ak ile cümle
ak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu akşam partine geleceğim.I will come to your party this evening.
Bu akşam partinize geleceğim.I will come to your party this evening.
Bu akşam orada olmaya niyetim var.I mean to be there this evening.
Bu akşam yemeğe davetliyim.I am invited to dinner this evening.
Bu akşam televizyonda beyzbol seyretmek istiyorum.I want to see baseball on television this evening.
Bu akşam televizyon izleyeceğim.I am going to watch TV this evening.
Bu akşam başlıyorum.I am starting this evening.
Tokyo'dan Osaka'ya bu akşam gideceğim.I'll leave Tokyo for Osaka tonight.
Ben dün akşam altıda TV izledim.I watched TV at six last night.
Dün akşam akşam yemeğini pişirdim.I cooked supper last night.
Bazen akşam yemeği pişiririm.I sometimes cook dinner.
Akşam yemeğini saat yedide yiyeceğim.I will eat supper at seven.
Ben koştum ve koştum, aksi takdirde geç kalabilirdim.I ran and ran; otherwise I might have been late.
Oğluma akşam yemeğini pişirttim.I got my son to cook supper.
Hemen başladık, aksi halde onu kaybetmiş oluruz.We started at once, otherwise we would have missed him.
Erkek kardeşimle tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel with my brother.
Tokyo, Akasaka'da yaşıyorum.I live at Akasaka in Tokyo.
Nihayet onun aklı başına geldiğini gördüğüme sevindim.I was glad to see that he finally came to his senses.
Akşam yemeğine davetini reddettim.I declined his invitation to dinner.
Görür görmez aktörü tanıdım.I recognized the actor the minute I saw him.
Onun tarafından akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner by her.
Onun İngilizceyi akıcı konuştuğunu duydum.I heard her speak English fluently.
Bu akşam onun buraya gelmesini istedim.I wanted her to come here this evening.
Ben hastaydım, aksi halde toplantıya katılırdım.I was ill, otherwise I would have attended the meeting.
Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.I usually watch television before supper.
Yazmadan önce cümleleri aklımda düzenlemeye dikkat ederim.I make a point of arranging sentences in my mind before writing them down.
Akşam yemeğinden sonra annemin bulaşıkları yıkamasına yardım edeceğim.I'll help my mother wash the dishes after supper.
Meşgulüm. Aksi takdirde davetini kabul ederdim.I am busy; otherwise I would accept your invitation.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Her akşam evdeyim.I am at home every evening.
Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.I invited my friends to dinner.
Ben ünlü bir aktörüm.I am a famous actor.
Jane'i akşam yemeğine davet ettim.I invited Jane to dinner.
Akşam yemeğine davet edildim.I was invited to dinner.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışırım.I study English after dinner.
Akşam yemeğinden önce gitar çalarım.I play the guitar before dinner.
Akşam yemeğinden önce işi yapmayı bitirdim.I finished doing the work before supper.
Akşam yemeğinden sonra iki saat İngilizce çalıştım.I studied English for two hours after dinner.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.I watch television after supper.
Akşam yemeğinden sonra gitar çalarım.I play the guitar after dinner.
Ben akşam yemeğinden sonra piyano çalarım.I play the piano after supper.
Akşam yemeğinden sonra ev ödevimi yaptım.After dinner, I did my homework.
Akşam yemeğinden sonra radyo dinlerim.I listen to the radio after dinner.
Akşam yemeğinden önce yürümeye özen gösteririm.I make a point of taking a walk before supper.
Akşam yemeğinden önce çalıştım.I studied before supper.
Akşam yemeğini yedi çeyrekte yiyorum.I have my supper at a quarter past seven.
Akşam televizyon izlerim.I watch television in the evening.
Tüm gezim boyunca hepinizi aklımdan uzak tutamadım.All during my trip I could not keep you out of my mind.
Benim için akşam yemeğini bekletmeyin.Don't wait dinner for me.
Beni akşam yemeğine davet etmeniz büyük incelik.It is very kind of you to invite me to dinner.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Akşam yemeği için bize katılmaz mısın?Won't you join us for dinner?
Biz hoş bir akşam geçirdik.We had a pleasant evening.
Biz akşam yemeğini yedide yeriz.We have dinner at seven.
Akşam yemeği yemek için neredeyse zamanımız yoktu.We hardly had time to eat our dinner.
Osaka'dan Los Angeles'a aktarmasız uçtuk.We flew nonstop from Osaka to Los Angeles.
Cumartesi akşamları sinemaya giderdik.We used to go to the movies on Saturday evening.
Biz her akşam 6:00'da akşam yemeğini yeriz.We have supper at six every evening.
Biz her akşam televizyon seyrederiz.We watch television every evening.
Biz akşam yemeğine davet edildik.We are invited to dinner.