akıllı ile cümle

akıllı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Akıllı bir adam hatalarından yararlanır.A wise man profits from his mistakes.
Akıllı bir iş adamı, masrafları nasıl azaltacağını bilir.A wise businessman knows how to clamp down on costs.
Akıllı bir adam bu şekilde hareket etmezdi.A wise man would not act in that way.
O akıllıca yatırım yaparak, bir servet biriktirmiş.By investing wisely, she accumulated a fortune.
Ondan tavsiye alacak kadar akıllıydı.He was wise enough to take her advice.
Gitmemekle akıllılık ettiniz.It was wise of you not to go.
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!
Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.My boyfriend is smart, handsome, and friendly too.
Tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel.
Böyle bir söylentiye inanmayacak kadar akıllıyım.I know better than to be believe such a rumor.
Erkek kardeşimle tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel with my brother.
Sınavlarda aptal, akıllının cevap veremediği soru sorar.In examinations the foolish ask questions that the wise cannot answer.
Kolay bir meseleyi zor gösteren kişi çok akıllı görünmüyor.A person who makes an easy matter sound difficult does not seem to be so smart.
Zamanımızı akıllıca kullanalım.Let's make use of our time wisely.
Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to talk back to your boss.
Gece yarısı arama yapılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to call at midnight.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Hiçbir akıllı kişi içkiliyken araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Hiçbir akıllı kişi içki içip sonra araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
İyi bir kahvaltı yemek çok akıllıcadır.Eating a good breakfast is very wise.
Onun akıllı olduğundan eminim.I'm sure that he is clever.
Onu aramayacak kadar akıllı olmalıydım.I should have known better than to call him.
Ona inanmayacak kadar akıllı olmalıydım.I should have known better than to believe him.
Onun önerisini geri çevirmen akıllıca değil.It's not wise of you to turn down his offer.
Böyle bir adamla tartışılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.He ought to know better than to quarrel with such a fellow.
Kötü gün için tedbir almak akıllıca.It is wise to provide against a rainy day.
O,açık ara farkla sınıfın en akıllı öğrencisidir.He is by far the cleverest student in the class.
O, sınıftaki herhangi bir diğer çocuk kadar akıllıdır.He is as smart as any other boy in the class.
O sınıfındaki herhangi biri kadar akıllıdır.He is as smart as any in his class.
O, sınıf arkadaşlarından herhangi biri kadar akıllıdır.He is as clever as any of his classmates.
Oraya yalnız gitmeyecek kadar akıllıdır.He knows better than to go there alone.
Böyle bir şey söylemeyecek kadar akıllıydı.He knew better than to say such a thing.
Böyle bir şeye inanmayacak kadar akıllıdır.He knows better than to believe such a thing.
Böyle bir iddiayı ortaya atmayacak kadar akıllı.He knows better than to make such a claim.
O, yakışıklı ve akıllıdır.He is handsome and clever.
O Bob'tan daha akıllı ve daha dikkatli.He is wiser and more careful than Bob.
O oldukça akıllı bir adamdır.He is quite a clever man.
O iyi görünümlü ve akıllıdır.He is good-looking and smart.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
O,ağabeyinden daha az akıllıdır.He is less clever than his elder brother.
Onun akıllı olması onun dürüst olduğu anlamına gelmez.Just because he's wise doesn't mean that he's honest.
O bilgeden daha akıllı.He is more clever than wise.
O, akıllı bir çocuğa benziyor.He looks like a clever boy.
O akıllıca davrandı.He has acted wisely.
O,şimdi daha yaşlı ve daha akıllıdır.He is older and wiser now.
O, kesinlikle akıllıdır.He certainly is smart.
Patronuyla döğüşmeyecek kadar akıllı.He knows better than to fight with his boss.
Teklifi kabul etmenin akıllıca olduğunu düşünüyordu.He deemed it wise to accept the offer.
O akıllı değil.He's not all there.
O akıllıdır.He has a good brain.
O akıllı bir çocuk.He is an intelligent boy.
Onunla tartışmayacak kadar akıllı.He knows better than to argue with her.
Onunla evlenmeyecek kadar akıllı.He knows better than to marry her.
Kendisi bunu bilmeyecek kadar akıllıdır.He is too wise not to know that.
O, babasından daha az akıllı değil.He is no less wise than his father.
O akıllı, daha da fazlası dürüst ve dakik.He is smart, and what is more, honest and punctual.
Akıllı bir çocuğa benzemiyordu.He didn't look like a clever boy.
Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.It was wise of you to keep away from him.
Onun akıllılığı sık sık beni şaşırtır.Her cleverness often amazes me.

İlgili Sayfalar