Ana içeriğe geç
Sözlük

akşamları ile cümle

akşamları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.이 사람이 낮에는 골프 선수이면서 밤에는 작가이고,
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.Ktoś jest za dnia golfistą, a nocą - aktorem.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.Quelqu'un joue au golf la journée et écrit la nuit.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.Ser jogador de golfe de dia e escritor durante a noite.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.Un golfista di giorno e uno scrittore di notte.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.Хтось гольфіст вдень і письменник вночі.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.מישהו הוא שחקן גולף ביום וסופר בלילה.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.شخص ما حيث يكون لاعب غولف في الصباح و كاتب في الليل.
Birisi gün içinde golfçü, akşamları yazardır.運転手兼 役者とか 銀行員兼 画家であるとか
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.De har ofta öppet också på kvällarna och ibland får man fortare en tid där.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Ils sont souvent ouverts le soir aussi et on peut parfois y avoir un rendez-vous plus rapidement.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Ne ovat usein auki myös iltaisin, ja niihin ajan voi joskus saada nopeammin.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Обычно они открыты и по вечерам, и записаться на приём можно быстрее.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.عادةً ما تكون مفتوحة في فترات المساء أيضاً، وغالباً ما يكون من الممكن الحصول على موعد فيها بصورة أسرع.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.그래서 낮에는 사진사로, 밤에는 서류위조를 하면서 30년 동안 살았습니다.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Así que fue fotógrafo de día y falsificador de noche, durante 30 años.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Dus was hij fotograaf overdag, en vervalser 's nachts, 30 jaar lang.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.30 let je bil podnevi fotograf, ponoči ponarejevalec, ves čas pa brez prebite pare.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.Chiar dacă era fotograf ziua și falsificator noaptea, timp de 30 de ani, era lefter tot timpul.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.E così era fotografo di giorno, falsario di notte per 30 anni e sempre senza il becco d'un quattrino.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.Pelo que ele era fotógrafo de dia, falsário de noite, durante 30 anos, e falido o tempo todo.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.Si bien qu'il était photographe le jour, faussaire la nuit pendant 30 ans et fauché tout le temps.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.So war er tagsüber Fotograf und nachts Fälscher während 30 Jahren, und die ganze Zeit über pleite.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı. Her zaman parasızdı.Takže ve dne byl fotografem, v noci padělatelem a celou dobu byl švorc.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Jadi ayah adalah fotografer di siang hari dan pemalsu dokumen di malam hari selama 30 tahun.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Tehát nappal fényképész volt, éjjel pedig hamisító 30 éven keresztül.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Vì vậy ông làm nghề nhiếp ảnh vào ban ngày, và làm thợ làm giả vào ban đêm trong 30 năm.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Więc w ciągu dnia był fotografem, a fałszerzem nocami przez 30 lat.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Την ημέρα δούλευε σαν φωτογράφος, και τη νύχτα σαν παραχαράκτης, για 30 χρόνια.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Така той е бил фотограф през деня и фалшификатор през нощта цели 30 години.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Так что он работал фотографом, а всё остальное время подделывал документы — на протяжении 30 лет.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.Тому він був фотографом вдень, і фальсифікатором вночі протягом 30 років.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.כך שהוא היה צלם ביום, וזייפן בלילה משך 30 שנה.
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.كان يعمل مصوراً في النهار ومزوراً في الليل طيلة ال30 عام
Bu yüzden 30 yıldır, gündüzleri bir fotoğrafçı, akşamları da kalpazandı.夜は偽造者だったのです 父はいつもお金に困っていました
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.제가 저녁에 조금 피곤해지기는 했지만, 저는 56살이거든요.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Adică, deveneam obosit seara, dar aveam 56 de ani.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Es decir, me sentía cansado por la tarde, pero ya tenía 56 años.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Ich meine, ich war abends jeweils müde, aber ich war 56 Jahre alt.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Insomma, la sera mi sentivo stanco, ma avevo 56 anni.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Ja, ik voelde me 's avonds moe, maar ik was al 56 jaar oud.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.J'étais fatigué le soir, mais j'avais 56 ans.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Memang saya merasa lelah di waktu malam, namun saya sudah 56 tahun.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Quero dizer, tinha andado a sentir-me cansado à noite, mas eu tinha 56 anos.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.To znaczy, bywałem zmęczony wieczorami, ale miałem 56 lat.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Θέλω να πω, αισθανομουν κουρασμένος το βράδυ, αλλά μου ήταν 56 ετών.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.В смысле, я уставал к вечеру, но мне уже было 56 лет.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.Имам предвид, изморявах се вечер, но бях на 56 години.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.אני מתכוון, הרגשתי עייפות בערב, אבל הייתי בן 56.
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.أعني ، كنت أتعب في المساء ، لكني كنت 56 عاماً .
Demem o ki, akşamları yorgun oluyordum, fakat 56 yaşındaydım.私は56歳でした。 ゆっくりしたペースで体重も減っていましたが、
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.En été, en Finlande, il fait également jour le soir et la nuit, car le soleil se couche tard et se lève tôt.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.Kesällä Suomessa on valoisaa myös illalla ja yöllä, koska aurinko laskee myöhään ja nousee aikaisin.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.På sommaren är det ljust i Finland även på kvällen och natten, eftersom solen går ner sent och går upp tidigt.
Finlandiya’da yazın akşamları ve geceleri de aydınlık olur; çünkü, güneş geç batıp, erken doğmaktadır.يسود النور في الصيف في فنلندا حتى في المساء والليل أيضاً لأن الشمس تغيب في ساعة متأخرة وتطلع في ساعة مبكرة.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.그녀는 아침에는 20마리의 염소를 돌보지만 그러나 저녁에는 총리인 거죠
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Con bé chăm sóc cho 20 con dê vào buổi sáng, nhưng làm thủ tướng chính phủ vào buổi tối.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.De manhã, toma conta de 20 cabras, mas à noite é primeira-ministra.
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Dia mengurus 20 kambing di pagi hari, tapi di malam hari dia adalah perdana menteri
Gündüzleri 20 keçi güdüyor ama akşamları başkanlık yapıyor.Ea are grijă de 20 de capre dimineaţa, însă seara este prim ministru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod