Aile tartışmamız olduğunda,eşim genellikle benim değil ailesinin tarafında yer alır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Niçin? Çünkü ailesinin paraya ihtiyacı vardı. Nedeni o.Why? Because his family needed the money, that's why.
Tim, Jones'un ailesinin yüz karası.Tim is the black sheep of the Jones' family.
Yedi kişilik bir ailede en genç olan John ailesinin göz bebeğidir.John, who is the youngest in a family of seven, is the apple of his parents' eyes.
Onun ailesinin aylık 800 dolar geliri var.His family has 800 dollars coming in every month.
O hâlâ ailesinin sırtından geçiniyor.He's still sponging off his parents.
Ailesinin yanında oturuyordu.He sat surrounded by his family.
O ailesinin geçimini sağlamaktadır.He provides for his family.
O, Keio Üniversitesi'nden mezun olur olmaz ailesinin işini devraldı.As soon as he graduated from Keio University, he took over his family's business.
O, ailesinin geçimini sağlayamaz.He is unable to provide for his family.
Onun kocası Oda ailesinin bir üyesidir.Her husband is a member of the Oda family.
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.She talked on and on about her family problems.
O, ailesinin sözünü dinler.She is obedient to her parents.
Bir baba ailesinin geçimini sağlar.A father provides for his family.
Ailesinin güvenli bir şekilde geldiğini duyduğuna sevindi.His family was glad to hear that he had arrived safely.
Ailesinin çok parası yoktu.His family did not have much money.
Ailesinin dengeli bir diyet yaptığından emin.She makes sure that her family eats a balanced diet.
Tom, ailesinin yüz karasıdır.Tom is the black sheep of his family.
Tom ailesinin Boston'u ziyaret etmesi için bir ayarlama yaptı.Tom arranged for his family to visit Boston.
Bay Meier Neumann ailesinin tatil için uzakta olduğunu düşündü.Mr. Meier thought the Neumann family was away on vacation.
Anna ailesinin bilgisi olmadan evlendi.Anna got married without her parents' knowledge.
Ailesinin fazla parası yoktu.His family didn't have much money.
Kate kraliyet ailesinin tam üyesi oldu.Kate has become a full member of the royal family.
O, ailesinin evine dönecek.She will return home to her family.
O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır.He works day and night to provide for his family.
O ailesinin evinden taşındı.He moved out of his parents' place.
O, ailesinin evinden taşındı.She moved out of her parents' place.
Karısı, Castelli ailesinin bir üyesi.His wife is a member of the Castelli family.
Tom hakkında, ailesinin bile bilmediği şeyleri biliyordum.I knew things about Tom that even his parents didn't know.
Ben senin Tom'un ailesinin bir dostu olduğunu biliyorum.I know you're a friend of Tom's family.
Tom'un ailesinin ciddi para sorunları var.Tom's family has serious money problems.
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom realizes how much money his parents make?
Fıstık, baklagil veya fasulye ailesinin parçasıdır.Peanuts are part of the legume or bean family.
O, her yaz Fransa'da ailesinin evine gider.She goes to her family's home in France every summer.
Bu Tom'un ailesinin bir resmi.This is a picture of Tom's family.
Tom masasında ailesinin bir resmine sahip.Tom has a picture of his family on his desk.
Tom'un masasında ailesinin bir resmi var.Tom has a picture of his family on his desk.
Oğuz dilleri Türk dili ailesinin bir parçasıdır.Oghuz languages are part of the Turkic language family.
Tom ailesinin evinden taşındı.Tom moved out of his parents' place.
Tom'un ailesinin dağlarda evi var.Tom's family has house in the mountains.
Tom anaokulundayken, ailesinin bir resmini çizdi.When Tom was in kindergarten, he drew a picture of his family.
Tom ailesinin yarısını kaybetti.Tom lost half of his family.
Tom ailesinin geçmişini araştırırken şaşırtıcı sırlar buldu.Tom found some skeletons in the cupboard when he was researching his family history.
Dan Linda'nın ailesinin bir dostuydu.Dan has been a friend of Linda's family.
Tom bana ailesinin bir fotoğrafını gösterdi.Tom showed me a picture of his family.
Tom, ailesinin yeterli parası olmadığı için üniversiteye gidemedi.Tom couldn't go to college because his family didn't have enough money.
Tom'un ailesinin paraya ihtiyacı vardı.Tom's family needed money.
Fındık fareleri Gliridae ailesinin kemirgenleridir.Dormice are rodents of the family Gliridae.
Ebabil Apodidae ailesinin küçük bir göçmen kuşudur.The swift is a small migratory bird of the family Apodidae.
Tom Mary'ye ailesinin bir resmini gösterdi.Tom showed Mary a picture of his family.
Tom ailesinin evine gitti.Tom went to his parents' place.
Tom ailesinin nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where his family was.
Tom ailesinin Mary ile tanışmasını istedi.Tom wanted his family to meet Mary.
Fadıl da Leyla'nın ailesinin bir parçası oldu.Fadil, too, became part of Layla's family.
Sami'nin ailesinin evi bir korku evine dönüştü.Sami's family home became a house of horror.
Sami ailesinin tüm servetini kumarda kaybetti.Sami gambled away all of his family's fortune.
Tom'dan ailesinin bazı resimlerini göstermesini istedim.I asked Tom to show my some pictures of his family.
Tom bana ailesinin bazı resimlerini gösterdi.Tom showed me some pictures of his family.
Tom, ailesinin hayatı için iki ya da üç inek tuttu.Tom kept two or three cows for the sustenance of his family.
Tom, ailesinin evinde olduğunu söyledi.Tom said he was at his parents' house.