akışı ile cümle
akışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuFilen eller strömmens tidslängd
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuFilen eller strømmens varighed
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Egenskab der viser filen eller strømmens tidsmæssige længde.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Egenskap som visar filens eller strömmens tidslängd.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Eigenschap die de tijdsduur van het bestand of de stream toont.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.„ Länge“ zeigt die Abspieldauer der Datei oder des Streams an.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Propiedad que muestra la duración del archivo o flujo de datos.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Proprietà che visualizza la durata del file o del flusso.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Propriété qui affiche la durée du fichier ou du flux.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Uma propriedade que mostra o tamanho em termos de tempo do ficheiro ou transmissão.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Vlastnost, která zobrazuje časovou délku souboru nebo streamu.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Właściwość pokazująca długość pliku
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Ιδιότητα που εμφανίζει τη διάρκεια του αρχείου ή της ροής.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Властивість, що показує тривалість відтворення файла або потоку.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.Свойство, указывающее время воспроизведения файла или потока.
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.מאפיין אשר מציג את האורך של הקובץ או זרם השידור
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğunu gösterme özelliği.ファイルまたはストリームの長さを示すプロパティ。
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuTijdsduur van het bestand of de stream
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuZeigt die Abspieldauer der Datei oder des Streams an
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuΔιάρκεια του αρχείου ή της ροής
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuПродолжительность файла или потока
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuТривалість відтворення файла або потоку
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuהאורך של הקובץ או זרם השידור
Bu dosya ya da akışın zaman uzunluğuファイルまたはストリームの長さ
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Esta tatuagem condiz com o fluxo de alcaestria da minha terra.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Este tatuaje casa con el flujo de alkahestry de mi país.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Questo tatuaggio corrisponde al flusso di alkahestry dal mio paese.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Tatoveringen flyder sammen med alkahestryen fra mit land.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Tatueringen flyter samman med alkahestryn från mitt land.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Tatuointi sopii yhteen maani alkahestryn virran kanssa.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Ten tatuaż odnosi się do alkahestrii znanej w moim kraju.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Αυτό το τατουάζ ταιριάζει με την αλκαεστρία της πατρίδας μου.
Bu dövme, ülkemin alkahestry'sinin akışıyla eşleşiyor.Эта татуировка - пара потоку алкагестрии с моей земли.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.El flujo de este mundo sigue leyes tan increíbles que no podemos ni imaginarlas.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.El flujo de este mundo sigue reglas tan increíbles, que no podemos ni imaginarlas.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Emme osaa edes kuvitella maailman virran mahtavia lakeja.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Flödet lyder under mäktiga lagar- -som vi inte ens kan förstå.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Flödet lyder under så mäktiga lagar- -att vi inte ens kan föreställa oss dem.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Il flusso del mondo segue leggi così grandi, che non possiamo neanche immaginarle.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Il flusso del mondo segue leggi così grandi, che non possiamo nemmeno immaginarle.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Nurt świata rządzi się prawami, których sobie nawet nie wyobrażamy.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Nurt świata rządzi się prawami tak wielkimi, że trudno je sobie nawet wyobrazić.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.O fluxo deste mundo segue leis tão grandiosas que nem as conseguimos imaginar.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.O fluxo deste mundo segue leis tão grandiosas que nem conseguimos imaginá-las.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Strømmen adlyder love - - så mægtige, at vi ikke kan forstå dem.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Strømmen adlyder mægtige love. Vi kan ikke forestille os dem.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Virta noudattaa niin suuria lakeja- -että emme osaa kuvitellakaan niitä.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Οι νόμοι της ροής αυτού του κόσμου είναι τόσο σπουδαίοι, που δεν μπορούμε καν να τους φανταστούμε.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Οι νόμοι της ροής του κόσμου είναι τόσο σπουδαίοι, που δεν μπορούμε καν να τους φανταστούμε.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Течение мира идёт по таким великим законам, что мы их и представить себе не можем.
Bu dünyanın akışı öyle büyük yasalara uyuyor ki, hayal bile edemeyiz.Течение этого мира идёт по таким великим законам, что их и представить себе нельзя.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Als dat gebeurt wordt de bloedaanvoer naar verderop aanzienlijk minder.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.E quando isso ocorre, você está cancelando o fluxo sanguíneo a partir da obstrução.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller. Kesebilir bile.A dokonce může dojít k tomu, že buňky za blokádou nebudou dostávat žádný kyslík.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Khi điều này xảy ra, dòng lưu thông của máy đến các phần khác cuối nguồn bị suy kiệt/
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.이런 일이 일어나면 아래로 내려가는 혈액의 흐름을 상당히 막게 되는 거죠.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Quand cela arrive, vous appauvrissez significativement le flux sanguin en aval de cet endroit.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Wenn das passiert, wird der Blutfluß signifikant vermindert, in den abhängigen Gebieten flußabwärts.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Zmniejszenie światła naczynia, powoduje znaczne ograniczenie dopływu krwi poniżej przeszkody.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Когато това се случи, кръвният поток надолу е лишен от достатъчно кръв.