akşamı ile cümle

akşamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Nech sa zatmejú hviezdy jej šera, aby čakajúc na svetlo nedočkala sa ho ani nech neuvidí mihalníc rannej zory,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Oscurézcanse sus estrellas matutinas. Espere la luz, pero no le llegue, ni vea los destellos de la aurora
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Pimentykööt sen kointähdet, odottakoon se valoa, joka ei tule, älköön se aamuruskon silmäripsiä nähkö,
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.să se întunece stelele din amurgul ei, în zădar să aştepte lumina, şi să nu mai vadă genele zorilor zilei!
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Да изгаснат звездите на вечерта й; Да очаква видело, и да го няма, И да не види първите лъчи на зората;
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.Да померкнут звезды рассвета ее: пусть ждет она света, и он не приходит, и да не увидит она ресниц денницы
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.יחשכו כוכבי נשפו יקו לאור ואין ואל יראה בעפעפי שחר׃
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.لتظلم نجوم عشائه. لينتظر النور ولا يكن ولا ير هدب الصبح.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.願 那 夜 黎 明 的 星 宿 變 為 黑 暗 . 盼 亮 卻 不 亮 、 也 不 見 早 晨 的 光 線 。 〔 光 線 原 文 作 眼 皮
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.願那 夜 黎明 的 星宿 變為 黑暗 . 盼 亮卻 不 亮 、 也 不 見 早晨 的 光線 。 〔 光 線 原文 作 眼皮
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Chúng ta dành cả buổi tối trên mạng xã hội thay vì đi đến quán rượu với bạn bè.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Eltöltjük az esténket a közösségi oldalon, ahelyett, hogy elmennénk a pub-ba a barátainkkal.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.사람들은 술집에가서 친구들과 이야기하지 않고 소셜 네트워크 서비스에서 모든것을 소비합니다.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Nous passons une soirée sur le réseau social au lieu d'aller au pub avec des amis.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Pasamos la tarde en las redes sociales en lugar de ir al bar con los amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Passamos um serão na rede social em vez de ir a um bar com os amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Petrecem o seară în reţelele sociale în loc să ne ducem într-un bar cu prietenii.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Raději strávíme večer na sociální síti, místo abychom šli s přáteli do hospody.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Spędzamy wieczór w portalach społecznościowych, zamiast w pubie z przyjaciółmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trascorriamo la serata sui social network invece di andare al bar con gli amici.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trávime večer na sociálnej sieti namiesto toho, aby sme išli do krčmy s kamarátmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vietämme illan sosiaalisessa mediassa emmekä mene baariin ystävien kanssa.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vi spenderar kvällen uppkopplade på sociala nätverk istället för att gå på puben med vänner.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.We brengen een avond op het sociale netwerk door in plaats van met vrienden naar de kroeg te gaan.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Wir verbringen einen Abend im sozialen Netzwerk anstatt mit Freunden in die Kneipe zu gehen.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ξοδεύουμε ένα βράδυ στο κοινωνικό δίκτυο αντί να πάμε σε ένα μπαρ με φίλους.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ми проводимо вечір у соціальній мережі замість того, щоб піти з друзями на пиво.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Мы проводим вечер в социальной сети вместо того, чтобы пойти в бар с друзьями.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Прекарваме вечерта в социалната мрежа вместо да изпием бира с приятели.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.אנו מבזבזים ערב שלם ברשתות החברתיות במקום לצאת לפאב עם חברים.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.نمضي مساء على الشبكة الاجتماعية عوض أن نذهب إلى الحانة مع أصدقائنا.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.ソーシャルネットワークで時間を過ごす その置き換えの空想には
Başlamadan önce, bu akşamın kadeh kaldır- mayı hakettiğini düşünüyorum.Trước khi bắt đầu, ta nghĩ rằng chúng ta nên nâng cốc chúc mừng tối nay.
Başlıyoruz. Elektrik aksamına dikkat.자, 갑니다.. 전기 장비 조심하시고.
Başlıyoruz. Elektrik aksamına dikkat.הנה. זהירות על החשמל.
Başlıyoruz. Elektrik aksamına dikkat.لنواصل. أحذروا الكهرباء.
Başlıyoruz. Elektrik aksamına dikkat.安全で無菌の飲料水です
Bir Cuma akşamı düştü.Arrivò un venerdì notte.
Bir Cuma akşamı düştü.A venit într-o seară de vineri.
Bir Cuma akşamı düştü.Batu itu jatuh pada Jumat malam.
Bir Cuma akşamı düştü.Bilo je v petek zvečer.
Bir Cuma akşamı düştü.Bola to piatočná noc.
Bir Cuma akşamı düştü.Caiu numa sexta-feira à noite.
Bir Cuma akşamı düştü.Den kom in på en fredag kväll.
Bir Cuma akşamı düştü.Dotarła w piątek w nocy.
Bir Cuma akşamı düştü.Egy péntek este jelent meg.
Bir Cuma akşamı düştü.Er trat ein in einer Freitag Nacht.
Bir Cuma akşamı düştü.Il est passé un vendredi soir.
Bir Cuma akşamı düştü.특히 이날은 금요일이었는데요.
Bir Cuma akşamı düştü.Llegó un viernes por la noche.
Bir Cuma akşamı düştü.Nó bay tới vào một đêm thứ sáu.
Bir Cuma akşamı düştü.Objevil se v pátek večer.
Bir Cuma akşamı düştü.Op een vrijdagavond.
Bir Cuma akşamı düştü.Ήρθε μια νύχτα Παρασκευής.
Bir Cuma akşamı düştü.Он упал в пятницу вечером.
Bir Cuma akşamı düştü.Той се появи в петък вечер.
Bir Cuma akşamı düştü.لقد مر في ليلة جمعة.
Bir Cuma akşamı düştü.なぜそれが重要か?
Bir Cuma akşamı düştü.佢係星期五晚上飛落來
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월에 그 달 십사일 저녁부터 이십일일 저녁까지 너희는 무교병을 먹을 것이요

İlgili Sayfalar