Ana içeriğe geç
Sözlük

akılcılık ile cümle

akılcılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
18
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Akılcılık Batı'nın tekelinde değildir.There is no cloister on the western side.
Akılcılık, insan eylemlerinde nedenselliği temel alır.Ein Missbrauch der Vernunft im Dienste menschlicher Wünsche.
Akılcılık, rasyonel olmanın niteliği ya da halidir - yani, akla dayalı ya da akla uygunluk.Être bon, c'est être une personne intelligente ou raisonnable avec des pensées intelligentes ou raisonnables.
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.La controversia era que el Cristianismo aún tenía que aceptar el concepto de divorcio.
Peter Joseph bunun konularının insan davranışları, teknoloji ve akılcılık olacağını ifade etmiştir.Frère Roger, l'Europa ha bisogno di voi, delle vostre idee, della vostra forza.
Akılcılık Batı'nın tekelinde değildir.ولكن هذا الاختراع لم ينقل للغرب.
Realist akımlar ve akılcılık akımları bunda etkili olmuştur.Het idealistische geloof en de praktische rede zouden daarbij moeten samenwerken.
Bu nedenle akılcılık yaklaşımına karşıdır.Zapominano przy tym o zdrowym rozsądku.
Bu nedenle akılcılık yaklaşımına karşıdır.K., Rozprava proti metodě.
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.Doctrina sa va fi în concurență cu creștinismul, față de care a avut o atitudine critică.
Akılcılık Batı'nın tekelinde değildir.נוהג זה אינו רווח עוד בעולם המערבי.
Gnostisizm ise Hristiyan dogmatizmine akılcılık yaklaşımını benimseyerek karşı koymuştur.Както по-горе се отбеляза, отношението на мандейството към християнството е твърде отрицателно.
İkinci problem, akılcılıktan uzaklaşma durumunu doğuran gösterişe yenik düşülmesidir.Drugi čimbenik je potpuni izostanak osjećaja krivnje.
Akılcılık, insan eylemlerinde nedenselliği temel alır.Motivatsioon Motivatsioon on inimese kõigi tegevuste aluseks.
Akılcılık, rasyonel olmanın niteliği ya da halidir - yani, akla dayalı ya da akla uygunluk.Kujukesed on realistlikud või idealiseeritud/lihtsustatud, sõltuvalt looja oskustest või kavatsustest.
Poussin imkansızı başarmış gözüküyor, akılcılıktan yola çıkarak şiirsel ve ideal olanı yansıtabilmiş.Donc Poussin a accompli ce qui semble d'être presque impossible. Il a crée la poésie du rationnel, de l'idéal.
Poussin imkansızı başarmış gözüküyor, akılcılıktan yola çıkarak şiirsel ve ideal olanı yansıtabilmiş.Poussinovi se podařilo, co se zdá skoro nemožné. Dokázal vytvořit poezii i z racionalismu a ideálu.
Poussin imkansızı başarmış gözüküyor, akılcılıktan yola çıkarak şiirsel ve ideal olanı yansıtabilmiş.أنجز بوسين ما يبدو من المستحيل إنجازه. ألف الشعر للخروج من العقلانية، ومن االمثالية.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod