ajan ile cümle

ajan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ajansların çoğu, 1994–95 yılında, Brüksel’deki Avrupa Konseyinin bir kararından sonra faaliyete geçmiştir.Väčšina z nich začala svoju činnosť v rokoch 1994 – 1995 na základe rozhodnutia Európskej rady v Bruseli.
Ajansların çoğu, 1994–95 yılında, Brüksel’deki Avrupa Konseyinin bir kararından sonra faaliyete geçmiştir.Většina z nich zahájila činnost v letech 1994–1995, po rozhodnutí Evropské rady v Bruselu.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Az egyes szervezetek célkitűzései számosak és sokfélék.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Cele poszczególnych agencji są liczne i różnorodne.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Ces dernières seront établies en 2004 ou en 2005.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Cíle, které jednotlivé agentury sledují, jsou početné a různorodé.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Gli obiettivi delle singole agenzie sono numerosi e diversifi cati.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Jednotlivé agentúry majú mnoho rozličných cieľov.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Obiectivele agenţiilor sunt numeroase şi variate.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Οι σκοpiοί των µεµονωµένων οργανισµών είναι piολλοί και piοικίλοι.
Ajansların her birinin amaçları çok ve çeşitlidir.Целите на отделните агенции са многобройни и разнообразни.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.A Agência está empenhada numa boa gestão dos recursos afectados à sua vastíssima agenda ambiental.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Agencja dąży do oszczędnej realizacji olbrzymiego harmonogramu działań w zakresie ochrony środowiska.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Europeiska miljöbyrån strävar efter att erbjuda valuta för pengarna inom ramen för en enorm miljödagordning.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.V agentuře usilujeme o to, abychom celé obrovské agendě životního prostředí poskytli náležitou hodnotu.
Ajans’ta, çok kapsamlı bir çevre gündemi kapsamında paranın karşılığını verme çabası içindeyiz.Ympäristökeskus pyrkii tuottamaan rahalle vastinetta koko laajan ympäristökentän alueella.
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.Byłem na zakupach, jak to mam w zwyczaju, i znalazełm nielegalną kopię oficjalnej gejowskiej agendy.
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.Estaba de compras, como suelo hacer, y me topé con una copia ilegal de la agenda oficial gay.
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.그러다 굉장한 일이 일어났습니다 하루는 맨날 하듯이 쇼핑을 하고 있었는데 '공식 게이 아젠다'의 해적판을 발견한 겁니다
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.Sen så hände något underbart:
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.אבל אז קרה משהו נפלא:
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.ولكن حدث شيءٌ رائعٌ بعد ذلك ، كنتُ أتسوق ، كما تعودت لقد حصلتُ على نسخةٍ مهربةٍ من أجندات مثليي الجنس.
Alışveriş yapıyordum, her zamanki gibi, ve "gay ajandası"nın bir kopyasına denk geldim.偶然にもゲイアジェンダの海賊版に出会ったんです その時 思ったんです 存在しないと思っていたけれど ー
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Aber sie enthalten auch ein chelatbildendes Mittel.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var. Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Но они также содержат хелатообразователь и имеют высокую питательную ценность в отличии от чипсов.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Dar contin si un compus chelatic.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.De van bennük egy kelátképző anyag is.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.그런데, 거기에는 킬레이트 시약이 함유되어 있어요.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Ma al loro interno è contenuto anche un agente chelante.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Maar ze hebben ook een chemische bindstof in zich.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Mais ils contiennent aussi un agent chélateur.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Mas também contêm um agente quelante.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Nhưng chúng cũng bao gồm chất xử lý kim loại nặng trong chúng
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Pero también contienen un agente químico.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Zawarty jest w nich również czynnik chelatujący.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Έχουν επίσης, ένα χειλικό στοιχείο μέσα τους.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Те също съдържат хелатинов агент.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.ויש בהם גם קלאטורים.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.ولكن بها أيضا مركبات كيميائيه.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.栄養学的にも餌として適しています
Ama işte burada. "Gay ajandası".하지만 이게 바로 '게이 어젠다'이라는 군요
Ama işte burada. "Gay ajandası".Nhưng đấy là nó, luật về người đồng tính.
Ama işte burada. "Gay ajandası".Вот она какая, гей программа.
Ama işte burada. "Gay ajandası".ولكن هاهي. أجندات مثليي الجنس.
Ama işte burada. "Gay ajandası".安全な異性愛の生活に逃げてください
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Azt mondják, ők tudták, mit csinálnak, amikor megírták az alkotmányt -- a meleg összeesküvést, ha úgy tetszik.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.De mensen die wisten wat ze deden toen ze de Grondwet opschreven. Of de homoseksuele agenda, als je wil.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.그분들이 우리가 '게이 어젠다'라고 부르는 헌법을 제정했을 때 대충 하지는 않았을 겁니다
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Lidé, kteří, jak říkáme, věděli, co dělají, když psali Ústavu, homosexuální agendu, pokud chcete.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Ludzie, którzy wiedzieli co robią pisząc konstytucję, czy, inaczej, gejowską agendę.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Oamenii care, spunem noi, știau ce făceau când au scris Constituția - agenda gay, dacă vreți.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.Οι άνθρωποι που, λέμε, ήξεραν τι έκαναν όταν συνέτασσαν το Σύνταγμα - την ατζέντα των γκέι, αν θέλετε.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.האנשים שלטענתנו ידעו מה הם עושים כשכתבו את החוקה, את האג'נדה של הגייז, אם תרצו.
Anayasayı --ya da isterseniz gay ajandası deyin -- yazarken ne yaptıkların bilen insanlar.ゲイアジェンダと言ってもいいですよ その努力が無視されているわけです
Ancak, genel olarak bir ajansın çalışmasına temel oluşturan bir dizi umumi hedefler bulunmaktadır:Přesto zde však existuje řada obecných cílů, které jsou základem činnosti každé agentury jako celku:
Ancak, genel olarak bir ajansın çalışmasına temel oluşturan bir dizi umumi hedefler bulunmaktadır:Cu toate acestea, există câteva obiective generale care stau la baza întregii activităţi a fiecărei agenţii:
Ancak, genel olarak bir ajansın çalışmasına temel oluşturan bir dizi umumi hedefler bulunmaktadır:Existuje však viacero všeobecných cieľov, ktoré sú základom činnosti agentúry ako celku:
Ancak, genel olarak bir ajansın çalışmasına temel oluşturan bir dizi umumi hedefler bulunmaktadır:Niemniej, istnieje wiele generalnych celów stanowiących fundament działania agencji jako całości:
Ancak, genel olarak bir ajansın çalışmasına temel oluşturan bir dizi umumi hedefler bulunmaktadır:Ugyanakkor az ügynökségek működése mögött egészében véve egy sor általános cél húzódik meg:
Ancak, genel olarak bir ajansın çalışmasına temel oluşturan bir dizi umumi hedefler bulunmaktadır:Ωστόσο υpiάρχουν ορισµένοι γενικοί στόχοι οι οpiοίοι διέpiουν τη λειτουργία των οργανισµών ως σύνολο:

İlgili Sayfalar