Bunun gibi porlar elektrik akımı iletirler ve sinir sisteminde tüm iletişimden sorumludurlar.Такие поры проводят электрический ток и несут ответственность за передачу сигналов в нервной системе.
Bunun gibi porlar elektrik akımı iletirler ve sinir sisteminde tüm iletişimden sorumludurlar.חרירים כאלה מוליכים זרם חשמלי והם אחראים לכל התקשורת במערכת העצבית.
Bunun gibi porlar elektrik akımı iletirler ve sinir sisteminde tüm iletişimden sorumludurlar.مسام مثل هذه تتحكم في مسار التيار الكهربي وتكون مسئولة عن كل الإتصالات في نظام الخلايا العصبية .
Bunun gibi porlar elektrik akımı iletirler ve sinir sisteminde tüm iletişimden sorumludurlar.神経系統の 全てのコミュニケーションの鍵となっています。 しかし、これらの穴は特別なものです。
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Asta îi permite să planeze cu uşurinţă printre curenţii de aer ca şi cum ar pluti pe valurile oceanului.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Esto le permite atravesar las corrientes de aire como si estuviese deslizándose sobre las olas del mar.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Isso possibilita-lhe atravessar facilmente as correntes de ar enquanto desliza ao longo das ondas do oceano.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.이 때문에 마치 바다의 파도를 타듯 기류에서의 비행이 용이하다.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Questo le permette di viaggiare facilmente tra le correnti d'aria come se scivolasse sulle onde dell'oceano.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.So kann sie einfach die Luftströmungen durchfliegen, als würde sie über Ozeanwellen gleiten.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Umożliwia mu to płynny przelot przez prądy powietrzne, tak jakby sunął przez fale.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Ze drijft soepel op de luchtstromen alsof ze meeglijdt met de golven op de oceaan.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Това му дава възможност лесно да се движи през въздушните течения, докато се плъзга по океанските вълни.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.Это позволяет аппарату преодолевать воздушные потоки, с лёгкостью сёрфера, рассекающего волны.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.זה מאפשר לה לרכוב בקלות נגד כיוון הרוח כאילו היא גולשת לה על גלי האוקיאנוס.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.وهذا يسمح لها الإنسياب بسهولة من خلال التيارات الهوائية وكأنها تنساب على طول أمواج المحيط.
Bu o okyanus dalgaları üzerinde hareket gibi, hava akımlarıyla kolayca dolaşmasını sağlar.気流を捉えて飛行することができます マクレディー: 翼の先端同士が触れるほど変形させても壊れることはない...はずです
Burada bir akım var.Er is hier een trend te bespeuren.
Burada bir akım var.Existǎ o anumitǎ tendinţǎ.
Burada bir akım var.Hay una tendencia.
Burada bir akım var.Hier gibt es einen Trend.
Burada bir akım var.Il y a une tendance dans tout ça.
Burada bir akım var.Jest to trend.
Burada bir akım var.이렇듯 특정한 경향이 있습니다.
Burada bir akım var.Megfigyelhető egyfajta trend.
Burada bir akım var.Nơi này tồn tại một hướng.
Burada bir akım var.Si tratta di una tendenza vera e propria.
Burada bir akım var.Υπάρχει κάτι κοινό.
Burada bir akım var.Существует некая тенденция.
Burada bir akım var.Тук има тенденция
Burada bir akım var.У цьому є певний тренд.
Burada bir akım var.יש פה מגמה.
Burada bir akım var.هناك منحى في تلك الدول لهذه الامور
Burada bir akım var.私の話の中では、ブラーマンと神々は
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.Als je de spanning op de gate verhoogt, neemt de hoeveelheid stroom toe. Je krijgt een gestage stroom.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.I działa to tak: gdy włączymy bramkę, prąd wzrasta i mamy stały jego przepływ.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.이제 여기에서,게이트를 열면, 여러분은 새로 들어오는 전류만큼 증가된 전류를 지속적으로 얻게 됩니다.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.Quando il gate si apre, la quantità di corrente aumenta, con un conseguente flusso uniforme della stessa.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.Wenn man jetzt das Gate einschaltet, kann Strom das Gate passieren und es entsteht ein stetiger Stromfluss.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.ומה שיש לכם פה, כשאתם פותחים את השער, אתם מקבלים עליה בכמות הזרם, ואתם מקבלים זרם קבוע.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.وهنا ، عندما تفتح البوابة ، يمكنك الحصول على زيادة في كمية التدفق ، ويمكنك الحصول على تدفق مستمر.
Burada gördüğümüz ise, "kapı"yı açtığınızda, akım miktarında bir artış görürsünüz, sabit bir akım vardır.安定した電流を得ることができます。 ゲート電極に電圧をかけるのをやめると、電流の流れは止まります。
Buradaki akıma I1 demiştikBueno, si la corriente aca -- digamos la corriente a traves aca es i1.
Buradaki akıma I1 demiştik이 곳을 지나가는 전류를 I1이라고 합시다
Buradaki akıma I1 demiştikJeżeli prąd tutaj--- Powiedzmy, że prąd tutaj to I1.
Buradaki akıma I1 demiştikPokiaľ je prúd tuto -- povedzme prúd v tomto úseku je I1.
Buradaki akıma I1 demiştikŘekněme, že proud v tomto úseku je I1.
Buradaki akıma I1 demiştikАко, токът тук--да кажем токът тук е I1.
Buradaki akıma I1 demiştikЯкщо струм тут-- скажімо, струм тут буде І1.
Buradaki akıma I1 demiştikטוב, אם הזרם כאן-- בואו נאמר שהזרם דרך
Buradaki, "kapı" adı verilen elektrot, "kaynak"tan "toplayıcı"ya giden akımı kontrol eder.Deze elektrode hier, de 'gate', controleert de stroom van de 'source' naar de 'drain', deze twee elektroden.
Buradaki, "kapı" adı verilen elektrot, "kaynak"tan "toplayıcı"ya giden akımı kontrol eder.Ta elektroda -- nazywana bramką -- steruje przepływem prądu ze źródła do drenu -- to te dwie elektrody.
Buradaki, "kapı" adı verilen elektrot, "kaynak"tan "toplayıcı"ya giden akımı kontrol eder.Вот этот электрод, называемый затвором, контролирует протекание тока от истока к стоку, вот эти два электрода.
Buradaki, "kapı" adı verilen elektrot, "kaynak"tan "toplayıcı"ya giden akımı kontrol eder.Този електрод тук, наречен гейт, контролира потока на ток от сорс към дрейн, тези два електрода.
Burada kullandığım terim ürünün geliştirilmesi... ...ve ana akım müşterilere çözüm sağlamaktı.전략적 제휴를 통해 제품 전체를 개발해서 주류 고객에게 완벽한 솔루션을 제공한다고 했는데요
Burada kullandığım terim ürünün geliştirilmesi... ...ve ana akım müşterilere çözüm sağlamaktı.أنت تدرك أن العبارة التي استخدمتها هي لتطوير كامل المنتج، لتقديم حل متكامل للعملاء التقليديين.
Burada kullandığım terim ürünün geliştirilmesi... ...ve ana akım müşterilere çözüm sağlamaktı.一括したソリューションを提供するための 戦略の話をしました スタートアップがしばしば起こす間違いは
Buradan iyi göremezsiniz, ama Hemingway pervanenin oluşturduğu akım kendisini kanattan atasıya kadar이 사람은 뒷바람이 그를 날려버리기 전까지 자신의 새 소설과
Buradan iyi göremezsiniz, ama Hemingway pervanenin oluşturduğu akım kendisini kanattan atasıya kadarNu se vede prea bine aici, însă acela e Hemingway citind câteva pagini din noul său roman
Buradan iyi göremezsiniz, ama Hemingway pervanenin oluşturduğu akım kendisini kanattan atasıya kadarВам не очень хорошо видно, но тут Хемингуэй, читающий отрывок из своего нового романа