akışkan ile cümle

akışkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.Καταρχήν, είναι ένα πολύ απλό υγρό.
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.Все начинается с простой жидкости.
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.Може да започнем с много прост флуид.
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.Усе це утворюється з дуже простого середовища.
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.בתור התחלה יש פשוט נוזל.
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.فهي سائل بسيط جدا في البداية.
Burada, başlamak için çok basit bir akışkan var.普通の物質も暗黒物質もあります
Buradaki amaç yeni bir tercüme arayüzü ve zamanlama arayüzü yaratarak, çalışmanızı daha akışkan hale getirmek.Mon nom est Dean.
Buraya bir silindir çiziyorum.Silindirin içine bir akışkan madde koyalım.Tady jsem nakreslil válec a v tom válci máme nějakou tekutinu
Buraya bir silindir çiziyorum.Silindirin içine bir akışkan madde koyalım.ציירתי כאן גליל שבתוכו יש זורם
Dolayısıyla, pozitif yüklü nesnelerin aşırı elektriksel akışkan yükü yoktu, işin aslı elektron azlığı vardı.Astfel, corpurile încărcate pozitiv nu au fluid electric peste limită, de fapt, duc lipsă de electroni.
Dolayısıyla, pozitif yüklü nesnelerin aşırı elektriksel akışkan yükü yoktu, işin aslı elektron azlığı vardı.그래서 양극으로 충전된 물체들은 전기 유체를 많이 갖고 있는 게 아니라 실제로는 전자가 모자랍니다.
Dolayısıyla, pozitif yüklü nesnelerin aşırı elektriksel akışkan yükü yoktu, işin aslı elektron azlığı vardı.על כן, לחפצים בעלי מטען חיובי אין עודף של הנוזל החשמלי, למעשה חסרים להם אלקטרונים.
Dolayısıyla, pozitif yüklü nesnelerin aşırı elektriksel akışkan yükü yoktu, işin aslı elektron azlığı vardı.لذا، فالأجسام المشحونة إيجابيًّا ليس لديها فائضٌ من السوائل الكهربائيّة، فعليًّا لديها نقصٌ في الإلكترونات
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Dával jsi jí energii své křehké mysli.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Energiákat adtál át neki a törékeny elmédből.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Ii transmiteai fluide din mintea ta fragila.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Przekazywałeś jej fluidy pochodzące z twojego słabego umysłu.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Tu stavi dando a lei fluidi che venivano dalla tua mente fragile.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Vous lui passiez des fluides issus de votre esprit fragilisé.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Της δίνατε ρευστά που προέρχονταν από το ευπαθές μυαλό σας.
Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Вы передавали ей флюиды, исходящие из вашего больного сознания.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.그렇지만 저희가 발견한 건 사람들은 3차원 모델의 유동성을 좋아한다는 것입니다.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Ale odkryliśmy, że ludzie lubią płynność modelu 3D.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Azt vettük észre, hogy igazán szeretik a 3D modell fluiditását.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Ma abbiamo scoperto che piacce la fluidità del modello 3D.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Mais nous avons découvert qu'ils aimaient la fluidité du modèle 3D.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Men houdt blijkbaar vooral van de vlotheid van het 3D-model.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Nhưng những gì chúng tôi thấy là họ rất thích sự linh động của mô hình 3 chiều.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Wir fanden heraus, dass sie die fließende Bewegung dieses 3-D-Modells mögen.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Αλλά αυτό που βρήκαμε είναι ότι τους αρέσει η ρευστότητα του τρισδιάστατου μοντέλου.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Виявилось, що плавність трьохвимірної моделі дає дуже хороший ефект.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.Оказалось, что плавность трёхмерной модели даёт очень хороший эффект.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.אבל מה שמצאנו זה שהם אוהבים את הזרימה של המודל התלת מימדי.
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.ولكن ما وجدناه أنهم حبون سلاسة النموذج الثلاثي الأبعاد
Fakat bulduğumuz şey, onların 3 boyutlu modelin akışkanlığından hoşlanmalarıydı.子供でもXBoxのようなゲームのコントローラーで操作できます
Franklin'in elektriksel akışkan akışı,프랭클린이 말한 전기 유체의 흐름을 지키고,
Franklin'in elektriksel akışkan akışı,שמרו על זרימת הנוזל החשמלי של פרנקלין,
Franklin'in elektriksel akışkan akışı,ظلَّ تدفق السيّالة الكهربائيّة لفرانكلين،
Hasta, hasta bakacak mı? Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Anh đã truyền sang cô ấy tinh chất của 1 tâm trí yếu đuối.
Hasta, hasta bakacak mı? Eğer ona izin verirseniz. Senin zayıf zihninden gelen akışkanlara izin verirsen...Du hast ihr aus deinem geschwächten Geist kommende Fluida übertragen.
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.A tohle je kapalina, ne jenom tekutina.
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.Ja tämä on nestettä ja mikä on nesteen tärkeä ominaisuus?
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.Og dette er væske, og ikke bare et generelt fluidum, og hvad var det vigtige med væsker?
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz. Sıvıların sıkıştırılamayacağını biliyoruz.Om vi nu pressar på ballongen på alla sidor, kan vi inte förändra vattnets volyma.
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.Tento objekt je naplnený kvapalinou, nie iba tekutinou.
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.И това е течност, не просто флуид. И какво е важното относно течностите?
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.זה נוזל. מה הדבר החשוב בנוזל?
Herhangi bir akışkan değil bir sıvıyla dolduruyoruz.وهذا السائل, ليس فقط مائع, ولكن ما يهمنا عنه
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.Er nahm an, dass es eine Substanz gab, die er "elektrische Flüssigkeit" nannte und die alle gemein haben.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.그는 모든 사물에 공통적으로 어떤 물질이 있다고 가정했고 그 물질을 "전기 유체" 라고 불렀습니다.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.llamada "fluido eléctrico" común a todas las cosas.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.Ông giả thiết có một chất ông gọi là "chất lỏng điện" (electrical fluid) bình thường như bao vật khác.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.Suppose l'esistenza di una sostanza che chiamò "fluido elettrico" comune a tutte le cose.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.Υπέθεσε ότι υπήρχε μια κοινή σε όλα τα πράγματα ουσία την οποία αποκάλεσε το "ηλεκτρικό ρευστό".
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi."электрическая жидкость", как он его назвал, которое одинаково для всех вещей.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.הוא שער כי קיים חומר לו הוא קרא "הנוזל החשמלי", והוא משותף לכל הדברים.
Her varlıkta ortak olarak bulunan bir bileşen olduğunu varsaydı ve buna "elektriksel akışkan" dedi.افترض أنّ هناك مادةٌ دعاها "السيّالة الكهربائيّة"، والتي هي شائعةٌ لجميع الأشياء
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.Dan cairan di dalam kloroplas, tetapi di luar thylacoid Anda.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.En el fluido que está dentro del cloroplasto pero afuera del tilacoide.

İlgili Sayfalar