Saf kişilerin mirası akılsızlıktır, İhtiyatlı kişilerin tacı ise bilgidir.The simple inherit folly, but the prudent are crowned with knowledge.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Folly is bound up in the heart of a child: the rod of discipline drives it far from him.
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Then I saw that wisdom excels folly, as far as light excels darkness.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.For as a dream comes with a multitude of cares, so a fool's speech with a multitude of words.
İçinde yaşadığı İspanyol toplumunu, akılsızlık ve ahlaksızlık ile suçladığı araçlardı.Accusando che il mondo in cui viveva era folle e ingiusto.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Иногда доходило до абсурда.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Normalmente fazemos coisas loucas.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Pentru noi însă, acțiunile lor par deseori cel puțin absurde.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.たまにキレることがある。
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Понякога прави грешки.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Niekedy sa u nich objavuje irizácia.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Kartais būna nemalonu.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.A estultícia está ligada ao coração do menino; mas a vara da correção a afugentará dele.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Bláznovství přivázáno jest k srdci mladého, ale metla kázně vzdálí je od něho.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Bláznovstvo je priviazané na srdci chlapca; prút kázne ho vzdiali od neho.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Dårskab er knyttet til Ynglingens Hjerte, Tugtens Ris skal tjerne den fra ham.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Dårskap er bundet fast til den unges hjerte; tuktens ris driver den bort.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Głupstwo przywiązane jest do serca młodego; ale rózga karności oddali je od niego.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.gyermek elméjéhez köttetett a bolondság; [de] a fenyítés vesszeje messze elûzi õ tõle azt.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Hulluus on kiertynyt kiinni poikasen sydämeen, mutta kurituksen vitsa sen hänestä kauas karkoittaa.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.아이의 마음에는 미련한 것이 얽혔으나 징계하는 채찍이 이를 멀리 쫓아내리라
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.La folie est attachée au coeur de l`enfant; La verge de la correction l`éloignera de lui.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.La insensatez está ligada al corazón del joven, pero la vara de la disciplina la hará alejarse de él
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.La stoltezza è legata al cuore del fanciullo, ma il bastone della correzione l'allontanerà da lui
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Nebunia este lipită de inima copilului, dar nuiaua certării o va deslipi de el. -
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Neumnost je pripeta k dečkovemu srcu, a šiba strahovanja jo odpravi daleč od njega.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Oförnuft låder vid barnets hjärta, men tuktans ris driver det bort.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Onbezonnenheid is kenmerkend voor de jeugd; alleen straf kan iemand daarvan bevrijden.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Sudah sewajarnya anak-anak berbuat hal-hal yang bodoh, tetapi rotan dapat mengajar mereka mengubah kelakuan
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Sự ngu dại vốn buộc vào lòng con trẻ; Song roi răn phạt sẽ làm cho sự ấy lìa xa nó.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Sự ngu_dại vốn buộc vào lòng con_trẻ ; Song roi răn phạt sẽ làm cho sự ấy lìa xa nó .
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Torheit steckt dem Knaben im Herzen; aber die Rute der Zucht wird sie fern von ihm treiben.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Безумието е вързано в сърцето на детето, Но тоягата на наказанието ще го изгони от него.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.Глупость привязалась к сердцу юноши, но исправительная розга удалит ее от него.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.אולת קשורה בלב נער שבט מוסר ירחיקנה ממנו׃
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.الجهالة مرتبطة بقلب الولد. عصا التأديب تبعدها عنه.
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.愚 蒙 迷 住 孩 童 的 心 、 用 管 教 的 杖 可 以 遠 遠 趕 除
Akılsızlık çocuğun öz yapısındadır, Değnekle terbiye edilirse akılsızlıktan uzaklaşır.愚蒙 迷住 孩童 的 心 、 用 管教 的 杖 可以 遠遠 趕除
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.(5:2) Ибо, как сновидения бывают при множестве забот, так голос глупого познается при множестве слов.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Căci, dacă visurile se nasc din mulţimea grijilor, prostia nebunului se cunoaşte din mulţimea cuvintelor.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Denn wo viel Sorgen ist, da kommen Träume; und wo viel Worte sind, da hört man den Narren.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Gdy co Bogu poślubisz, nie omieszkiwaj tego oddać, boć mu się głupi nie podobają; cokolwiek poślubisz, oddaj.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Hễ nhiều sự lo lắng ắt sanh ra chiêm bao; còn nhiều lời thì sanh ra sự ngu dại.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Hễ nhiều sự lo_lắng ắt sanh ra chiêm_bao ; còn nhiều lời thì sanh ra sự ngu_dại .
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Kajti sanje prihajajo po mnogem trudu in bedak se oglaša z mnogimi besedami.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.일이 많으면 꿈이 생기고 말이 많으면 우매자의 소리가 나타나느니라
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Lebo jako ide spánok s mnohým zamestnaním, tak i hlas blázna s mnohými slovami.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Mert álom szokott következni a sok foglalatosságból; és a sok beszédbõl bolond beszéd.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Når du gjør Gud et løfte, så dryg ikke med å holde det, for han har ikke behag i dårer! Hold det du lover!
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Nebo jakož přichází sen z velikého pracování, tak hlas blázna z množství slov.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Porque, da multidão de trabalhos vêm os sonhos, e da multidão de palavras, a voz do tolo.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Pues de la mucha preocupación viene el soñar; y de las muchas palabras, el dicho del necio
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Επειδη το μεν ονειρον ερχεται εν τω πληθει των περισπασμων η δε φωνη του αφρονος εν τω πληθει των λογων.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.Защото както съновидението произхожда от многото занимание, Така и гласът на безумния от многото думи.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.כי בא החלום ברב ענין וקול כסיל ברב דברים׃
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.لان الحلم يأتي من كثرة الشغل وقول الجهل من كثرة الكلام.
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.事 務 多 、 就 令 人 作 夢 、 言 語 多 、 就 顯 出 愚 昧
Çok tasa kötü düş, Çok söz akılsızlık doğurur.事務 多 、 就 令 人 作夢 、 言語多 、 就 顯出 愚昧
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.Jeg så, at Visdom har samme Fortrin for Tåbelighed som Lys for Mørke:
Işığın karanlıktan üstün olduğu gibi Bilgeliğin de akılsızlıktan üstün olduğunu gördüm.A videl som, že je užitočnejšia múdrosť ako bláznovstvo, jako je užitočnejšie svetlo ako tma.