Ailesinin adının Öpüçoviç veya Cığaliç olduğu bildirilmektedir.Ši pavardė kilusi iš vyriškos giminės pavardės Poška arba Poškus.
Beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi.Buvo antruoju iš šeimos penkių vaikų.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Buvo vyriausias iš aštuonių šeimos vaikų.
On iki çocuklu ailesinin onbirinci çocuğuydu.Jis buvo dešimtasis iš 12 šeimos vaikų.
Ailesinin ona yapmadığı kalmamıştır.Savo šeimos nesukūrė.
1906 yılında babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi.1904 m. po tėvo mirties perėmė tėvų ūkį.
Hazarbeyoğlu ailesinin illegal işlerinden sorumludur.Turtingos nusikaltėlių klano šeimos gyvenimo vingrybės.
Ailesinin soyu günümüzde de devam etmektedir.Jo giminės linija tęsiasi iki šių dienų.
Yine de, Şirvanşahlar ailesinin diğer üyeleri de gömülmüştür.Bendrame kape palaidota žmona, kiti giminės nariai.
Ailesinin ve kişisel arkadaşlarının portrelerini yapmayı tercih ediyordu.Jis nutapė daug paštininko ir jo šeimos narių portretų.
Ailesinin üçüncü çocuğu idi.Jis buvo trečiasis sūnus.
1971'de Warren çifti, Perron ailesinin evinin lanetli olduğunu söyledi.1979 m. parašė Klyvlendo Dievo Motinos parapijos istoriją.
Gil: Test ailesinin komşusudur.Jis yra Bandžių šeimos tėvas.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Ükski Briti kuningliku perekonna liige laulatusel ei viibinud.
Järvenpää, Jean Sibelius ve ailesinin 1904'te eviydi.Ainola oli Jean Sibeliuse, tema abikaasa Aino Sibeliuse ja nende pere kodu 1904-1972.
Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi.Ta sündis teisena pere kaheksast lapsest.
Başlangıçta sadece Sotomayor ailesinin mülklerine sahipti.Alguses oli see Ventimiglia suguvõsa käes.
Q4, Snapdragon ailesinin ilk yongaları QSD8650 ve QSD8250 2008 yılında yapıldı.Esimesed kiibistikud QSD8250 ja QSD8650 toodi turule novembris 2007.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Seri adını Elf kraliyet ailesinin adından almıştır.Ēvele on nime saanud Höwelnite suguvõsa järgi.
Ailesinin yedinci çocuğuydu.Ta sündis pere seitsmenda pojana.
Evlenmeden önceki ismi, âilesinin soyadı "Schenk"dir.Abiellumise teel saab tuani naisabikaasa tiitli "sitti".
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.Asepresident ja tema abikaasa vahejuhtumi ajal kodus ei viibinud.
Şu anda Osmanoğlu ailesinin reisidir.Säilinud on Osmanite aegseid maju.
Fenikece, Sami Dil Ailesinin Kenan alt grubundadır ve İbraniceyle Aramiceye yakındır.Foiniikia keel oli semiidi keelte kaananiitide alamgruppi kuuluv ja lähedases suguluses heebrea keelega.
İç Avlu ya da Arka Saray imparator ve ailesinin ikametgâhıdır.Burgkrahv ehk linnusekrahv oli keisri või kuninga linnuse haldur.
Böylece ilk kez, kraliyet ailesinin bir üyesi bir futbol maçını izlemiş oldu.Lõunamere saare pärismaalane vaatab esimest korda jalgpallimängu.
Ailesinin üçüncü çocuğu idi.Ta oli oma vanemate kolmas tütar.
13 yaşındaki Malcolm, mahkeme kararıyla ailesinin parçalandığına şahit oldu.13-올해-된 말 콤 그의 가족을 분할 하는 법원으로 서 본
13 yaşındaki Malcolm, mahkeme kararıyla ailesinin parçalandığına şahit oldu.مالكوم البالغ 13 سنة من العمر شاهد كيف تم فصل عائلته من قبل المحكمة،
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Aj on chodil po cestách domu Achabovho, lebo jeho mater bola jeho radcom páchať bezbožnosť.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Anch'egli imitò la condotta della casa di Acab, perché sua madre lo consigliava ad agire da empio
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Él anduvo en los caminos de la casa de Acab, porque su madre le aconsejaba a que actuase impíamente
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.El a umblat în căile casei lui Ahab, căci mamă-sa îi dădea sfaturi nelegiuite.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Ele também andou nos caminhos da casa de Acabe, porque sua mãe era sua conselheira para proceder impiamente.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Hänkin vaelsi Ahabin suvun teitä, sillä hänen äitinsä oli häntä neuvomassa jumalattomuuteen.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Il marcha dans les voies de la maison d`Achab, car sa mère lui donnait des conseils impies.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.I on také chodil po cestách domu Achabova, nebo matka jeho nabádala jej k nepobožnosti.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.아하시야도 아합의 집 길로 행하였으니 이는 그 모친이 꾀어 악을 행하게 하였음이라
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Người cũng đi theo các đường lối của nhà A-háp vì mẹ người là kẻ bày mưu giục người làm điều ác.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Người cũng đi theo các đường_lối của nhà A-háp vì mẹ người là kẻ bày mưu giục người_làm điều ác .
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Också han vandrade på Ahabs hus' vägar, ty hans moder var hans rådgiverska i ogudaktighet.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Også han vandrede i Akabs Hus's Spor, thi hans Moder forledte ham til Ugudelighed ved sine Råd.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Også han vandret på samme veier som Akabs hus; for hans mor forførte ham med sine råd til ugudelighet.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Õ is az Akháb házának útjain jára; mert az õ anyja vala néki tanácsadója az istentelen cselekedetre.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Ook hij bewandelde de goddeloze wegen van Achab, want zijn moeder zette hem aan tot slechte daden.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Tudi on je hodil po potih hiše Ahabove, kajti mati njegova mu je bila svetovalka, da bi ravnal brezbožno.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Und er wandelte auch in den Wegen des Hauses Ahab; denn sein Mutter hielt ihn dazu, daß er gottlos war.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Он также ходил путями дома Ахавова, потому что мать его была советницею ему на беззаконные дела.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.Също и той ходи в пътищата на Ахавовия дом; защото майка му беше негова съветница в нечестието му.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.גם הוא הלך בדרכי בית אחאב כי אמו היתה יועצתו להרשיע׃
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.وهو ايضا سلك في طرق بيت اخآب لان امه كانت تشير عليه بفعل الشر.
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.亞 哈 謝 也 行 亞 哈 家 的 道 . 因 為 他 母 親 給 他 主 謀 . 使 他 行 惡
Ahazya da Ahav ailesinin yollarını izledi. Annesi onu kötülüğe itiyordu.亞哈謝 也 行亞 哈 家 的 道 . 因為 他 母親給 他 主謀 . 使 他 行惡
Ailesinin büyük bir serveti olduđunu duydum!J'ai entendu dire que sa famille est plutôt fortunée.
Ailesinin büyük bir serveti olduđunu duydum!Slyšela jsem, že jeho rodina je celkem bohatá.
Ailesinin büyük bir serveti olduđunu duydum!Я слышала, что его семья вполне обеспечена.
Ailesinin her istediğini yapan bir kız olarak yaşamak için fazla asabiyim.Én túl forróvérű vagyok ahhoz, - hogy engedelmes lányként kövessem a szüleim akaratát.
Ailesinin her istediğini yapan bir kız olarak yaşamak için fazla asabiyim.So với những cô con gái ngoan ngoãn chỉ biết nghe lời bố mẹ. - Nhiệt tình của tôi lớn lắm đấy.
Ailesinin her istediğini yapan bir kız olarak yaşamak için fazla asabiyim.Určitě jsem celá žhavá žít jako slušná dívka, která dělá pouze to, co po ní její rodiče chtějí.