Ana içeriğe geç
Sözlük

akış ile cümle

akış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Flödet lyder under mäktiga lagar- -som vi inte ens kan förstå.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Flödet lyder under så mäktiga lagar- -att vi inte ens kan föreställa oss dem.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Il flusso del mondo segue leggi così grandi, che non possiamo neanche immaginarle.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Il flusso del mondo segue leggi così grandi, che non possiamo nemmeno immaginarle.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Nurt świata rządzi się prawami, których sobie nawet nie wyobrażamy.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Nurt świata rządzi się prawami tak wielkimi, że trudno je sobie nawet wyobrazić.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.O fluxo deste mundo segue leis tão grandiosas que nem as conseguimos imaginar.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.O fluxo deste mundo segue leis tão grandiosas que nem conseguimos imaginá-las.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Strømmen adlyder love - - så mægtige, at vi ikke kan forstå dem.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Strømmen adlyder mægtige love. Vi kan ikke forestille os dem.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Virta noudattaa niin suuria lakeja- -että emme osaa kuvitellakaan niitä.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Οι νόμοι της ροής αυτού του κόσμου είναι τόσο σπουδαίοι, που δεν μπορούμε καν να τους φανταστούμε.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Οι νόμοι της ροής του κόσμου είναι τόσο σπουδαίοι, που δεν μπορούμε καν να τους φανταστούμε.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Течение мира идёт по таким великим законам, что мы их и представить себе не можем.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Течение этого мира идёт по таким великим законам, что их и представить себе нельзя.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Als dat gebeurt wordt de bloedaanvoer naar verderop aanzienlijk minder.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.E quando isso ocorre, você está cancelando o fluxo sanguíneo a partir da obstrução.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller. Kesebilir bile.A dokonce může dojít k tomu, že buňky za blokádou nebudou dostávat žádný kyslík.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Khi điều này xảy ra, dòng lưu thông của máy đến các phần khác cuối nguồn bị suy kiệt/
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.이런 일이 일어나면 아래로 내려가는 혈액의 흐름을 상당히 막게 되는 거죠.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Quand cela arrive, vous appauvrissez significativement le flux sanguin en aval de cet endroit.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Wenn das passiert, wird der Blutfluß signifikant vermindert, in den abhängigen Gebieten flußabwärts.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Zmniejszenie światła naczynia, powoduje znaczne ograniczenie dopływu krwi poniżej przeszkody.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Когато това се случи, кръвният поток надолу е лишен от достатъчно кръв.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.عندما يحدث هذا، فإنك حقاً تستنزف تدفق الدم في هذا التيار من هناك.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.血管が閉じてしまい、下流の細胞に酸素がいきわたらない
Bu durumda para akışı ne şekilde oluyor biraz düşünelim, bu önemli.Dôležité je rozumieť ako prúdia peniaze.
Bu durumda para akışı ne şekilde oluyor biraz düşünelim, bu önemli.Důležité je rozumět jak proudí peníze.
Bu durumda para akışı ne şekilde oluyor biraz düşünelim, bu önemli.そして、今、彼らが、事業体の中で販売する時に、
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.Heutzutage führen viele Flüsse weniger Wasser. Manche trocknen ganz aus.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.오늘날 많은 큰 강의 강물이 감소했습니다. 어떤 강은 갑자기 말라버리기도 합니다.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.Ngày nay, nhiều sông lớn đã bị mất dòng chảy. Một số còn khô cạn hoàn toàn.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.Oggi, molti grandi fiumi hanno ridotto il loro flusso. Alcuni si sono prosciugati del tutto.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.W wielu głównych rzekach spadł przepływ. Niektóre całkowicie wyschły.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.У многих рек сократился расход. Некоторые полностью высохли.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.ההשקיה היא ניצול המים הגדול ביותר עלי-אדמות. אנו משתמשים ב-2,800 מ"ק מים להשקיית יבולים בכל שנה.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.اليوم، العديد من الأنهر قد نقص صبيبها. وبعضها جف بالفعل.
Bugün, Bir çok büyük nehir akışını azalttılar. bazıları hep beraber kurudular.完全に干上がったものもある アラル海はもはや砂漠に
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Artera voastră hepatica se ramifică din aceasta pentru a duce fluxul sanguin la ficat.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Cabang arteri hepatika Anda dari ini untuk mendapatkan aliran darah ke hati.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.이 간동맥 가지는 간을 향해 흐르는 피를 연결하는 거에요
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Ramas de la arteria hepática fuera de esto para obtener el flujo de sangre al hígado.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Sua artéria hepática se ramifica para fornecer sangue para o fígado.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Tętnica wątrobowa odgałęzia się od pnia trzewnego, żeby doprowadzić krew do wątroby.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Печеночная артерия отходит от этого места, чтобы доставить кровь к печени.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Печінкова артерія відходить від цього місця, щоб доправити кров до печінки.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Та, чернодробната артерия се разклонява от тук, за да достави кръв до черния дроб.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.זה העורק שמוביל לכבד. העורק ההֵפָּטי - עורק הכבד.
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.فروع الشريان الكبدي الخاص بك الخروج من هذا للحصول على تدفق الدم للكبد.
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.하지만 적혈구 내의 헤모글라빈 저장소를 적혈구로 포장을 시키면 혈류가 훨씬 더 원활하게 되겠지요
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.Pakowanie hemoglobiny do wnętrza erytrocytów pozwala utrzymać prawidłowy przepływ krwi.
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.ההמוגלובין בתוך המיכלים, בתוך תאי הדם האדומים זה מה מאפשר לדם
Bu kaplar içinde, kırmızı içinde hemoglobin kan hücreleri, kan ne sağlar akış çok daha iyi.الهيموغلوبين داخل هذه الحاويات، داخل اللون الأحمر خلايا الدم، ما يسمح الدم للقيام تدفق أفضل بكثير.
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Ceci contrôle si les informations de scan contenues dans les flux vidéo MPEG-2 doivent être mises à jour.
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Detta styr om avsökningsdata som finns i MPEG- 2 videoströmmar ska uppdateras.
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Dette styrer om afsøgningsdata som findes i MPEG- 2 videostrømme skal opdateres.
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Dit bepaalt of de gegevensleesinformatie die in de MPEG-2-video zit bijgewerkt moet worden.
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Esto controla si actualizar la información de los datos extraídos contenida en las secuencias de vídeo MPEG-2.
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Ez határozza meg, hogy frissíteni kell- e az MPEG- 2 videófolyamokban levő keresési információkat
Bu, MPEG- 2 video akışında yer alan tarama veri bilgisinin güncellenip güncellenmeyeceğini kontrol eder.Legt fest, ob Scandaten-Information, die in den MPEG2-Videoströmen enthalten sind, aktualisiert werden sollen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod