Ana içeriğe geç
Sözlük

akıcılık ile cümle

akıcılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İngilizcede akıcılık bir zorunluluktur.Fluency in English is a must.
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.Bill spoke Japanese with surprising fluency.
İngilizce akıcılık bugün çok pazarlanabilir bir yetenektir.Fluency in English is a very marketable skill today.
Bay Sano büyük bir akıcılık ile Fransızca konuşuyor.Mr Sano speaks French with great fluency.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.One is that Frito-Lay figured out this liquidity thing with their consumer.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.The liquidity is not an extra juice squirted out by the H2O molecules.
[1] Akıcılık, hastanın spontane konuşmasını gözlemleyerek değerlendirilir.[1] Fluency is assessed by observing the patient’s spontaneous speech.
Eserlerindeki sadelik ve akıcılık bu bir edebiyat eğitimi almamasından ileri geldiği düşünülebilir.Los estudios genéticos y lingüísticos desmienten la exactitud de tales aseveraciones.
Nodar Dumbadze'nin yapıtlarında yalınlık, akıcılık, mizah, hüzün dikkat çeker.La casa di Grifondoro (Gryffindor in inglese) richiede coraggio, audacia e nobiltà d'animo.
Eserlerindeki sadelik ve akıcılık bu bir edebiyat eğitimi almamasından ileri geldiği düşünülebilir.Ovšem jeho špatný zdravotní stav i jeho lenost mu zabrání vytvořit literární dílo.
Serbest dalışta akıcılık sağlar.以自由傳教隱藏反清事業。
Kopernik’in Latince ve Almancayı aynı akıcılıkla konuşabildiği kabul ediliyor.Коперник говори латински, немски и полски език с еднаква лекота.
Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.A folyékonyság nem egy, a H2O molekulák által kifreccsentett melléknedv.
Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.A liquidez não é sumo extra que esguicha das moléculas de H2O.
Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Det flytande tillståndet är inte någon extra juice som sprutas ut av H2O-molekylerna.
Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.L'état liquide n'est pas une qualité supplémentaire qui surgirait des molécules d'H2O.
Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Vloeibaarheid is geen extra sapje dat de H2O-moleculen aanmaken.
Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Течността не е първичен сок, изстискан от молекулите на H2O.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Een ervan is dat Frito-Lay zich bewust werd van dat liquiditeits-ding van hun klanten.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Firma Frito-Lay zaobserwował taką płynną zmienność u swoich klientów.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Frito-Lay haben dieses Liquiditäts-Ding bei ihren Konsumenten herausgefunden.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Frito-Lay, por ejemplo, supo entender este problema de liquidez de sus consumidores.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.하나는 프리토레이(주:미국의 대형 스넥회사)가 소비자들의 유동성으로의 변화를 알아낸 것이죠.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.La première est que Frito-Lay ait compris cette liquidité chez leurs consommateurs.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Una è che Frito-Lay si è resa conto di questa cosa della liquidità con i suoi consumatori.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Unul ar fi ca Frito-Lay a intrevazut acest aspect al lichiditatii la consumatorul lor.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Ένα είναι πως η Φρίτο-Λέι ανακάλυψε αυτό το στοιχείο της ρευστότητας στους πελάτες της.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Едното е, че "Фрито-Лей" са измислили това нещо за "течното състояние" със своя консуматор.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.Например, компания Frito-Lay поняла одну вещь об изменчивости их потребителей.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.האחד, חברת 'פריטו-ליי' הגתה את עניין הנזילות הזה עם צרכניה.
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.أحدها أن "فريتو- لاي" قد عرفوا سر السيولة مع زبائنهم
Biri, Frito-Lay'in tüketicilerdeki bu akıcılık olayını farketmesi.消費者の流動性について 発見をしました 消費者が持つお金は
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Die Flüssigkeit ist kein Extra-Saft, die die H2O-Moleküle herausspritzen.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Kapalnost není žádná bonusová šťáva vystříknutá molekulami H2O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.안 그래요? 유동성은 물 분자가 밖으로 뿜어내는
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Kvapalnosť nie je žiadna šťava navyše, vystrieknutá molekulami H2O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.La liquidità non è un succo extra schizzato fuori dalle molecole di H2O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Lichiditatea nu e o substanță adițională ce țâșnește din moleculele de H2O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Likviditet er ikke en ekstra saft sprøjtet ud af H2O molekylerne.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Nestemäisyys ei ole mitään H2O-molekyylien purskauttamaa ylijäämämehua.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Stan ciekły to nie nadmiar soku tryskający z cząsteczek wody.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Trạng thái lỏng không phải là nước ép thừa được phun ra từ những phân tử H2O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Η ρευστότητα δεν απορρέει επιπλέον από τα μόρια της ένωσης Υδρογόνου 2 και Οξυγόνου.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Жидкая вода — это не какая-то особая сущность молекул H₂O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.Рідкий стан - це не якийсь сік, що його виробляють молекули H2O.
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.נכון? הנזילות אינה עוד נוזל שניתז החוצה
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.صحيح؟ السيولة ليست عصير زائد متدفق
Değil mi? Akıcılık, H2O molekülleri tarafından ekstra su fışkırtılan bir şey değil.放出しているわけではなく
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod