Şimdi akşam yemeği zamanı, ve uçuş görevlileri akşam yemeğini servis etmeye başlarlar.It is now dinner time, and flight attendants begin to serve dinner.
Akşam yemeğinin hazır olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if dinner is ready.
Akşam yemeği hazır olmak üzeredir.The dinner is almost ready.
Akşam yemeği hazır, bu yüzden istediğimiz zaman yiyebiliriz.Dinner is ready, so we can eat whenever we want.
Akşam yemeği için hazır mısınız?Are you ready for dinner?
Ben akşam yemeği istemiyorum.I don't want dinner.
Akşam yemeği için ne istiyorsunuz?What would you like for supper?
Akşam yemeği ne zaman servis edilecek?What time will dinner be served?
Akşam yemeğini ne zaman alırsın?What time do you have supper?
Evde akşam yemeği yiyecek misiniz?Are you going to have dinner at home?
Akşam yemeği geç olacak gibi görünüyor.It seems that supper will be late.
O, akşam yemeğini kendisi pişirdi.She cooked the dinner herself.
Akşam yemeğine kadar ne kadar sürer?How long will it be to dinner?
Ben, akşam yemeğini sizinle birlikte yemek istiyorum.I'd like to have dinner with you.
Ben akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıkacağım.I'll go out after having dinner.
Senin için akşam yemeği hazırlayayım.Let me fix dinner for you.
Senin için akşam yemeği pişireyim mi?Shall I cook dinner for you?
Sizin için akşam yemeği pişireyim mi?Shall I cook dinner for you?
Sana akşam yemeği hazırlayayım mı?Shall I fix you supper?
Akşam yemeğinden sonra, George'nin babası onu bir kenara aldı.After dinner, George's dad took him aside.
Akşam yemeğinden sonra, ben her zaman kendimi uykuya dalmakta bulurum.After supper, I always find myself falling asleep.
Akşam yemeğinden sonra televizyonda haber izledim.I watched the news on TV after supper.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmamalısın.You must not go out after dinner.
Akşam yemeğinden sonra oyuna devam edelim.Let's continue the game after supper.
Ben genellikle akşam yemeğinden sonra müzik dinlemekten hoşlanırım.I often enjoy listening to music after supper.
Akşam yemeğinden sonra bir yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk after dinner?
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmalısın.You are to do your homework before supper.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini bitirdiğini gör.See that you finish your homework before supper.
Akşam yemeği için ödememe izin ver.Let me pay for the dinner.
Akşam yemeği vakti.Time for dinner.
Akşam yemeği yedin mi?Have you had dinner?
Akşam yemeği için acele et.Hurry in for supper.
Ben akşam yemeği yerken telefon çaldı.The telephone rang while I was having supper.
Akşam yaklaşıyordu.Evening was drawing near.
Akşam yaklaşırken gezginler acele etti.The travelers made haste as evening drew near.
Akşama doğru kar yağacak gibi görünüyor.It looks like snow toward evening.
Akşamları orta derecede egzersiz uyumaya yardım eder.Moderate exercise in the evening helps induce sleep.
O, akşam ne yapar?What does she do in the evening?
Akşam bir uçuş var mı?Is there a flight in the evening?
Akşam anneme yardım ederim.I help my mother in the evening.
Bu akşam benim ofisime uğra.Drop by my office this evening.
Akşamları, köpeğimle yürüyüşe çıkarım.In the evening, I walk with my dog.
Bir akşam sağanağına yakalandım.I was caught in an evening shower.
Lütfen önümüzdeki hafta sana akşam yemeği ısmarlamama izin verir misin?Would you please allow me to treat you to dinner next week?
Dün akşam, annemle babamın fısıldaştıklarını duydum.I heard my parents whispering last night.
Komşularımı akşam yemeği için çağırdım.I called my neighbors over for dinner.
Komşuları akşam yemeğine çağırdım.I called my neighbors over for dinner.
Akşama kadar, birkaç bulut oluştu.By evening, a few clouds had formed.
Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi..My water broke on the evening of the predicted birth date.
Sabahları ve akşamları hava soğur, bu yüzden nasıl giyineceğime dikkat etmek istiyorum.It gets cold in the mornings and evenings, so I want to take care how I dress.
İyi akşamlar.Good evening.
O, akşam yemeğini yiyor.She is having dinner.
O akşam yemeği yiyor.She is having dinner.
Arabanı bu akşam ödünç alabilir miyim?Can I borrow your car tonight?
O, o kadar kızgındı ki akşam yemeği yemeyi unuttu.He was so mad that he forgot to eat dinner.
Her akşam, bir bülbül bize şarkı söylerdi.Every evening, a nightingale would sing us songs.
Akşam yemeği için zamanında eve gitmediğin için babandan özür dilemelisin.You should apologize to your father for not getting home in time for dinner.
Ben o akşam geç saatlerde ona rastladım.I met her late that evening.
Akşam, onda yatmaya giderim.In the evening, I go to bed at ten.
Akşam saat 06:30'da Imperial Otelin lobisinde buluşalım.Let's meet in the lobby of the Imperial Hotel at 6:30 p.m.