya'ya akın etti.Young people flocked to southern California.
Genç adam arkadaşlarını ve akrabalarını uğurladı.The young man bade farewell to his comrades and relatives.
Genç üyelerin daha aktif olmasını istiyorum.I want the young members to be more active.
Bana yardım edersen seni akşam yemeğine davet ederim.I'll treat you to dinner if you help me.
Hafta sonunda bizimle akşam yemeği yemek ister misin?Would you like to have supper with us on the weekend?
Saat ona kadar akşam yemeğini hazırlayabilirim.I can have dinner ready by 10 o'clock.
Çok ödevim olmasına rağmen bu akşam saat dokuzda televizyon seyrediyor olacağım.I will be watching TV at nine o'clock tonight in spite of much homework.
Yanaklarından sıcak terler akıyordu.Hot tears ran down her cheeks.
Yardımı karşılığında onu akşam yemeğine çıkardım.I took him out to dinner in return for his help.
Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.The actress fell backward over the stage.
Aktris sözleşmesini öfkeyle yırttı.The actress tore up her contract angrily.
Küçük şey küçük akılları memnun eder.Little thing please little minds.
Bir dere göle akmaktadır.A stream flows into the lake.
Patronum beni akşam yemeğine davet etti.My boss invited me to dinner.
Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to talk back to your boss.
Aktarma noktası var mı?Is there a transfer point?
O, yemeği ısraf etmek istemediği için akşam yemeğini bitirdi.He finished his dinner because he didn't like to waste food.
Akşam yemeğinden sonra arabamda kasabanın etrafında kısa bir gezinti yaptık.After dinner, we took a spin around town in my car.
Akşam yemeğinden sonra sahilde yürüyelim.Let's walk on the beach after dinner.
Akşam yemeğinden sonra kumsalda yürüyelim.Let's walk on the beach after dinner.
Akşam yemeğinden önce bir içki almak ister misiniz?Would you like to have a drink before dinner?
Akşam yemeğinizi fırında bıraktım.I have left you your dinner in the oven.
Bundan önce akşam yemeği yiyebiliriz, değil mi?We could eat supper before it, couldn't we?
Akşam yemeğinde iyi zaman geçirdin mi?Did you have a good time at the dinner?
Uyusam da uyumasam da bu konu her zaman aklımda.Whether I'm sleeping or awake, this subject is always in my mind.
O bütün akşam sürdü.It took all evening.
Yeni bir fikir aklıma geldi.A new idea came to me.
Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.I am sure you will take an active role in your new position.
Shinjuku'ya gitmek için nerede aktarma yapmam gerekiyor?Where do I have to transfer to get to Shinjuku?
Gazete röportajına göre, dün akşam bir uçak kazası vardı.According to newspaper reports, there was an airplane accident last evening.
Gece yarısı arama yapılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to call at midnight.
Akrabaları onun masum olduğuna ikna edildi.His relatives were convinced of his innocence.
Çok sayıda insan çok sayıda akıl.So many men, so many minds.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Kütüphane sabah dokuzdan akşam sekize kadar açıktır.The library is open from 9 a.m. to 8 p.m.
Kırık borudan su aktı.Water poured from the broken pipe.
Bufalo, öküzle akrabadır.A buffalo is akin to an ox.
Bana akvaryuma giden yolu gösterir misin?Can you show me the way to the aquarium?
Birkaç yıl önce, Japonya'nın denizaşırı birlikler göndermesi akıl almazdı.A few years ago it would have been inconceivable for Japan to send troops overseas.
Siyasete ilgim tamamen akademik.My interest in politics is strictly academic.
Aklınızı mı kaybediyorsunuz?Are you losing your mind?
Akabinde cevapla teklifinizi dört gözle bekliyoruz.We look forward to receiving your quote by return mail.
Nehir göle akmaktadır.The river flows into the lake.
O gemi bu akşam San Fransisco'ya varıyor.The ship is arriving in San Francisco this evening.
Seçimin sonuçları akşam gazetesinde görünecek.The results of the election will appear in the evening paper.
Zen'in aklımızı işlediğini söylüyorlar.They say Zen cultivates our mind.
Anavatanının bayrağı onun gözlerine gözyaşlarını akıttı.The flag of his fatherland brought tears to his eyes.
Büyükbaba kendi yaşı için hâlâ çok aktif.Grandfather is still very active for his age.
Az önce aklımdan harika bir fikir geçti.A wonderful idea just ran through my mind.