Ana içeriğe geç
Sözlük

akı ile cümle

akı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O akıcı Rusça konuşuyor ya da en azından onun bana söylediği buydu.He speaks fluent Russian, or at least that's what he told me.
Bu çok akıllıca değil.That's not very wise.
Daha akıllı olmak istiyorum.I want to become smarter.
Akıllı olduğumu düşünüyor musun?Do you think I'm smart?
Üç ay içinde akıcı şekilde Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Üç ay sonra akıcı Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Bunu her zaman akılda tut.Always keep that in mind.
Ben kendimi Fransızcada oldukça akıcı düşünüyorum.I consider myself fairly fluent in French.
Sen akıllı bir dedektifsin.You're a smart investigator.
Öğretmenlerin her zaman senin akıllı olduğunu söylerdi.Your teachers have always said that you were smart.
Her yıl binlerce turist bu tapınağa akın eder.Thousands of tourists flock to this temple every year.
Tom bir akıl hastanesine götürüldü.Tom was taken to a psychiatric hospital.
Tom gerçekten akıllı.Tom is really smart.
Bir nakit akışı sorunumuz var.We've got a cash flow problem.
Dan Linda'yı akıl hastanesine geri göndermekle tehdit etti.Dan threatened to send Linda back to the mental hospital.
Benim hayalim, akıcı bir şekilde Çince konuşmak.My dream is to speak Chinese fluently.
Tom ana akım müzikleri dinlemez.Tom doesn't listen to mainstream music.
Bu akıl yürütme ile ilgili temel bir hatadır.This is an elementary error of reasoning.
Tom'un ailesinde akıl sağlığı sorunları olan birkaç kişi vardır.Tom has several people in his family with mental health issues.
Tom, Mary'den daha akıllıdır.Tom is more intelligent than Mary.
Çoğu Avrupalının problemi meditasyon yapmadıklarıdır. Onların akılları karışıktır.The problem with many Europeans is that they do not meditate. Their minds are messy.
Bunun akıllıca olduğuna emin misin?Are you sure that's wise?
O çok akılsız olurdu.That would be very unwise.
O akıllıca bir tedbirdi.It was a wise precaution.
Tom başka birinden daha akıllı.Tom is smarter than anyone else.
Tom sınıfımızdaki başka bir öğrenciden daha akıllı.Tom is smarter than any other student in our class.
Tom sınıfımızdaki diğer tüm öğrencilerden daha akıllı.Tom is smarter than any other student in our class.
Tom tatlı, akıllı ve yakışıklıdır.Tom is sweet, smart, and handsome.
O pek akıllıca değildi.That wasn't very clever.
Tom ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.Tom and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
O akıllı ve kardeşi de akıllı.He's clever, and so is his brother.
Tom çok akıllı bir adam.Tom is a very intelligent man.
Tom Mary'den çok daha akıllı, sanırım.Tom is a lot smarter than Mary, I think.
Yemin ediyorum ki iki ay içinde İspanyolcada akıcı olacağım!I'm going to be fluent in Spanish in two months, I swear!
Tom oldukça tahsilliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.
Tom oldukça eğitimliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.
Meryem makyajını yenilemek için akıllı telefonunu ayna olarak kullandı.Mary used her smartphone as a mirror to touch-up her makeup.
Köpekler akıllıdır.Dogs are smart.
Tom tanıdığım en akıllı kişi.Tom is the smartest person I know.
Irmak güneybatı yönünde denize akıyor.The river flows southwest to the sea.
Onu bir akıl hastanesinde koy!Put him in a psychiatric hospital!
Akıntıya karşı yüzmek çok zordu.It was very difficult to swim against the current.
Onlarca dili akıcı olarak konuşan insanlar beni şaşırtır.People who speak dozens of languages fluently astonish me.
Kendini akıllı kabul ediyor musun, Caty?Do you consider yourself wise, Caty?
Onların hepsi kahrolası akıl hastası.They're all fucking mental.
Akıl sağlığımı kaybediyorum sandım.I thought I was losing my sanity.
Akıllı bir düşman aptal bir arkadaştan daha iyidir.A man with an intelligent enemy is better off than someone with a stupid friend.
Tom çok akıllıdır.Tom has a lot of brains.
Tom Fransızca, İngilizce ve Almanca'da akıcıdır.Tom is fluent in French, English and German.
Aslında o akıllıca bir fikir.Actually that's a smart idea.
Akıllıca bir karar değildi.It wasn't a smart decision.
Fransızcada akıcı mısın?Are you fluent in French?
Bu akıllı bir seçimdi.It was a smart choice.
O çok akıllıydı.That was very clever.
O, akıllı olurdu.That would be wise.
O akıllara durgunluk verendi.It was mind-blowing.
Akıl yaşla gelir.Wisdom comes with age.
Zaten daha akıllı hissediyorum.I feel smarter already.
Ben akıl almaz derecede şanslıydım.I was incredibly lucky.
Tom benim akıl hocamdı.Tom was my mentor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod