akıntı ile cümle

akıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Nämä vedenalaiset rakennelmat ohjaavat osan meren virtauksista turbiinien läpi ja luovat puhdasta energiaa.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Te podvodne strukture pretvorijo del oceanskih tokov skozi turbine za proizvodnjo čistih virov moči.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Te podwodne struktury przetwarzają część prądów oceanicznych poprzez turbiny aby wygenerować czystą energię.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Tyto podvodní konstrukce konvertují část oceánských proudů pomocí turbín a generují tak čisté zdroje energie.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Тези подводни структури ще насочват част от океанските течения към турбини, които да генерират чиста енергия.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Эти подводные сооружения преобразовывают часть океанических течений в чистую энергию при помощи турбин.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.هذه الهياكل الغاطسة تقوم بتحويل جزء من تيارات المحيطات من خلال توربينات لتوليد مصادر نظيفة للطاقة.
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.- 압력이 가해지면 일부 얼음이 부서지며 위로 솟아 올르면서 소위 압력얼음이라는 - 것이 생는데 저는 그 사이를 지나 가야했지요.
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.la glace compressée par les courants océaniques, le vent et les marées.
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.Lód został rozwalony pod ciśnieniem prądu oceanicznego. Do tego wiatr i pływy.
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.Ледът, който е смачкан от теченията на океана, от вятъра, приливите.
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.הקרח נמחץ תחת הזרמים של האוקינוס הרוחות הגאות והשפל
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.تحطم الجليد تحت الضغط الحالي للمحيط، والرياح والمد والجزر.
Buz okyanus akıntıları, rüzgar ve gelgitler yüzünden ezilmişti.つぶされていたのですから NASAは、昨年の氷の状態が観測史上最悪だと述べました
Daha sonraları,hiç kimse adaların varlığından emin olamadı değişen akıntılar,hayalet gibi sislerמאידך, אף אחד לא היה בטוח .שהאיים קיימים ,זרמים משתנים,ערפל כמו רוחות-רפאים
Daha sonraları,hiç kimse adaların varlığından emin olamadı değişen akıntılar,hayalet gibi sislerلكن ثمّ لا أحد كان متأكّد حتى الجزر وجدت تيارات متحرّكة، سحبت، مثل الأشباح
Elektron, konvensiyonel akımın hayaletsi nehrinde akıntının tersi yönde yüzen전자는 전기계에의 연어가 되었죠. 전류라고 하는 보이지 않는 강에서
Elektron, konvensiyonel akımın hayaletsi nehrinde akıntının tersi yönde yüzenהאלקטרון הפך לסלמון של עולם החשמל, שוחה נגד הזרם בנהר הרפאים
Elektron, konvensiyonel akımın hayaletsi nehrinde akıntının tersi yönde yüzenأصبح الإلكترون كسمك السلمون للكهرباء، سابحًا ضد التيّار في نهرٍ طيفيٍّ
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Aber weiter flussabwärts, in Richtung des Wasserfalls in der Ferne, fließt der Fluss immer schneller.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Ale w miarę posuwania się w dół rzeki, w stronę wodospadu w oddali, prąd staje się coraz szybszy.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.그러나 점점 나아갈수록, 멀리에 있는 폭포를 향해 수영해 갈수록 강의 유영 속도는 점점 빨라집니다.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Maar verderop in de richting van de waterval in de verte stroomt de rivier sneller en sneller.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Mais alors qu'on avance en aval vers la cascade au loin, le fleuve coule de plus en plus rapidement.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Ma se andiamo avanti, verso la cascata, il fiume scorre sempre più veloce.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Tapi lebih jauh, lebih jauh lagi kedepan air terjun dimuka, aliran sungai semakin cepat dan cepat.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Toda ko gremo naprej, ko sledimo toku proti slapu v daljavi, reka teče hitreje in hitreje. (šumenje reke)
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Αλλά όσο προχωράμε παρακάτω στο ποτάμι προς το καταρράκτη, η ροή είναι ταχύτερη και ταχύτερη.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Але якщо ти попливеш швидше, швидше вниз по течії до водоспаду, річка тече швидше і швидше.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.Но, когда вы идете дальше, дальше вниз по течению до водопада - река течет все быстрее и быстрее.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.אבל ככל שאתה הולך רחוק יותר, רחוק במורד הזרם לכיוון המפל שבמרחק, הנהר זורם יותר מהר.
Fakat akıntının aşağılarına doğru ilerledikçe uzaktaki şelalede, nehir daha hızlı akmaktadır.لكن كلما ذهبت أبعد، كلما زاد التيار نحو الاسفل الشلال هناك، يتدفق له النهر بشكل أسرع وأسرع
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Aber es ist extrem schwierig, Ölabsorptionsmittel gegen den Wind, Oberflächenströmung und Wellen zu bewegen.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Ciężko jest jednak poruszać bomy absorbujące pod wiatr, ze względu na prądy powierzchniowe i fale.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.그러나, 바람과 해류와 파도를 거슬러 흡착제를 움직이는 건, 정말 어려운 일입니다.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Maar olie-absorbens tegen de wind, de oppervlaktestromingen en de golven in slepen, is zeer moeilijk.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Ma è estremamente difficile spostare l'oleo assorbente controvento, sfidando correnti e onde.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Nhưng cực kì khó để dịch chuyển vật liệu hút dầu ngược hướng gió, đòng chảy bề mặt và sóng.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Viszont borzasztóan nehéz az olajgyűjtőket széllel szemben, árellenben vagy a hullámokkal szemben mozgatni.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Но е изключително трудно да се мести петролен абсорбент срещу ветровете, повърхностните течения и вълните.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.Но распределять абсорбент против ветра, против течений и волн чрезвычайно сложно.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.אבל קשה מאוד להניע חומר סופג כנגד הרוח, זרמי פני-הים והגלים.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.لكن من الصعب جدا تحريك ممتص النفط عكس الرياح وتيارات السطح والأمواج.
Fakat petrol emicileri rüzgarın, yüzey akıntısının ve rüzgarın tersine hareket ettirmek son derece zordur.大きな原油吸着装置を 引っ張るのは非常に困難です ものすごい力がかかるからです
Galapagos'u bu kadar kurak yapan Humboldt akıntısı gücünü kaybeder ve kuzeyden gelen ılık suların önünü açarזרם 'המבולד' הקר ,הגורם ליובש בגאלאפאגוס ,מתיר את אחיזתו ומפנה את הדרך למים חמים .יותר מהצפון
Galapagos'u bu kadar kurak yapan Humboldt akıntısı gücünü kaybeder ve kuzeyden gelen ılık suların önünü açarتيار هامبولت البارد ذلك الذي يجعل غالاباغوس جافة جدا، يحلّ قبضته ويفسح المجال للماء الدافيء من الشمال
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirProudy, jež se sbíhají kolem Galapág, sem rovněž přivádí tvory z opačných konců Pacifiku.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirΤα συγκλίνοντα ρεύματα που περικλείουν τα Γκαλαπάγκος... έφεραν πλάσματα απ'τις απέναντι ακτές του Ειρηνικού.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirБлагодаря сильным течениям в этом районе появилось много морских обитателей из разных регионов Тихого океана.
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirמפגש הזרמים העוטף את הגאלאפאגוס הביא גם יצורים מהקצה השני .של האוקיאנוס השקט לחופים אלה
Galapagos'u saran bu akıntılar aynı zamanda Pasifik'in karşı kıyısından da canlıları bu kıyılara getirmektedirالتيارات المتلاقية التي تطوق غالاباغوس جلبت أيضا مخلوقات إلى هذه الشواطئ من النهايات المعاكسة للمحيط الهادي
Gemiyi kullanan adam ya kötü bir denizci ya da akıntı kuzey yönünde daha hızlı. .Ha un cattivo navigatore o l'acqua scorre piu' velocemente magari verso l'alto.
Gemiyi kullanan adam ya kötü bir denizci ya da akıntı kuzey yönünde daha hızlı. .그는 나쁜 항해사이거나 급류를 타서 아마도 위 쪽으로 더 빨리 올라겠습니다.
Gemiyi kullanan adam ya kötü bir denizci ya da akıntı kuzey yönünde daha hızlı. .Може би е лош навигатор или водата се движи бързо надолу по течението
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Bekerülnek a Golf-áramlatba. Egészen Európáig elmennek.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Chúng bơi vào dòng nước ở vùng Vịnh. Chúng đi tới khắp châu Âu.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Dia menuju Arus Teluk. Dan pergi ke Eropa.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Dostanou se do Golfského proudu a plavou až do Evropy.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Dostanú sa do Golfského prúdu a plávajú až do Európy.
Gulf akıntısından faydalanarak Avrupa'ya yüzüyorlar.Entran en la corriente del Golfo. Se van hasta Europa.

İlgili Sayfalar