akıllı ile cümle
akıllı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'den daha akıllı ama Mary kadar hoş değil.She's smarter than Mary, but she's not as pretty as Mary.
O çok akıllıdır.She is very wise.
O çok akıllı bir yalancıdır.She is a very clever liar.
O çok güzeldir, daha neyse çok akıllıcadır.She is very beautiful, and what is more, very wise.
O sadece dürüst değil fakat aynı zamanda da akıllı.She is not only honest, but also wise.
O sadece akıllı değil aynı zamanda güzel.She is not only intelligent but beautiful.
Bütün parasını elbiselere harcamayacak kadar akıllıdır.She knows better than to spend all her money on clothes.
Ona karşılık vermeyecek kadar akıllıdır.She knows better than to answer back to him.
Ona inanmayacak kadar akıllıydı.She knew better than to believe him.
Öyle bir şey yapmayacak kadar akıllıyım.I know better than to do a thing like that.
Keşke ben sizin kadar akıllı olsam.I wish I were as smart as you are.
Sanırım ben senin kadar akıllı değilim.I guess I'm not as smart as you.
Zor bir gün için para biriktirmen akıllıca olurdu.It would be wise of you to save money for a rainy day.
Sessiz kalmanın daha akıllıca olduğuna karar verdi.He judged it wiser to remain silent.
Bütün paranı elbiselere harcamayacak kadar akıllı olmalısın.You should know better than to spend all your money on clothes.
Akıllı bir öğrenci böyle bir soruyu kolayca cevaplayabilir.A clever student can answer such a question easily.
Maymunlar akıllıdır.Apes are intelligent.
Yaşlılar her zaman gençlerden daha akıllı değildir.The old are not always wiser than the young.
O sadece normal bir ortaokul öğrencisidir, özellikle akıllı değildir.He's just a normal junior high school student, not particularly intelligent.
Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında, o çok akıllı değil.Compared to his brother, he's not so wise.
Onun tavsiyesine uymamanız akıllıca oldu.It was wise for you not to follow his advice.
Onun tavsiyesini dinlemeyecek kadar akıllıydın.You were wise not to follow his advice.
O çocuk akıllıdır.That boy is smart.
O akıllı.He's smart.
Akıllı programlama bir bilgisayar gerektirir.Clever programming requires a computer.
Carlos akıllı ve yaratıcıdır.Carlos is intelligent and creative.
O çok akıllı.She is very clever.
Sadece onun iyi olması onun akıllı olduğu anlamına gelmez.Just because he's good, doesn't mean he's wise.
O ondan daha akıllıdır.He's smarter than her.
O, akıllı bir çocuktur.He is a smart boy.
Köpek akıllıdır.The dog is smart.
Lütfen akıllıca seçin.Please choose wisely.
Çocuk son derece akıllıydı.The child was exceptionally intelligent.
Akıllı insanlar hatalarından ders alır.Smart people learn from their mistakes.
Tanıdığın en akıllı insan kim?Who is the wisest person you know?
Akıllıca bir karar verdin.You made a wise decision.
Tom arkadaşlarla dışarı gitmektense ders çalışmanın daha akıllıca olacağını karar verdi.Tom decided it would be wiser to study than to go out with friends.
Yaşlı insanlar genellikle daha akıllıdır.Older men are usually very wise.
Onlar gerçekten akıllı.They really are wise.
Ortalama ayıdan daha akıllıyım.I'm smarter than the average bear.
Ne yaparsan yap bunu akıllıca yap ve sonunu unutma.Whatever you do, do it wisely, and don't forget about the end.
O çok akıllı bir avukat ve politikacıdır.He was a very smart lawyer and politician.
Lincoln iyi bir siyasetçi ve akıllı bir avukattı.Lincoln was a good politician and a smart lawyer.
Adams, akıllı bir adamdı.Adams was an intelligent man.
Biddle son derece akıllı bir adamdı.Biddle was an extremely intelligent man.
General Erwin Rommel cesur ve akıllıydı.General Erwin Rommel was brave and smart.
O, kit'in çok akıllı bir parçasıdır.It's a very clever piece of kit.
Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Mutsuz bir akıllı olmaktansa mutlu bir aptal olmak daha iyidir.Better to be a happy fool than an unhappy sage.
Juan'ın kız kardeşi Susan çok akıllı.Susan, Juan's sister, is very intelligent.
O ona nerede yaşadığını sordu fakat o söylemeyecek kadar çok akıllıydı.She asked him where he lived, but he was too smart to tell her.
Ona böyle bir hikaye anlatmayacak kadar akıllı idi.She knew better than to tell him such a story.
O, onunla tartışmayacak kadar akıllıdır.She knows better than to argue with him.
O ondan daha akıllı.She's smarter than him.
Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.Spend your time wisely and you'll always have enough of it.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Akıllı insanlar hiçlikten nasıl para kazanılacağını bilirler.Clever people know how to make money out of nothing.
Çok akıllı gibi görünüyorsun.It looks like you're pretty clever.
O akıllı bir erkek çocuğuna benzemiyor.He doesn't look like an intelligent boy.
Bugün üniforma giymenin akıllıca olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's wise to wear your uniform today?