akıntı ile cümle
akıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
"Nehrin akıntısı üstündeki bir dalda, ötüyor bir cırcır böceği."比喩に出会ったら まず その視点から世界を見てみることです
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.Ils sont aussi au fond de la mer, ces courants.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.Noi le chiamiamo correnti, ed anche loro si trovano sul fondo del mare.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.Τα ονομάζουμε ρεύματα, αλλά είναι στον βυθό της θάλασσας, αυτά τα ρεύματα.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.הם עוברים בקרקעית הים, הזרמים האלה.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Be', pianifico la rotta per andare alla deriva di venti e correnti mentre sto dormendo.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Bueno, planifico mi ruta para irme moviendo con el viento y las corrientes mientras duermo.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Eh bien, je planifie ma route afin de profiter des vents et des courants pendant mon sommeil.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Ei bine, îmi planific ruta în așa fel încât să plutesc în sensul vânturilor și al curenților cât dorm.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.경로를 잘 계획해서 잘 때는 바람과 조류를 따라 표류합니다
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.No, plánuji svou cestu tak, abych driftovala s větrem a proudy, když spím.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Nos, úgy tervezem az utamat, hogy sodródom a széllel és az áramlatokkal miközben alszom.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Nou, ik plan mijn route zodanig dat ik meedrijf met de winden en de stromingen als ik slaap.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Nun, ich plane meine Route so, dass ich mit den Winden und den Strömungen treibe, während ich schlafe.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Saya merencanakan rute saya sehingga saya terbawa angin dan ombak saat tidur.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Tôi đã định sẵn đường để mình trôi đi nhờ gió và dòng nước khi tôi ngủ.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Więc, planuję trasę tak, że w czasie snu dryfuję z wiatrem i prądem.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Κανονίζω την πορεία μου ώστε να πλέω με τον αέρα και τα ρεύματα καθώς κοιμάμαι.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Планирах маршрута си движейки се вкючвайки вятъра и морските течения докато спя.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.Я стараюсь планировать маршрут так, чтобы во время сна меня несло ветром или течением.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.ובכן, אני מתכננת את המסלול כך שאני נסחפת עם הרוחות והזרמים כשאני ישנה.
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.حسناً , أقوم بتحديد مسارى بناءً على الإنجراف بقوة الرياح والتيارات المائية أثناء نومى
Rotamı öyle planlamaya çalışıyorum ki, ben uyurken rüzgarlar ve akıntılar beni doğru yönde sürüklesin.風や海流で流されるようにします 運がいい時は一晩で進行方向に
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Az a meleg folt a Golf-áramlat, a hideg pedig a Maine-áramlat.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Ciepły obszar to Golfsztrom, tamten zimny obszar to Zatoka Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Das Warme ist der Golfstrom, das Kalte dort oben der Golf von Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Het warme deel is de Golfstroom, het koude de Golf van Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.따뜻한 지역은 멕시코 만류입니다 여기 차가운 곳은 메인 만입니다
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.La zona calda è la Corrente del Golfo, quella fredda corrisponde al Golfo del Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Le tiède c'est le Gulf Stream, le froid là haut dans le Golfe du Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Lo caliente es la Corriente del Golfo, lo frío allá arriba es el Golfo de Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Partea caldă este Gulf Stream, partea rece de sus este golful Maine.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Теплое течение — это Гольфстрим. холодное, вот здесь, это пролив Мэн.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.Топлият е Гълфстрийм, студеният е в Залива на Мейн.
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.האדום זהו "זרם המפרץ" הכחול זה מפרץ מיין
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.الدافئ هو جلف ستريم البارد هناك في خليج ماين
Sıcak olan körfez akıntısı, yukarda soğuk olan da Maine Körfezi akıntısı.上の寒い方がメイン湾です マグロはそこに行きたがります ニシンの群れでも探すのでしょう
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırAceastă întrepătrundere de curenţi calzi şi reci, generează o extraordinară diversitate de viaţă marină.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırTato souhra teplých a studených proudů vytváří mimořádnou rozmanitost mořského života.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırΑυτή η εναλλαγή θερμών και κρύων ρευμάτων... ...γεννά μια εκπληκτική πληθώρα θαλάσσιας ζωής.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırההשפעה ההדדית של ,הזרמים החמים והקרים יוצרת מגוון צורות בלתי רגיל .של חיים ימיים
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının kesiştiği bu bölge inanılmaz çaşitlilikte bir sualtı hayatı yaratırهذا التفاعل من التيارات الدافئة والباردة يولّد تنويع إستثنائي من الحياة البحرية
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarApele reci de aici le permit să supravieţuiască la Ecuator.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarVùng nước lạnh ở đây cho phép chúng sống sót ngay trên Xích đạo.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarZdejší chladné vody jim umožňují přežití na rovníku.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarΤα κρύα νερά τους επιτρέπουν να επιζήσουν στον Ισημερινό.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarХолодные океанические течения позволяют им жить вблизи экватора.
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarהמים הקרים כאן מאפשרים .להם לשרוד באזור קו-המשווה
Soğuk su akıntıları onların burada,ekvatorda hayatta kalmasını mümkün kılarتسمح المياه الباردة لهم هنا للبقاء على خط الإستواء
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarAls je je verder stroomopwaarts beweegt, worden de componenten kleiner en daarom goedkoper.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarA samozřejmě, když budeme pokračovat dál v proti směru, součástky se stávají menšími a díky tomu levnějšími.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarĐương nhiên, khi bạn có dịp làm lại, thì các bộ phận trở nên nhỏ hơn và do đó rẻ hơn.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarÉ óbvio que quanto mais a montante, os componentes vão ficando mais pequenos, logo mais baratos.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarEt bien sûr, quand vous remontez à la source, les composants deviennent plus petits et donc moins chers.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarIm bliżej źródła, tym części stają się mniejsze i tańsze.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlar물론 위쪽으로 되돌아 가보면 부품들이 작아지면서 부품 비용도 줄어듭니다.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarNaturalmente, continuando a risalire la corrente, i componenti diventano sempre più piccoli e meno cari.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarPe măsură ce parcurgi traseul invers, componentele se micşorează şi, prin urmare, devin mai ieftine.
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarUnd gewiss, je mehr man stromaufwärts geht, werden die Komponenten umso kleiner und daher günstiger
Tabiki akıntıya karşı gittikçe, bileşenler küçülmeye buna bağlı olarak ucuzlamaya başlarY, claro, si avanzamos corriente arriba, los componentes se vuelven más pequeños y baratos.