akışı ile cümle
akışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Olayların akışına göre hareket edelim.Let's play it by ear.
Bu yol üzerinde sürekli bir trafik akışı vardır.There is a constant flow of traffic on this road.
Şimdi olayların akışı değişti.Now the shoe is on the other foot.
Trafik akışında bir kesinti yoktu.There was no gap in the stream of traffic.
Tanaka öğretim tarihinin akışına aykırıdır.Tanaka's teaching goes against the stream of history.
Onun gözlerinden sonsuz bir gözyaşı akışı düştü.An endless flow of tears fell from her eyes.
Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
Vanayı çevirerek su akışını kontrol etmeye çalış.Try to check the flow of water by turning the valve.
Kan akışı genellikle sabit ve süreklidir.The blood stream is usually constant and continuous.
Malazgirt Savaşı, Anadolu tarihinin akışını değiştirdi.Battle of Manzikert changed the course of the history of Anatolia.
Mississippi deltası tarihin akışı boyunca büyük ölçüde şekiş değiştirdi.The Mississippi delta has changed shape drastically over the course of its history.
Nakit akışı sorunumuz var.We have a cash flow problem.
Bu yeni fikirlerin bir akışını getiren bir şeydi.It was something which brought a stream of new ideas.
Bir nakit akışı sorunumuz var.We've got a cash flow problem.
Ortam akışını dinlemeyi severim.I like to listen to podcasts.
Genişleyen kaldırımlar trafiğin akışını yavaşlatıyor.Curb extensions force traffic to slow down.
Bu normal bir iş akışıdır.This is a normal workflow.
Müthiş bir nakit akışı problemimiz var.We have a tremendous cash flow problem.
Mutluluk iyi bir hayat akışıdır.Happiness is a good flow of life.
Sami su akışını takip etti.Sami followed the water downstream.
Bernoulli ve Euler beraber çalışarak sıvıların akışı hakkında daha çok keşifte bulunmaya çalıştılar.Together Bernoulli and Euler tried to discover more about the flow of fluids.
2 sene önce doğru zamanın geldiğini hissettim ve olayları akışına bıraktım." demiştir.2 years ago I felt the right time was coming and I let the events flow."
Cox şarkı yazma tekniğini "otomatik ya da bilinç akışı" olarak tanımlamaktadır.Cox describes his mode of songwriting as 'automatic or stream-of-consciousness'.
Fakat güneş nötrino akışı teorik olarak beklenen değerin bir kısmıydı.But the solar neutrino flux was a fraction of its theoretically expected value.
Yönetiminin genel akışı oldukça barışçıl geçti.The general tenor of his rule was quite peaceful.
Tipik bir durum da, her bir ses ve video için bir stream akışı bulunmaktadır.In the typical case, there is one media stream each for audio and video.
Dört radyo akışına sahiptir (her iki kara delik ikişer tane).It has four radio jets (two from each accreting black hole).
Başarının bir sonucu olarak Marvel Comics, karakter için bir elektronik oyunlar akışına yetki verdi.As a result of the success, Marvel Comics licensed the character into a stream of electronic games.
İnsan kanının ince tüpler içindeki akışı ile ilgileniyordu.He was interested in the flow of human blood in narrow tubes.
Yani tüm ifade "zamanın akışı" anlamına gelmektedir.So the whole phrase would mean "the flow of time".
Özellikle, Xbox Video şimdi yerleşik video akışı destekleyir.Notably, Xbox Video now has built-in support for video streaming.
Gen akışının varlığı ya da yokluğu, evrimin gidişini temelden değiştirir.The presence or absence of gene flow fundamentally changes the course of evolution.
Kendi veri akışının iletimi RTSP protokolünün görevi değildir.The transmission of streaming data itself is not a task of RTSP.
Yeni arteriyel yollarda, trafik akışını artırmak için kesişimler sıklıkla azaltılır.For new arterial roads, intersections are often reduced to increase traffic flow.
Gen akışının önündeki engeller, her zaman fiziksel olmayabilir.Barriers to gene flow need not always be physical.
TDS'nin daha egzotik ve zararlı unsurları, yüzey akışından kaynaklanan pestisitlerdir.More exotic and harmful elements of TDS are pesticides arising from surface runoff.
Kronik bronşit de normal hava akışı ile gerçekleşebilir ve bu durumda KOAH olarak sınıflandırılmaz.Chronic bronchitis may occur with normal airflow and in this situation it is not classified as COPD.
1947'de Tiffeneau ve Pinelli hava akışının prensiplerini açıkladı.Tiffeneau and Pinelli in 1947 described the principles of measuring airflow.
Lastoursville'den Ndjole'ye kadar, Ogooue Nehri hızlı akışı nedeniyle gemi trafiğine uygun değildir.From Lastoursville until Ndjole, the Ogooué is non-navigable due to rapids.
Bu gerçek hayat akışı sorunlarını çözme öngörülebilir gelecekte türbülans modellerini gerektirir.Solving these real-life flow problems requires turbulence models for the foreseeable future.
Seçenekler, İş Akışı oluşturulduğunda veya İş Akışı çalıştırıldığında ayarlanabilir.Options can be set when the Workflow is created or when the Workflow is run.
2007 yazında Apple, YouTube videolarının akışını ekleyerek bir güncelleme yayınladı.In the summer of 2007, Apple released an update adding streaming of YouTube videos.
Ayrıca veri akışı için bir Tekrarlayıcı olarak görür.It also acts as a repeater for the data flow.
17 Kasım 1960'ta ise normal yayın akışına geçilir.On November 17, 1960, the station has been switched to normal broadcasting.
Kan damarları normal sinir fonksiyonuna, sinirler ise yeterli kan akışına bağlıdır.Blood vessels depend on normal nerve function, and nerves depend on adequate blood flow.
Suların akışına hükmederler; sular onların müdahalesiyle hızlı veya yavaş akar.They may carry the water in pots on their heads or load them onto donkeys.
Eylemler, bir İş Akışı'nda birbirine bağlanır.The actions are linked together in a Workflow.
Yalnızca bu genişlemeden ötürü olan astronomik nesnelerin devinimi, Hubble akışı olarak bilinir.The motion of astronomical objects due solely to this expansion is known as the Hubble flow.
Bu klasör bulunduğu zaman içindeki veri dosyası yüklenir ve video akışı başlar.When this folder is located, the data file within it is loaded, and video streaming begins.
Bunlara güneş rüzgarı, kozmik radyasyon, nükleer reaktörler içindeki nötron akısı da dahildir.This includes solar wind, cosmic radiation, and neutron flux in nuclear reactors.
Plan (P): İş akışına karar vermek, belirlemek.Plan (Pn): deciding on a course of action.
Gen akışı, yeni genetik varyantları diğer popülasyonlara da yayarak bu süreci yavaşlatabilir.Gene flow may slow this process by spreading the new genetic variants also to the other populations.
Boşver, akışına bırak her şeyi.Jerry: Look, just forget the whole thing.
Bir kullanıcının ana sayfası, Rehber'in fotoğraflarının akışını 2/3 ekran boyutunda içerir.A user's homepage contains a stream of their Contacts' photos at 2/3 screensize.
Xbox 360 film ve müzik video indirme yanı sıra Zune Pass akışı sunuyor.The Xbox 360 offers movie and music video downloads, as well as Zune Pass streaming.
MasterCard ve Visa da Wikileaks'e para akışının önünü kesti.In response Mastercard blocked payments to WikiLeaks.
İlke 2 Sorunları yüzeye çıkarmak için devamlı bir süreç akışı oluşturun.Principle 2 Create a continuous process flow to bring problems to the surface.
Bu nedenle oyun geliştiriciler de projelerine akışın unsurlarını entegre etmeye çalışmaktadır.As such, game designers strive to integrate flow principles into their projects.
Mısır, Sicilya, Tunus ve Kuzey Afrika'nın alınması devamlı bir hububat akışı sağlamıştı.The annexation of Egypt, Sicily and Tunisia in North Africa provided a continuous supply of grains.
Kontrol akışı – Çalışma sırasının tanımı.Injury time: see stoppage time.