Ana içeriğe geç
Sözlük

akış ile cümle

akış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Họ muốn trở thành một phần của dòng chảy thông tin.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Ils veulent prendre part au flot d'information.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.정보 전달의 흐름 속에 하나가 되고 싶어 하는 것 뿐 입니다.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Mereka mau jadi bagian dr arus informasi.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Quieren ser parte de ese flujo de información.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Sie wollen ein Teil dieses Informationsflusses sein.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Vogliono far parte del flusso di informazione.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Vor să fie parte a acelui flux de informaţie.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Ze willen deel uitmaken van de informatiestroom.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Θέλουν να είναι μέρος της ροής των πληροφοριών.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Искат да са част от информационния поток.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.Они хотят быть частью потока информации.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.הם רוצים לקחת חלק בזרימת המידע.
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.يريدون أن يكونوا جزءا من تدفق المعلومات
Bilgi akışının bir parçası olmak istiyorlar.つまり創造の担い手が
"Bilirsin işte, gelir akışı. Fiyat hakkındadır."수익원을 가격, 즉 고객에게 부과하는
"Bilirsin işte, gelir akışı. Fiyat hakkındadır."تعلمون تدفق الإيرادات يتعلق بالسعر،
"Bilirsin işte, gelir akışı. Fiyat hakkındadır.""つまり顧客に求める金額"というもの
"Bilirsin işte, gelir akışı.Wiesz, to źródła przychodów.
"Bilirsin işte, gelir akışı.Ya saben, fuentes de ingresos.
"Bilirsin işte, gelir akışı.Ви знаєте, потік прибутку.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Et fluidum er alt hvad som indtager den form som dens beholder har
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir. Örneğin, elimde cam bir küre olsun.Neste ottaa säiliönsä muodon esimerkiksi jos minulla on lasinen pallo
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Tekutina je čokoľvek, čo zaujme tvar nádoby, v ktorej sa nachádza.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Tekutina je něco, co zaujme tvar nádoby, ve které se nachází.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Un fluide est une matière qui prend la même forme que son récipient.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Zatem płyn zawsze przybiera kształt naczynia w którym się znajduje
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Флуидът е нещо, което заема формата на съда си.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.זורמים הם משהו שמקבל את הצורה של הכלי המכיל אותו.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.إذاً المائع: هو اى شئ يأخذ شكل الإناء الذى يوضع فيه
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.例えば、ここにガラスの球面があったとして、
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.E isso de repente caiu na circulação. Em especial para o fator de coagulação do sangue.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.In het bijzonder voor de stollingsfactor in het bloed...
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Jde o velice trombogenní materiál. Trombogenní se zdá být nóbl slovíčkem.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Jetzt ist er plötzlich dem Blutfluss ausgesetz, insbesonders den Gerinnungsfaktoren des Blutes.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.이제 이것들이 혈액으로 퍼져 나옵니다. 자세히는 혈액의 응고요소에 노출됩니다.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Tất cả đột nhiện bộc lộ ra ngay dòng lưu thông của máu, nhất là tiếp xúc với yếu tố đông máu trong máu.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.Имайте предвид свойството на кръвта да се съсирва.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine..באופן פתאומי הוא נחשף עכשיו לזרם דם.ובמיוחד לגורמי קרישה בדם
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.إنها الآن معرضة لتدفق الدم فجأة. وبالتحديد تكون معرّضة لعامل التخثر في الدم.
Bir anda kan akışına mağruz kaldı, özellikle pıhtılaşma faktörlerine.これは血栓の形成にとても意味のあるものだ。Thrombogenic、面白い言葉だ
Birçok kişi akış ile uyum içinde olmanın nasıl hissettirdiğini bilir.La inteligencia intuitiva del corazón.
Bir daha söyleyeyim. Gelir akışlarından bahsetmiştik.Permítanme que lo repita: solo hablamos de las fuentes de ingresos.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Bạn đang nghe và nhìn luồng điện từ với các đường kẻ.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.De fapt auzim şi vedem fluxul electronilor cu liniile.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.De hecho, están viendo y escuchando el flujo de electrones al fluir con las líneas.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Je hoort en ziet hoe het electron meevloeit met de lijnen.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.실제로 전자가 이 선을 따라 흐르는 것을 보고 들을 수 있습니다.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Můžete vidět a slyšet, jak se elektron pohybuje.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Sie hören und sehen praktisch die Elektronen entlang der Linien fliessen.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Słyszymy i widzimy w liniach przepływ elektronów.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.State ascoltando e vedendo l'elettrone scorrere lungo le linee.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Ténylegesen hallható és látható, amint az elektron a pályákon mozog.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Vous entendez et voyez l'électron flotter avec les lignes.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Βλέπετε και ακούτε τις πραγματικές ροές του ηλεκτρονίου με τις γραμμές.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Всъщност чувате и виждате как електронът се движи с линиите.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Електронний потік фактично чутний і видимий в лініях.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Электронный поток фактически слышен и виден в линиях.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.אתם שומעים ורואים את זרימת האלקטרון בקווים.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.في الواقع أنكم تسمعون وتشاهدون سريان الإلكترون مع الخطوط.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akış ile cümle - Sayfa 35 - akış kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App