akışı ile cümle
akışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
VideoLAN: Açık kaynak kodlu medya oynatıcısı ve akışı sunucusu.VideoLAN: מפעיל מדיה קוד פתוח ושרת הזרמה.
Bu, üretim iş akışını düzleştirir ve yükü azaltır.זה כמובן מייעל את שטף העבודה ומגדיל את ההספק.
Hava girişinin kesilmesiyle birlikte sıvı akışı da durur.המצוף המונע כניסת מים חוסם גם את כניסת האוויר.
Böylece önceki sayfadaki akışın devamı olduğu belirtilmiş olur.בודקים שוב אם מישהו עבר את המכסה בעקבות ביצוע השלב הקודם.
Fotoğraf akışı.Виж снимката.
Ayrıca Simlerin modları da oyun akışını değiştirebilir.Настроенията на симовете също се променят по време на игра.
Öğrenimini, hayatının akışını şekillendiren o çok sevdiği müzik üzerine yapar.Дори преди да ви познавам, вашата музика ме направи ентусиазирана към вас.
Böylelikle devrede akım akışı sağlanır.В такъв случай течността е от полза.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Течност от кръвния поток изтича през стените на малките кръвоносни съдове в телесните кухини.
05:30 saat lav akışı uzun sürdü.Между 2 и 5 май се наблюдават киселинни дъждове.
Onların da tutarsız ve belirsiz taleplere daha gelişmiş bilgi ve ürün akışı kurarak uyması gerekir.За получаване на изискванията е нужно ясно и задълбочено познание за продуктите, които ще се развиват.
Bilinç akışı (psikoloji) - psikolojide.Идентификация (психология) – понятие в психологията Идентификация – опознаване в криминалистиката.
x264, görüntü akışını H.264/MPEG-4 AVC formatında çözümlemek için yazılmış bir yazılım kütüphanesidir.x264 е безплатен енкодер за кодиране на H.264/AVC видео.
Lastoursville'den Ndjole'ye kadar, Ogooue Nehri hızlı akışı nedeniyle gemi trafiğine uygun değildir.Od Lastoursvillea do Ndjole, rijeka nije plovna zbog brzaca.
Bu nedenle, gen akışı, bir popülasyon veya tür için yeni bir varyasyon kaynağı teşkil edebilir.Zbog toga može biti izvor varijacije koja je nova u populaciji ili vrsti.
Elektrik akımına zıt yönde hareket eden elektronların akışı gibi aynı etkiye sahiptir.Ona će, dakle, biti istog smjera kao struja koja se prekida.
Canlı yayın akışı Yahoo!Rio Grande u međumrežnoj bazi filmova IMDb-a Yahoo!
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.Život preživjelih u zatvoru postao je relativno miran.
Hikâyenin akışında, Benjamin'in fiziksel gelişimi başlar.Benjamin se s vremenom počinje fizički pomlađivati.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Mnogo je faktora koji utječu na stopu genskog toka između različitih populacija.
Buna ek olarak ısının akışı üzerine analitik çalışmalar yapılmıştır.U bliskoj budućnosti očekuje se i proučavanje gravitacijskih valova.
Proxima Centauri b, ana yıldızından Dünya'ın Güneş'ten aldığı Güneş akısının %65'ini alır.Proksima b prima od zvijezde oko 65% količine ozračenja što prima Zemlja od Sunca.
Atlantik Okyanusu Okyanus su akışıSjevernoatlantska meridijanska obrtajuća struja
Kanalda belli bir yayın akışı bulunmamaktadır.One su pokazale kako na planetu ne postoji mreža kanala.
1.Yıldızların uzaya yaydıkları ışık akısı her yıldızda farklı farklıdır.Vzdialenosť jednotlivých hviezd od seba vo vesmíre je rôzna.
x264, görüntü akışını H.264/MPEG-4 AVC formatında çözümlemek için yazılmış bir yazılım kütüphanesidir.x264 je slobodná knižnica pre enkódovanie videa podľa štandardu H.264/MPEG-4 AVC.
Başarının bir sonucu olarak Marvel Comics, karakter için bir elektronik oyunlar akışına yetki verdi.Vďaka jej komerčnému úspechu sa Epic Games rozhodli vytvoriť niečo podobné.
Wordsworth'a göre şiir duyguların akışıdır.Múdrosť sa podľa Wordswortha rodí v básnikovej obrazotvornosti.
Katı maddedeki elektrik akışı tipik olarak çok yavaştır.Tok telovej tekutiny je veľmi pomalý.
Ama bu dersin akışını bozmadı.Ani toto nebezpečenstvo ju však neodradilo od vyučovania.
14 Kasım 2009'da CryEngine 3 motoru geliştiricilere ticaret akışı ile kullanılabilir hale geldi.Od 14. októbra 2009 je CryEngine 3 k dispozícii pre vývojárov.
Ancak bu mektup tarihin akışını değiştiremeyecektir.Efektívne, cestovateľ nebude schopný zmeniť históriu zo stavu v akom ju našiel.
İş Akışı, tasarımınız içerisinde bulunan öğelerin bir iş içerisinde bulunabileceği durumları gösterir.Vraví, že počas počúvania skladieb objavuje niektoré nápady, s ktorými by sa dalo niečo robiť.
Kronik bronşit de normal hava akışı ile gerçekleşebilir ve bu durumda KOAH olarak sınıflandırılmaz.Kronični bronhitis se lahko javlja ob normalnem pretoku zraka in v tem primeru ni razvrščen kot KOPB.
1947'de Tiffeneau ve Pinelli hava akışının prensiplerini açıkladı.Tiffeneau in Pinelli sta leta 1947 opisala načela za merjenje pretoka zraka.
Hızlı enformasyon akışı.Hiter prenos podatkov.
Ancak onun spirometresi hava akışını değil, sadece hacmi ölçüyordu.Njegov spirometer je sicer lahko meril samo prostornino, ne pa pretoka zraka.
Krizin oluşumunu engellemedeki önemli bir unsur doğru ve yeterli bilgi akışının sağlanmasıdır.Učinkoviti vzrok tvori nujni pojav, če so zadovoljeni potrebni in zadostni pogoji.
Amerikan altınının İspanya'ya akışı ile külçeci politika İspanya ekonomisinin çökmesine sebep olmuştur.Španski dvor je zaradi uvoza zlata iz Amerike bogatel in razkošno živel, Španija pa je gospodarsko propadala.
Yayın akışının tamamı spor programları ve canlı spor yayınları üzerinedir.Vsebinski del dopolnjujejo prenosi v živo in arhiv športnih dogodkov.
Teşhis, zayıf hava akışını kontrol eden akciğer fonksiyon testleri ile anlaşılır.Diagnozo postavimo na osnovi slabega pretoka zraka, ki se meri s testi pljučne funkcije.
Bu bariyerler tek başına tüm gen akışını engelleyemeyebilir.Tokovi lave sami ne morejo pojasniti vseh gravitacijskih tvorb.
Çoğu olumsuz eleştiri ise oyunun yavaş akışı ve kararsız zorluğu ile ilgiliydi.Žaidimo siužetas dažnai sulaukė kritikos dėl per didelio sudėtingumo ir žanrui netinkamo niūrumo.
Nakit akışı beyanı gelir beyanından farklıdır zira alacaklardan ziyade sadece eldeki nakit parayı bildirir.Sužinoti, kiek yra piniginėje pinigų, tereikia juos suskaičiuoti.
Böylelikle devrede akım akışı sağlanır.Tokiu būdu gauname impulso laikinę gaubtinę.
Ancak savaşın akışı içerisinde esas güç Josip Broz Tito'nun Komünist Partizanlar'ının eline geçti.Karo metu dalis makedonų parėmė Josipo Broz Tito komunistų partizanus.
Ancak Ricciardo, saatlik benzin akışı kurallarını ihlal ettiği gerekçesi ile diskalifiye edildi.Ricciardo buvo diskvalifikuotas paaiškėjus, kad jo automobilis viršijo leidžiamą valandinį kuro srautą.
Trafik akışı çoğunlukla temel kurallara göre düzenlenir.Prekybinis importas paprastai reglamentuojamas įvairiais muito įstatymais.
05:30 saat lav akışı uzun sürdü.8:58:00 Tiiva temperatuur hakkas tavapäraselt langema.
Bu, üretim iş akışını düzleştirir ve yükü azaltır.See aga halvendab energiatõhusust ja lühendab tööiga.
Şelale yönteminde proje akışı bir sonraki safhaya geçiş yönündedir.Selle toiminguga liigub trummelsalv järgmise padruni juurde.
AP, cell içinde yöneticidir ve network içindeki trafik akışını kontrol eder.OSS juhib ja monitoorib tervet GSM-võrku ning kontrollib liiklust tugijaama süsteemis.
Kontrol akışı – Çalışma sırasının tanımı.Liikumise kontroll – kuidas on korraldatud liikumise kontroll.
Fotometri Işık akısı Elektromanyetik spektrumSoojuskiirgus Ööbinokkel Elektromagnetspekter
Her bir Ölüm Yadigarı'nın şekil, işlev ve amacı kitap akışı boyunca açığa çıkmıştır.Nii et igasugune kontrollimine, leiutamine ja avastamine põhineb vormi seaduspärasustel.
Zamanın akışından sorumludur.Ajastust haldab protsessor.
Bilinç akışı (psikoloji) - psikolojide.Tunnetus ehk kognitsioon on psühholoogias ...
Işık akısı GözValguse täielik sisepeegeldumine
Atlantik Okyanusu Okyanus su akışıAtlandi ookeani ületus
2008'de yüzleştiğimiz problemlerden biri bilgi akışı eksiğiydi.2008년에 우리가 겪었던 문제중 하나는 정보의 흐름이 원활하지 않다는 것이었습니다.