Ana içeriğe geç
Sözlük

akı ile cümle

akı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom akıllıca kararlar alır.Tom makes smart decisions.
Tom bir akıllı adam.Tom is a smart man.
O, akıllı bir hareket miydi?Was that a smart move?
O akıllı bir hareketti.It was a smart move.
Tom akıcı bir fransızca konuşuru.Tom is a fluent French speaker.
O belirsiz bir süre için bir akıl hastanesine gönderildi.She was sent to a psychiatric hospital for an indefinite period of time.
Akıl hastalığı herkesi etkileyebilir.Mental illness can affect anyone.
Akıcı bir şekilde Interlingua dilini konuşabilir.She speaks Interlingua fluently.
Bilgisayarlar neden bu kadar akıllı? Çünkü onlar anakartlarını dinliyorlar.Why are computers so intelligent? Because they listen to their motherboards.
Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.Begging from unknown entities isn't wise.
Keşke İngilizceyi senin kadar akıcı konuşabilsem!I wish I could speak English as fluently as you!
Birçok insan daha yaşlıdır ama daha akıllı değil.Many people are older, but not wiser.
Akıllı insanlar çok küçük bir azınlık ise insan için umut nedir?What is the hope for humankind if the smart people are a very small minority?
Tom'un hayali Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilmekti.Tom's dream was to be able to speak French fluently.
Gerçekten akıcı bir biçimde Fransızca konuşabilmek istiyorum.I really want to be able to speak French fluently.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen bir arkadaşım var.I have a friend who can speak French fluently.
Tom benden daha akıcı şekilde Fransızca konuşabilir.Tom can speak French more fluently than me.
Oldukça akıcı şekilde Fransızca konuşuyor gibi görünüyorsun.You seem to speak French fairly fluently.
Tom Mary'nin ne kadar akıllı olduğunu fark etmiyor.Tom doesn't realize how smart Mary is.
Keşke akıcı şekilde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French fluently.
Tom'dan daha akıllı olduğunu düşünüyor musun?Do you think you're smarter than Tom?
Tom akıl almaz derecede aptalca bir şey yaptı.Tom did something incredibly stupid.
Sen kesinlikle Tom'dan daha akıllısın.You're definitely smarter than Tom.
Akıcı bir biçimde Fransızca konuşuyor gibi görünüyorsun.You seem to speak French fluently.
O akıllıca bir karar olurdu.That would be a wise decision.
Bu sadece akıllı bir tahmindi.It was just an educated guess.
Fransızcayı akıcı bir biçimde konuşuyor musun?Do you speak French fluently?
Birçok yabancı dilden az biraz anlarım, ama hiçbirinde akıcı değilim.I know bits and pieces of many foreign languages, but am fluent in none.
Damarlarımda kahramanların kanı akıyor.The blood of heroes flows in my veins.
Tehlikeli bir suçlu, akıl hastanesinden kaçtı.A dangerous criminal has escaped from the insane asylum.
Tom akıllı bir oğlan.Tom is a clever boy.
Dünya üzerinde akıllı yaşam var mıdır?Is there intelligent life on Earth?
Tom çok akıllı bir çocuk.Tom is a very clever boy.
Sen çok akıllı bir kişi gibi görünüyorsun.You seem like a very smart person.
O, geçerli Fransızca konuşuyor ama o anlaşılır biçimde Almancada daha akıcı.He speaks passable French, but he is clearly more fluent in German.
Çok çabuk yaşlanıyor, çok geç akıllanıyoruz.We're too soon old, too late smart.
Tom sınıfımızdaki en akıllı kişi.Tom is the smartest one in our class.
O oldukça akıllı ama çok kendine güvenen.He's pretty wise but too self-confident.
Eğer İngilizceyi benim kadar akıcı konuşmak istiyorsan, benim kadar çok şey öğrenmelisin.If you want to speak English as fluently as me, you must learn as much as I did.
Keşke senin kadar akıcı İngilizce konuşabilsem.I wish I could speak English as fluently as you.
Keşke senin kadar akıcı biçimde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French as fluently as you.
Fransızcayı akıcı biçimde konuşurum.I speak French fluently.
Japoncayı akıcı şekilde konuşur musun?Do you speak Japanese fluently?
Bu apaçık o, bir yarım akıllı, sadece ona bakıyor.It's obvious he's a half-wit, just looking at him.
Ortam akışını dinlemeyi severim.I like to listen to podcasts.
Bu, akıllı insanların yaptığıdır.That's what smart people do.
Akıllı hayvanlar insanlara yardım edebilir.Intelligent animals can help people.
Bu nehrin akış hızlıdır.The flow of this river is fast.
Daha iyisini bilecek kadar akıllı olduğunu düşündüm.I thought that you were smart enough to know better.
Akıllı bir lider diğerlerini ne zaman dinleyeceğini bilir.A wise leader knows when to listen to others.
Akıllı bir lider ne zaman okuyacağını bilir.A wise leader knows when to listen.
Kleopatra çok akıllıydı. O en az dokuz dil konuşuyordu.Cleopatra was very smart. She spoke at least nine languages.
Bir zamanlar senin eski öğrencilerin seni akıl hocaları olarak seçtiklerini biliyorsun.You know your old once students less and less choose you as their mentor.
Ben Tom'un gerçekten akıllı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is really smart.
Tom'un çok akıllı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is very smart.
O zamanlar Fransızcada çok akıcı değildim.I wasn't very fluent in French back then.
Tom akıllı bir adamdır.Tom is a wise man.
Papağanlar çok akıllı kuşlardır.Parrots are very smart birds.
Tom'un iyi bir akıl hocası vardı.Tom had a good mentor.
Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş.Use your head to save your heels.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod