Tom Mary'nin ailesi hakkında daha fazla bilmek istedi.Tom wanted to know more about Mary's family.
Bu Tom'un ailesini gerçekten mutlu yaptı.It made Tom's family really happy.
Tom'un ailesi o eve döndüğü için mutlu.Tom's family is happy that he's back home.
Ailesi ile birlikte geri taşındı.He moved back with his parents.
Onun bir ailesi yok.He doesn't have a family.
Bir ailesi yok.She doesn't have a family.
Siz pratikte ailesiniz.You're practically family.
O, Tom'un ailesi.That's Tom's family.
Biz Tom'un ailesiyiz.We're Tom's family.
Davranışıyla bütün ailesini utandırdı.He shamed his whole family by his conduct.
Ailesine karşı çok şefkatliydi.He was very affectionate with his parents.
Böyle bir durumda, ailesine bildirin.In such a case, notify his family.
Öldüğü zaman tüm ailesi onun etrafındaydı.All his family was around him when he died.
Tom'un bir ailesi yoktu.Tom didn't have any family.
Tom'un bir ailesi yok.Tom doesn't have a family.
Tom parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.Tom lost his money, his family and his friends.
Tom hakkında, ailesinin bile bilmediği şeyleri biliyordum.I knew things about Tom that even his parents didn't know.
Tom'un ailesi Mary'yi sevdi.Tom's family loved Mary.
Tom'un ailesi beni sevdi.Tom's family loved me.
Tom'un ailesiyle ne zaman tanıştın?When did you meet Tom's family?
Tom çocukken ailesi oldukça çok gezinirdi.Tom's family moved around quite a lot when he was a kid.
O, ailesi tarafından destekleniyor.He's supported by his family.
Ben senin Tom'un ailesinin bir dostu olduğunu biliyorum.I know you're a friend of Tom's family.
Ailesiyle yaşamıyor.He doesn't live with his parents.
Onun büyük bir ailesi var mı?Does he have a big family?
Tom kendisini ailesine adadı.Tom devoted himself to his family.
Tom'un ailesi şehir dışına çıktığında Tom'un bir partisi vardı.Tom had a party when his parents were out of town.
Tom ailesi için tüm alışverişi yaptı.Tom did all the shopping for his family.
Tom ailesiyle yemeğe oturdu.Tom sat down to dinner with his family.
Tom geçen hafta sonu ailesiyle birlikteydi.Tom was with his family last weekend.
Tom Mary'yi ailesine tanıttı.Tom introduced Mary to his parents.
Tom'un ailesiyle konuşmasını istedim.I asked Tom to talk to his parents.
Tom ailesiyle birlikte yaşamıyor.Tom doesn't live with his parents.
Tom Mary'ye ailesinden bahsetti.Tom told Mary about his family.
Tom ailesi hakkında yazdı.Tom wrote about his family.
Tom'un ailesi yoktu.Tom had no family.
Tom'un bir ailesi var.Tom has a family.
O ailesi ile birlikte.He's with his parents.
Kraliyet ailesi kraliyet evinde yaşar.The royal family lives in the Royal House.
Gelecek hafta sonu Tom ve ailesiyle pikniğe gideceğim.I'll be going on a picnic with Tom and his family next weekend.
Tom ailesini tanıttı.Tom introduced his family.
Tom'un ailesine ihtiyacı var.Tom needs his family.
Tom ailesini tanıyor.Tom knows the family.
Tom, Kraliyet Ailesi'nin bir üyesi mi?Is Tom a member of the Royal Family?
Tom ailesine bakmak için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support his family.
O, güçlerini ailesinden gizli tutmak zorunda.She has to keep her powers hidden from her family.
Ailesi onun onayına inanıyordu.His parents believed in his approval.
Tanrılar Tom'u Tartarus'a sürdü ve onu ve ailesini lanetledi.The Gods banished Tom to Tartarus and cursed him and his family.
Tom'un ailesi nadiren birlikte yemek yer.Tom's family rarely eats together.
Masha ailesini bilmiyordu.Masha did not know her parents.
Tecavüz o ve ailesi için bir utançtır.Rape is a shame for her and her family.
Tom'un ailesi sık sık ayın sonuna yakın yiyeceklerini tüketir.Tom's family often runs out of food near the end of the month.
Tom'un ailesine bildirildi mi?Has Tom's family been notified?
Tom'un ailesine bildirilmesi gerekecek.Tom's family will have to be notified.
Tom'un ailesi hakkında ne biliyorsun?What do you know about Tom's family?
Tom ailesini terk etti ve Boston'a taşındı.Tom abandoned his family and moved to Boston.
Tom ailesini terk etti.Tom abandoned his family.
Tom her zaman akşam yemeğini ailesi ile birlikte yer.Tom always eats dinner with his family.
Tom bunu ailesi için yaptı.Tom did it for his family.
Tom ailesi için yapabileceğini yaptı.Tom did what he could for his family.