Ana içeriğe geç
Sözlük

akın akın ile cümle

akın akın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.Vậy nên, chúng ta phải càng giữ vững lấy điều mình đã nghe e kẻo bị trôi lạc chăng.
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.Zato nam treba tolikanj bolj paziti na to, kar smo slišali, da ne zgrešimo zveličanja.
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.Δια τουτο πρεπει ημεις να προσεχωμεν περισσοτερον εις οσα ηκουσαμεν, δια να μη εκπεσωμεν ποτε.
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.Посему мы должны быть особенно внимательны к слышанному, чтобы не отпасть.
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.Тим подобає нам більше вважати на те, що чували, щоб инодї не відпасти.
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.לכן אנחנו חיבים ביותר להכין לבבנו אל אשר שמענו פן ילוז ויאבד ממנו׃
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.لذلك يجب ان نتنبه اكثر الى ما سمعنا لئلا نفوته.
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.所 以 我 們 當 越 發 鄭 重 所 聽 見 的 道 理 、 恐 怕 我 們 隨 流 失 去
Bu nedenle, akıntıya kapılıp sürüklenmemek için işittiklerimizi daha çok önemsemeliyiz.所以 我 們當 越 發鄭 重 所 聽見 的 道理 、 恐怕 我 們隨 流失 去
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Az első az a videóáradat, amit ezek a drónok termelnek.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.De eerste is de overvloed aan beelden die drones produceren.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Den första är floden av data som skapas av drönare.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Der erste Faktor ist die Sintflut an Videos, die Drohnen produzieren.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.El primero de ellos es el diluvio de vídeos que producen los robots.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Il primo di questi è il diluvio di video che i droni producono.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.그 첫번째 요인은 드론이 생산하는 녹화 영상이 엄청나다는 겁니다.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.La première des raisons est le déluge de vidéos que les drones produisent.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Nhân tố đầu tiên là lượng video khổng lồ mà loại máy bay này quay được
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.O primeiro deles é a grande quantidade de vídeo que os "drones" produzem.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Pierwszy czynnik to lawina materiału wideo.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Primul este mulțimea de video înregistrări colectate.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Prvním je záplava videomateriálu, které letouny produkují.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Ο πρώτος από αυτούς είναι ο κατακλυσμός από βίντεο που παράγουν τα μη επανδρωμένα μέσα.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Во-первых, поток видеоинформации, производимой дронами.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.Першою з них є потік відеозображення, який надають безпілотні літаки.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.הראשון שבהם הוא מבול הווידיאו שהכטב"מים מייצרים.
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.وأولها هو الكم الكبير من الفيديو الذي تنتجه طائرات بلا طيار
Bunlardan birincisi insansız hava uçaklarının ürettiği görüntü akınıdır.たとえば 2004 年に 米国のドローン軍団が撮影した
Burada akıntılar buluyoruz.On y trouve des courants.
Burada akıntılar buluyoruz. Şelaleler bile buluyoruz.Troviamo correnti ed anche cascate.
Burada akıntılar buluyoruz. Şelaleler bile buluyoruz.Кроме рек мы также находим водопады.
Burada akıntılar buluyoruz.Βρίσκουμε ρεύματα εκεί μέσα.
Burada akıntılar buluyoruz.אנו מוצאים שם זרמים.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Nämä vedenalaiset rakennelmat ohjaavat osan meren virtauksista turbiinien läpi ja luovat puhdasta energiaa.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Te podvodne strukture pretvorijo del oceanskih tokov skozi turbine za proizvodnjo čistih virov moči.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Te podwodne struktury przetwarzają część prądów oceanicznych poprzez turbiny aby wygenerować czystą energię.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Tyto podvodní konstrukce konvertují část oceánských proudů pomocí turbín a generují tak čisté zdroje energie.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Тези подводни структури ще насочват част от океанските течения към турбини, които да генерират чиста енергия.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.Эти подводные сооружения преобразовывают часть океанических течений в чистую энергию при помощи турбин.
Bu sualtı yapıları, okyanus akıntılarını, türbinler vasıtasıyla... ...temiz enerji kaynaklarına dönüştürür.هذه الهياكل الغاطسة تقوم بتحويل جزء من تيارات المحيطات من خلال توربينات لتوليد مصادر نظيفة للطاقة.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.A približovali sa k nemu všetci publikáni a hriešnici, aby ho počuli.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.De tolontvangers en andere mensen met een slechte naam kwamen vaak naar Jezus luisteren.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Es nahten aber zu ihm allerlei Zöllner und Sünder, daß sie ihn hörten.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Hết thảy các người thâu thuế và người có tội đến gần Ðức Chúa Jêsus đặng nghe Ngài giảng.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Hết_thảy các người thâu thuế và người có tội đến gần Ðức_Chúa_Jêsus đặng nghe Ngài giảng .
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.I przybliżali się do niego wszyscy celnicy i grzesznicy, aby go słuchali.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Ja kaikki publikaanit ja syntiset tulivat hänen tykönsä kuulemaan häntä.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.모든 세리와 죄인들이 말씀을 들으러 가까이 나아오니
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Közelgetnek vala pedig õ hozzá a vámszedõk és a bûnösök mind, hogy hallgassák õt.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Men alle Toldere og Syndere holdt sig nær til ham for at høre ham.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Och till honom kom allt vad publikaner och syndare hette för att höra honom.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Og alle toldere og syndere holdt sig nær til ham for å høre ham.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Ora, chegavam-se a ele todos os publicanos e pecadores para o ouvir.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Približevali pa so se mu vsi cestninarji in grešniki, da bi ga poslušali.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Přibližovali se pak k němu všickni publikáni a hříšníci, aby ho slyšeli.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Se acercaban a él todos los publicanos y pecadores para oírle
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Si avvicinavano a lui tutti i pubblicani e i peccatori per ascoltarlo
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Toţi vameşii şi păcătoşii se apropiau de Isus ca să -L asculte.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Tous les publicains et les gens de mauvaise vie s`approchaient de Jésus pour l`entendre.
Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsayı dinlemek için Ona akın ediyordu.Επλησιαζον δε εις αυτον παντες οι τελωναι και οι αμαρτωλοι, δια να ακουωσιν αυτον.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod