Sonra, siz bir yaşındayken aileniz Omaha'yı terk etmişti?And you left, your familiy left Omaha when you were about one year old?
Eminim, bu olay ailenizi çok mutsuz etmiştir.They made your family feel very unhappy, I'm sure.
Ailenizin sıcak arkadaşlığını sık sık anıyorum.I often think of the warm friendliness of your wonderful family.
Nasılsınız? Aileniz nasil? Bebekleriniz iyi mi?How is it? how is the family, are all the babies fine?
Ben ailenizin üyeleri, bilmek istiyorum aileniz.I would like to know the members of your family, most of your family.
Oksitosin size arkadaşlarınız ve ailenizle fiziksel temas kurmanız için zorlar.Oxytocin makes you crave physical contact with your friends and family.
"Sevgili Bayım, iyi günler, günün iltifatları ve aileniz ve sizin için en iyi dileklerim."Dear Sir, good day, compliments of the day, and my best wishes to you and family.
Üyeliğinizi ailenizle, arkadaşlarınız ve iş arkadaşlarınızla paylaşabilir, kiraya verebilirsiniz.You can choose to shareshare to family, friends and associates.
Tanrım, Ailenizi kutsasın...Bless his family...
- Umarým aileniz iyidir?- Que Deus estaja convosco.
Özür dilerim ama ailenizin ne iş yaptığını sorabilir miyim?Excuse me, but who are your parents?
Babalarını bilmiyorsanız, o zaman onlar sizin din kardeşlerinizdir ve ailenizin bireyleridir.If you do not know their fathers, they are then your brothers in religion and your friends.
Ve bütün ailenizle birlikte bana gelin.(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Bütün ailenizi de bana getirin."(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Bütün ailenizle gelin buraya.(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Ve sonra da bütün ailenizle toplanıp bana gelin."(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Ve bütün ailenizi bana getirin."(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Ve bütün ailenizle toplanıp bana gelin."(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Tüm ailenizle birlikte bana gelin."(Prophet Yusuf knew that this miracle would occur.)
Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.Protect yourselves and your families from a Fire, whose fuel is people and stones.
Kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır.Protect yourselves and your families from a Fire, whose fuel is people and stones.
Kendilerinizi ve ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan o müthiş ateşten koruyun.Protect yourselves and your families from a Fire, whose fuel is people and stones.
Gözü (yine) görür hale gelir. Bütün ailenizi de bana getirin."He will recover his sight; thereupon come [back] to me with all your family."
Mesela ailenizin size verdiği isim Rober, ama nüfusta Murat olarak kayıtlısınız.I understand that your given name is Rober, but your legal name is Murat.
Şöyle yazıyor: "Tüm ailenizle birlikte Güney Amerika'ya gidin."It reads: "Let’s go to South America (Brazil highlighted) with your entire family."
Size ve ailenize mutlu yıllar diliyorum.Ich wünsche euch und euren Familien ein glückliches Jahr.
Belli ki, siz ve büyüleyici aileniz - Lisa, Homer, Bart ve Maggie — kamp yapıyorsunuz.Offenbar zelten Sie und Ihre charmante Familie – Lisa, Homer, Bart und Maggie – im Freien.
Kitapta Bölüm “Ailenizin Tıp Ansiklopedisi”, Arkadaş Yayınları, 2008.Lieck: Der Parallelhandel mit Arzneimitteln innerhalb der Europäischer Union, Dissertation 2008.
Belli ki, siz ve büyüleyici aileniz - Lisa, Homer, Bart ve Maggie — kamp yapıyorsunuz.De toute évidence, vous et votre charmante famille — Lisa, Homer, Bart et Maggie — faites du camping.
Aileniz ne kadar büyük?¿Cómo de grande es su familia?
Kendinizi işinize ve ailenize verirsiniz.Подумайте о них и о вашей семье.
Bu maddeler şu şekildedir: Kayırmacılık yoktur: Ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.お前の火遊びで後世に災いを残してはならない」ときつく忠告する。
Bu maddeler şu şekildedir: Kayırmacılık yoktur: Ailenizin değil, sizin kim olduğunuz önemlidir.他們經你而生,但非出自於你, 他們雖然和你在一起,卻不屬於你。
Kendinizi işinize ve ailenize verirsiniz.Bila je predana delu in družini.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.A családodból kiragadva egy anya-gyermek otthonba kerültél.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Bạn bị tách khỏi gia đình và bị gửi vào trại của mẹ và bé.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Je werd geplaatst in in een tehuis voor moeders en baby's.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.가족과 떨어져 미혼모 시설에서 지내야했죠.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Man wurde von der Familie getrennt und in Heimen für Mütter und Babys untergebracht.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.On vous séparait de votre famille et on vous plaçait dans des foyers pour mères et enfants.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Separava-a da família e colocava-a em casas para mães e bebés. Atribuíam-lhe uma assistente social.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Te internau într-un centru pentru mame şi copii mici.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Te separaban de tu familia y te metían en casa de acogida para madres solteras.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Venivate separate dalla vostra famiglia e messe in case di accoglienza.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Σε έπαιρναν μακριά από την οικογένειά σου και σε έβαζαν σε οικοτροφεία για μητέρες και βρέφη.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.Вас разлучали с вашей семьёй и отправляли в дом матери и ребёнка.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.След това отвеждали тези жени в домове за майки с деца.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.היית מורחקת מהמשפחה ומוכנסת לבית יולדות.
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.يتم فصلك من عائلتك ووضعك في منازل الأمهات والأطفال
Ailenizden alınırdınız ve anne çocuk yuvalarına yerleştirilirdiniz.母子寮に です そしてソーシャルワーカーに当てがわれます
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak.우리 5명의 식구들은 이 세상에 존재하지 않을 거야.
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak. Çünkü biz geçen 2 haftadan beridir bir şey yemedik."Amikor ezt olvasod, a család öt tagja már nem él, mert nem ettünk semmit az utóbbi két hétben.
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak. Çünkü biz geçen 2 haftadan beridir bir şey yemedik."Ko berete to, vseh pet članov družine ne bo več na tem svetu, kajti nismo jedli že dva tedna.
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak."porque não comemos há duas semanas.
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak.כבר לא יהיו בחיים,
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak."قد رحلوا عن هذا العالم"
'ailenizden beş kişi artık bu dünyada olmayacak.最後に食べたのは2週間前でした
Ailenize, kimliğinize ve benliğinize bağlanıyorsunuz.Anda hubungkan keluarga, identitas dan diri Anda.
Ailenize, kimliğinize ve benliğinize bağlanıyorsunuz.Bạn kết nối gia đình, nhận dạng và bản thân.
Ailenize, kimliğinize ve benliğinize bağlanıyorsunuz.Du anknyter till familjen, identiteten och ditt själv.