Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.Tu, Signore, sei luce alla mia lampada; il mio Dio rischiara le mie tenebre
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.Ty zaiste rozświecisz pochodnię moję; Pan, Bóg mój, oświeci ciemności moje.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.Ty zajisté rozsvěcuješ svíci mou; Hospodin Bůh můj osvěcuje temnosti mé.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.U zorgt ervoor dat mijn lamp blijft branden; U, HERE, mijn God, bent het Licht in de duisternis.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.Διοτι δια σου θελω διασπασει στρατευμα δια του Θεου μου θελω υπερπηδησει τειχος.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.Διοτι δια σου θελω διασπασει στρατευμα, και δια του Θεου μου θελω υπερπηδησει τειχος.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.Защото чрез Тебе разбивам полк; Чрез Бога мой прескачам стена.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.С Тобою я поражаю войско; с Богом моим восхожу на стену.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.כי בך ארץ גדוד ובאלהי אדלג שור׃
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.כי בכה ארוץ גדוד באלהי אדלג שור׃
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.لاني بك اقتحمت جيشا. بالهي تسورت اسوارا.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.لاني بك اقتحمت جيشا وبالهي تسورت اسوارا.
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.我 藉 著 你 衝 入 敵 軍 、 藉 著 我 的 神 跳 過 牆 垣
Desteğinle akıncılara saldırır, Seninle surları aşarım, Tanrım.我 藉著 你 衝入敵軍 、 藉著 我 的 神跳 過牆垣
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.A ci posiłkowali Dawida przeciw onemu hufowi; bo mężni byli wszyscy, przetoż byli hetmanami w wojsku jego.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.Aj tí pomáhali s Dávidom proti čate lupičov, lebo všetci boli udatnými mužmi a preto boli veliteľmi vo vojsku.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.de hjalp siden David imod Strejfskarerne, thi de var alle dygtige Krigere og blev Førere i Hæren.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.Dessa bistodo David mot strövskaran, ty de voro allasammans tappra stridsmän och blevo hövitsmän i hären.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.Disse hjalp David mot røverflokken; for de var alle djerve stridsmenn, og de blev høvedsmenn i hæren.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.In pomagali so Davidu zoper roparske čete, zakaj vsi so bili hrabri junaki; in postali so vojni poveljniki.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.이 무리가 다윗을 도와 적당을 쳤으니 저희는 다 큰 용사요 군대 장관이 됨이었더라
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.Ti také pomáhali Davidovi s houfy jeho; nebo udatní byli všickni, pročež byli knížaty v jeho vojště.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.И они помогали Давиду против полчищ, ибо все это были люди храбрые и были начальниками в войске.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.Те помогнаха на Давида против разбойниците, защото те всички бяха силни и храбри; и станаха военачалници.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.והמה עזרו עם דויד על הגדוד כי גבורי חיל כלם ויהיו שרים בצבא׃
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.وهم ساعدوا داود على الغزاة لانهم جميعا جبابرة بأس وكانوا رؤساء في الجيش.
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.這 些 人 幫 助 大 衛 攻 擊 群 賊 . 他 們 都 是 大 能 的 勇 士 、 且 作 軍 長
Düşman akıncılarına karşı Davuta yardım ettiler. Hepsi de yiğit savaşçılar, ordu komutanlarıydı.這些 人 幫助 大衛攻擊群賊 . 他 們都 是 大能 的 勇士 、 且 作 軍長
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Depois morreu Eliseu, e o sepultaram. Ora, as tropas dos moabitas invadiam a terra � entrada do ano.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Élisée mourut, et on l`enterra. L`année suivante, des troupes de Moabites pénétrèrent dans le pays.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Elisei a murit, şi a fost îngropat. În anul următor, au intrat în ţară nişte cete de Moabiţi.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Eliseo morì; lo seppellirono. All'inizio dell'anno nuovo irruppero nel paese alcune bande di Moab
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Ê - li-sê qua_đời , và người_ta chôn người . Ðầu năm sau có đoàn quân Mô-áp toan vào xứ .
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Ê-li-sê qua đời, và người ta chôn người. Ðầu năm sau có đoàn quân Mô-áp toan vào xứ.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.In ko je Elizej umrl in so ga pokopali, so vdrle plenilne čete Moabcev v deželo ob začetku leta.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.엘리사가 죽으매 장사하였더니 해가 바뀌매 모압 적당이 지경을 범한지라
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Murió Eliseo, y lo sepultaron. Al año siguiente llegaron al país unas bandas armadas de los moabitas
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Potom umřel Elizeus, a pochovali ho. Lotříkové pak Moábští vtrhli do země nastávajícího roku.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Potom zomrel Elizeus, a pochovali ho. A hajná Moábov prišly do zeme nasledujúceho roku lúpežiť.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Så døde Elisa, og de begravde ham. Ved årets begynnelse pleide moabittiske herjeflokker å falle inn i landet.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Så døde Elisa, og de jordede ham. År efter År trængte moabitiske Strejfskarer ind i Landet;
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Så dog då Elisa, och man begrov honom. Men moabitiska strövskaror plägade falla in i landet, vid årets ingång.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Sitten Elisa kuoli, ja hänet haudattiin. Ja mooabilaisten partiojoukkoja tuli maahan vuosi vuodelta.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Skąd przynieśli go na koniach, i pogrzebiony jest w Jeruzalemie z ojcami swymi, w mieście Dawidowem.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.Και απεθανεν ο Ελισσαιε, και εθαψαν αυτον το δε ακολουθον ετος ταγματα Μωαβιτων εκαμον εισβολην εις την γην.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.И Елисей умря, и погребаха го. А в следната година някой моавски чети опустошаваха земята.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.И умер Елисей, и похоронили его. И полчища Моавитян пришли в землю в следующем году.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.וימת אלישע ויקברהו וגדודי מואב יבאו בארץ בא שנה׃
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.ومات اليشع فدفنوه. وكان غزاة موآب تدخل على الارض عند دخول السنة.
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.以 利 沙 死 了 、 人 將 他 葬 埋 。 到 了 新 年 、 有 一 群 摩 押 人 犯 境
Elişa öldü ve gömüldü. Her ilkbaharda Moav akıncıları İsrail topraklarına girerlerdi.以利沙 死了 、 人將 他 葬埋 。 到 了 新年 、 有 一 群 摩押人 犯境
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Còn Gát sẽ bị một đạo binh xông đánh, Nhưng người xông đánh lại và đuổi theo.
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Còn_Gát sẽ bị một đạo binh xông đánh , Nhưng người xông đánh lại và đuổi theo .
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Een woeste bende zal het op Gad voorzien hebben, maar uiteindelijk zal hij terugslaan en haar vernietigen!
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Gaadia ahdistavat rosvojoukot, mutta hän itse ahdistaa heitä heidän kintereillään.
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Gad, assalito da un'orda, ne attacca la retroguardia
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Gad, bojna gneča bo pritiskala nanj, on pa jim bo pritiskal na pete.
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Gad - en fiendeflokk hugger inn på ham, men han hugger dem i hælene.
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Gad, engkau akan diserang perampok, namun engkau akan balik merampok mereka
‹‹Gad akıncıların saldırısına uğrayacak, Ama onların topuklarına saldıracak.Gád! had háborgatja; majd õ hág annak sarkába.