Akıntısı olan adamın bindiği her eyer kirli sayılacaktır.患漏症人 所 騎 的 鞍子 、 也為不潔淨
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.A cserépedény pedig, a melyet a magfolyós illet, törettessék el, minden faedény pedig öblíttessék ki vízzel.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Belanga tanah yang disentuh orang itu harus dipecahkan dan perkakas yang dipegangnya harus dicuci
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Ðồ sành bị người bịnh bạch trược đụng đến , phải đập bể đi , còn đồ gỗ , thì rửa trong nước .
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Ðồ sành bị người bịnh bạch trược đụng đến, phải đập bể đi, còn đồ gỗ, thì rửa trong nước.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Hlinená nádoba, ktorej by sa dotkol tečúci, sa rozbije, a každá nádoba drevená sa umyje vodou.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Ja saviastia, johon vuotoa sairastava koskee, rikottakoon; mutta jokainen puuastia huuhdottakoon vedessä.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.유출병 있는 자의 만진 질그릇은 깨뜨리고 목기는 다 물로 씻을지니라
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Lerkar, som den, der lider af Flåd, rører ved, skal slås itu, og alle Trækar skal skylles i Vand.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Og et lerkar som den som har flod, rører ved, skal brytes i stykker, og ethvert trekar skal skylles i vann.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Orice vas de pămînt care va fi atins de el, să fie spart, şi orice vas de lemn să fie spălat în apă.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Tout vase de terre qui sera touché par lui sera brisé, et tout vase de bois sera lavé dans l`eau.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.Vsaka prstena posoda, ki se je dotakne tisti, ki ima tok, naj se razbije, lesena pa naj se pomije z vodo.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.וכלי חרש אשר יגע בו הזב ישבר וכל כלי עץ ישטף במים׃
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.واناء الخزف الذي يمسّه ذو السيل يكسر. وكل اناء خشب يغسل بماء.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.患 漏 症 人 所 摸 的 瓦 器 、 就 必 打 破 . 所 摸 的 一 切 木 器 、 也 必 用 水 涮 洗
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.患漏症人 所 摸 的 瓦器 、 就 必 打破 . 所 摸 的 一切 木器 、 也必 用水 涮洗
Akıntıya kapılmış bir kütük kadar yeteneğin var.Tens tantas capacidades quanto um pedaço de madeira.
Akıntıya kapılmış kütükten sonra ne var?O que vem depois de madeira?
Akıntıya karşı! Akıntıya karşı başardın!À contre-courant! tu l'as fait à contre-courant!
Akıntıya karşı! Akıntıya karşı başardın!Zrobiłeś to na przekór wszystkiemu!
Akıntıya karşı!Az árral szemben!
Akıntıya karşı başardın!Ai făcut-o împotriva curentului!
Akıntıya karşı başardın!Dokázal si to proti prúdu!
Akıntıya karşı başardın!Du hast es gegen die Strömung geschafft!
Akıntıya karşı başardın!Hai nuotato contro la corrente!
Akıntıya karşı başardın!Je deed het tegen de stroming in!
Akıntıya karşı başardın!¡Lo hiciste contra la corriente!
Akıntıya karşı başardın!Megcsináltad az árral szemben!
Akıntıya karşı başardın!Ngược dòng! Anh đã bơi ngược dòng!
Akıntıya karşı başardın!Ти го направи срещу течението!
Akıntıya karşı başardın!Ты плыл против течения!
Akıntıya karşı!¡Contra la corriente!
Akıntıya karşı!Gegen die Strömung!
Akıntıya karşı!Împotriva curentului!
Akıntıya karşı!Proti prúdu!
Akıntıya karşı!Tegen de stroming!
Akıntıya karşı!Срещу течението!
Altı gündür sakin olan akıntılar öyle güçlendi ki bizi 10 Mart günü bu kıyılara getirdi"po šesti dnech bezvětří" "nás silné proudy" "přivedly dne 10. března na neznámé ostrovy."
Altı gündür sakin olan akıntılar öyle güçlendi ki bizi 10 Mart günü bu kıyılara getirdiהזרמים היו כל-כך חזקים" והסיטו אותנו מנתיבנו עד כדי כך שב-10 במרץ" ".הגענו לאיים כלשהם
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerAle tím, že zahání kořist blíže k pobřeží, ohrožují je proudy a skryté útesy.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerNhưng khi rượt con mồi ra xa bãi cát, chúng đã liều mạng dưới các dòng hải lưu và đá ngầm.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirler'Ομως κυνηγώντας τα ψάρια προς την ακτή... κινδυνεύουν από ύπουλα υπόγεια ρεύματα και κρυμμένα βράχια.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerОднако из-за мелководья такая охота часто оканчивается увечьями от предательских подводных скал.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerאך כשהם רודפים אחר להקות הדגים קרוב יותר לחוף הם מסתכנים בזרמים התת-מימיים .הבוגדניים ובסלעים החבויים
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerولكن لأنها مطاردة لأفواج أخرى في الشاطئ ، فإنها تواجه خطر التيارات الغادرة و الصخور المخبأة
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikaya탈출한 유럽인들에게 한없는 경계를 의미한 것이죠.
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikayala frontiera che si credeva infinita alla quale gli europei sono sfuggiti.
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikayala frontière supposée inépuisable à laquelle les européens ont échappé.
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikaya- вірогідно безмежних обріїв, до яких тікали європейці.
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikayaהגבול הבלתי-נדלה לכאורה שאליו נמלטו האירופים.
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikayaتلك القارات التي تملك الموارد التي لا تنضب والتي هرب إليها الاوروبين
Avrupalıların akın ettiği güya bitmez tükenmez bir sınır olan Amerikaya向かったアメリカ大陸の物語です また同時に これは近代資本主義の物語でもあります
Ayrıca,her biri farklı tür akıntı karışımlarının içine taşınır bu yüzden nispeten farklı hava koşulları oluşurKaždý je nesen do jiné směsi mořských proudů, a získá tak mírně odlišné klima.
Ayrıca,her biri farklı tür akıntı karışımlarının içine taşınır bu yüzden nispeten farklı hava koşulları oluşurMỗi hòn đảo được mang đến nơi giao cắt của các dòng hải lưu khác nhau Và do đó có khí hậu khác nhau đôi chút
Ayrıca,her biri farklı tür akıntı karışımlarının içine taşınır bu yüzden nispeten farklı hava koşulları oluşurΤο καθένα μεταφέρεται σε διαφορε- τικό μείγμα ωκεάνιων ρευμάτων... άρα, έχει διαφορετικό κλίμα.
Ayrıca,her biri farklı tür akıntı karışımlarının içine taşınır bu yüzden nispeten farklı hava koşulları oluşurכל אחד מהם אף נושא עימו שילוב של מספר זרמים ימיים .וזוכה לקבל אקלים שונה במקצת
Ayrıca,her biri farklı tür akıntı karışımlarının içine taşınır bu yüzden nispeten farklı hava koşulları oluşurكلّ يحمل أيضا إلى مزيج مختلف بعض الشّيء من تيارات المحيط و لذا يصبح مناخ مختلف قليلا
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Dat zand doet erg denken aan het zand van de Haleakala (vulkaan op het eiland Maui).
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.이 모래는 할레아칼라 산에서 볼 수 있는 모래와 아주 유사하게 생겼습니다.