Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.Θα φέρει κοντά την οικογένειά σας.
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.Він збере разом усю вашу родину.
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.Он помирит всех ваших родственников.
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.Той ще събере цялото ви семейство заедно.
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.זה יקרב את כל המשפחה שלכם.
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.وكيفها انها جمعت عائلتي معاً
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.它会让你的家人都聚在一起
Bu tüm ailenizi bir araya getirecek.溢れるほどの愛情と尊敬を受け
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Állami gondozottként jogilag a kormány a szülő, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Als je in de pleegzorg zit, is de regering juridisch je ouder, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Als Pflegekind nimmt die Regierung gesetzlich den Platz der Eltern ein.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Dacă eşti copilul statului, guvernul ţi-e părinte, din punct de vedere juridic, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.정부지원을 받고 자라다 보면, 법률적으로 정부가 부모가 됩니다. 정부가 부모의 권리를 이양받는 셈이죠.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Nếu được nhận nuôi, theo lí thì nhà nước là cha mẹ, người giám hộ của anh.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Se siete a carico dello Stato, legalmente il governo è il vostro genitore, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Si estás a cargo del estado, legalmente el gobierno es tu padre, "loco parentis".
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Si vous êtes placé, légalement, le gouvernement est votre parent, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.W domu dziecka, z prawnego punktu widzenia, rząd jest twoim rodzicem, loco parentis.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Αν είσαι υπό κηδεμονία, νομικά η κυβέρνηση είναι ο γονέας σου, στη θέση του γονέα σου.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Ако си оставен под грижата на държавата тя е твоят родител.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.Если вы находитесь под опекой, по закону правительство — ваш покровитель вместо родителей.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.אם אתה יתום, מבחינה חוקית הממשלה היא ההורה שלך, במקום הוריך.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.لو كنت في الرعاية، يعني قانونياً أن الحكومه هي والديك، ولي أمرك.
Çocuk yuvasındaysanız, resmi olarak devlet sizin ebeveyniniz, ailenizdir.政府が親代わりです マーガレット・サッチャーが 私の母だったのです (笑)
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Az állam elválasztott a családodtól.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Chính quyền sẽ ép bạn ra khỏi gia đình.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.De staat haalde je weg van je familie.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.El estado te separaba de tu familia.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.정부에 의해 가족과 떨어져 지내야 했고,
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Lo stato vi separava dalla vostra famiglia.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Man wurde durch den Staat von der eigenen Familie getrennt.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.O Estado separava-a da família.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Państwo separowało ją od rodziny
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Statul te separa de familie.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Vous étiez séparée de votre famille par l'état.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Το κράτος σε έπαιρνε μακριά από την οικογένειά σου.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.Государство разлучало вас с вашей семьёй.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.И била разделяна със семейството си от държавата.
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.המדינה היתה מרחיקה אותך ממשפחתך,
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.يتم فصلك من عائلتك من قبل الدولة
Devlet tarafından ailenizden alınırdınız.家族と離されて入れられる-
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?- Ma pan rodzinę, pułkowniku?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?- Vous avez une famille ?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?Имаш ли семейство?
- Dinle, bunu yapmamız imkansız. - Aileniz var mı, Albay?اسمع ليس هناك طريقة لتفعل ذلك هل لديك عائلة أيها العقيد ؟
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Ako pa ti poreče: Ne pojdem od tebe – ker ljubi tebe in tvojo družino, ker se mu dobro godi pri tebi –
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,A stane sa, keď ti povie: Neodídem od teba, preto, že ťa miluje i tvoj dom, pretože mu bolo dobre u teba,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,종이 만일 너와 네 집을 사랑하므로 너와 동거하기를 좋게 여겨 네게 향하여 내가 주인을 떠나지 아니하겠노라 하거든
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Ma se egli ti dice: Non voglio andarmene da te, perché ama te e la tua casa e sta bene presso di te
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Mas se ele te disser: Não sairei de junto de ti; porquanto te ama a ti e a tua casa, por estar bem contigo;
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Men sier han til dig: Jeg vil ikke gå bort fra dig, fordi han har det godt hos dig og holder av dig og dine,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Pakliť by řekl: Nepůjdu od tebe, proto že by tě miloval i dům tvůj, a že mu dobře u tebe,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Tetapi kalau budak itu tidak mau pergi karena ia mencintai kamu dan keluargamu dan senang tinggal bersamamu
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Αλλ' εαν σοι ειπη, Δεν εξερχομαι απο σου επειδη ηγαπησε σε και τον οικον σου, διοτι ευτυχει μετα σου
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Если же он скажет тебе: „не пойду я от тебя, потому что я люблю тебя и дом твой", потомучто хорошо ему у тебя,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,Но ако той ти рече: Не излизам от тебе, - понеже обича тебе и дома ти, защото е добре при тебе,
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,והיה כי יאמר אליך לא אצא מעמך כי אהבך ואת ביתך כי טוב לו עמך׃
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,ولكن اذا قال لك لا اخرج من عندك لانه قد احبك وبيتك اذ كان له خير عندك
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,他 若 對 你 說 、 我 不 願 意 離 開 你 、 是 因 他 愛 你 和 你 的 家 、 且 因 在 你 那 裡 很 好
‹‹Eğer köleniz sizi ve ailenizi seviyorsa, sizden hoşnutsa, ‹Yanınızdan ayrılmak istemiyorum› derse,他 若對 你 說 、 我 不 願意離開 你 、 是 因 他 愛你 和 你 的 家 、 且 因 在 你 那 裡 很好