akışkan ile cümle
akışkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.엽록체 안에 있지만, 틸라코이드 안에 있는 액체들에서 말입니다.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.W płynnym wnętrzu chloroplastów, poza tylakoidami.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.В рідкому середовищі, всередині хлоропластів, але за межами тикалоїду.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.И флуидът в хлоропласта, но извън тилакоида.
Kesinlikle. Yeniden o tür akışkan görünümlü, uzun eğrilerden oluşan hat Siena resminin karakteristiğidir.Ancora, c'è quel tipo di linea liquida, ondulata, lunga e curvilinea che è caratteristica dei dipinti senesi.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Cela entre dans un autre état appelé superfluide.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Det kommer in i ett nytt materietillstånd som kallas supravätska.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Entra en un nuevo estado de la materia llamado superfluido.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Es erreicht einen neuen Zustand der Materie, den man Supraflüssigkeit nennt.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Het gaat over naar een nieuwe fase, zogenaamde superfluïditeit.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Intră într-o altă stare a materiei numită superfluid.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.'초유동체'라는 새로운 물질 상태에 접어들게 되죠.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Nó đi vào một trạng thái mới được gọi là trạng thái siêu lỏng (superfluid).
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Si entra in un nuovo stato della materia chiamato superfluido.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Tomuto novému skupenství se říká supratekutost.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Εισέρχεται σε μια νέα κατάσταση της ύλης που ονομάζεται υπερρευστό.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Влиза в ново състояние на материята, наречена суперфлуид.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.Материя перейдёт в новое состояние, называемое сверхтекучим.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.זה עובר למצב צבירה הקרוי נוזל-על.
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.انها تدخل حاله جديده تسمى السائل الهلامي
Maddenin, "tam akışkan" olarak adlandırılan yeni bir haline girer.原子は固有の特徴を失い
Muhtemelen bir akışkanın ne olduğuna dair bir fikriniz vardır.Peut-être que tu connais déjà un petit peu au propos du sujet.
Muhtemelen bir akışkanın ne olduğuna dair bir fikriniz vardır.Pravděpodobně již máte představu, co to tekutina je.
Muhtemelen bir akışkanın ne olduğuna dair bir fikriniz vardır.אתם וודאי יודעים מה זה זורמים,
Muhtemelen bir akışkanın ne olduğuna dair bir fikriniz vardır.ربما لديك فكرة عن ماهية الموائع
Muhtemelen bir akışkanın ne olduğuna dair bir fikriniz vardır.でも、今日は物理的な点から考えてみよう。
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.예를 들어, 만약 초유동체에 빛을 투과시키면 초유동체가 광자의 속도를 느리게 만들 수 있습니다. 시간당 60km 까지 말이죠.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.Als je licht door een superfluïde laat schijnen, kan het de fotonen vertragen tot 60 km per uur.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.De exemplu, dacă emiţi lumină prin superfluid, acesta poate încetini fotonii la 60 de km/oră.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.Gdy skierujemy na nią światło może ona spowolnić fotony do 60 km/h.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.Například, pokud svítíte skrz supratekutinu, je schopná zpomalit fotony na rychlost 60 kilometrů za hodinu.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.Per esempio, se illuminate un superfluido, questo è in grado di rallentare i fotoni a 60 chilometri orari.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.Till exempel, om man lyser genom en supravätska, så kan det bromsa fotoner ner till 60 kilometer i timmen.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.Например, ако прокарате светлина през суперфлуида, тя е в състояние да забави фотоните до 60 км в час.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.לדוגמה, אם מעבירים אור דרך נוזל-על, הוא מסוגל להאט את מהירות הפוטונים ל-60 קמ"ש.
Örneğin; bir tam akışkana doğru ışık saçarsanız, fotonlar saatte 60 kilometreye kadar yavaşlatılabilir.光子のスピードを 時速60kmまで落とせます 光子のスピードを 時速60kmまで落とせます
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Bon, parlons-nous des fluides.
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Lad os lære noget om fluidum
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Pojďme se naučit něco o tekutinách.
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Tarkastellaan hieman nesteitä
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Teraz nauczymy się czegoś o płynach
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Vamos aprender um pouco a respeito de fluidos
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.Нека научим нещо за флуидите.
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.בואו נלמד קצת על זורמים.
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.بسم الله الرحمن الرحيم...... دعونا نتعلم القليل عن الموائع
Şimdi de biraz akışkanlar hakkında bilgi edinelim.みんな流体についてのイメージは持ってるよね。
- - Şimdilik sadece akışkanlara odaklanacağız.Ambos adoptam la forma del recipiente que los contiene.
Şimdilik sadece akışkanlara odaklanacağız.N'importe la force out la pression que tu exerces, de n'importe quelle côté.
Şimdilik sadece akışkanlara odaklanacağız.Toto bola celkom dobrá pracovná definícia tekutín.
Şimdilik sadece akışkanlara odaklanacağız.נשתמש בזה ונתמקד כעת בנוזלים,
Şimdilik sadece akışkanlara odaklanacağız.يمكننا استخدامه. وسوف نركز الآن على
Tabi su yerine herhangi bir akışkanı tercih edebiliriz. -אנליטית, ונמצא למה שווה הלחץ כלשהו מתחת למים,
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.Các chất siêu lỏng là một trong những thứ mong manh nhất mà chúng tôi đã từng khám phá.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.I superfluidi sono una delle cose più fragili che siano mai state scoperte.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.초유동체는 지금껏 우리가 발견한 물질 중 가장 섬세한 물질입니다.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.Les superfluides sont l'une des choses les plus fragiles que nous ayons jamais découvertes.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.Los superfluidos son una de las cosas más frágiles que jamás hayamos descubierto.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.Nadciecze to najmniej trwale rzeczy, jakie kiedykolwiek odkryliśmy.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.Superfluidele sunt printre cele mai fragile lucruri descoperite.
Tam akışkanlar şimdiye kadar keşfedilen en hassas şeylerden biridir.Superfluïden zijn één van de fragielste ontdekkingen ooit.