Ana içeriğe geç
Sözlük

aileni ile cümle

aileni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Scifo La Louvière'de İtalyan bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur.Scifo olasz szülők gyermekeként La Louvière-ben született.
Otto Skorzeny uzun bir askerlik geçmişi olan bir orta sınıf Avusturyalı ailenin içinde Viyana'da doğdu.Otto Skorzeny syntyi Wienissä Itävalta-Unkarissa pitkän sotilasperinteen omaavaan keskiluokkaiseen sukuun.
Ailenin babası dışında hepsi öldürülmüştür.Äitiä lukuun ottamatta kaikki hänen perheenjäsenensä kuolivat.
Yapıt 1950'lerde Teksas'ta yaşayan bir ailenin dramatik öyküsünü işlemektedir.Teemaa käsiteltiin texasilaisen 1950-luvun ongelmallisen perheen kautta.
Bu müzisyen ailenin iyi bir arkadaşı olduğu iddiasındadır.Child on kertonut olevansa yhtyeen musiikin suuri ystävä.
Arkadaşı Didem ise çok zengin bir ailenin kızıdır.Sillä välin pojan äidistä tulee varakas tähti.
Sahibine ve ailenin diğer üyelerine son derece sadıktır.Se on uskollinen omistajalleen ja muille lähimmille ihmisilleen.
Dennings, beş çocuklu ailenin en küçüğüdür.Dennings on nuorin viidestä lapsesta.
New York'a yeni gelen İrlandalı bir ailenin burada yeni bir hayat başlamaları konu edilmektedir.New York), jolloin hollantilainen sukunimi olisi vain alkanut aiheuttaa harmeja.
Katolik bir İrlanda asıllı ailenin ikinci kızı olarak dünyaya gelmiştir.Rice syntyi irlantilaiskatolisen perheen toisena tyttärenä.
Bu arada ailenin kimliğini değiştirmişlerdir.Muuton myötä myös perheen sukunimi vaihtui.
Film babalarının 60. yaş gününü kutlamak için toplanan bir ailenin hikâyesini anlatır.Samana aamuna professori Karpalaisen perheessä valmistaudutaan isän 60-vuotispäivän viettoon.
Erganili 9 çocuklu bir ailenin çocuğudur.Roth) Riktigin yhdeksänlapsiseen perheeseen.
Beş çocuklu ailenin en büyük ikinci çocuğudur (Diğer kardeşleri; Dan, Matt, Steve ve Sean).Hänen perheeseen kuuluu viisi lasta (Dan, Matt, Steve ja Sean), joista hän on toiseksi vanhin.
Bölge mimarisi ailenin yaşam koşullarına göre şekillenmiştir.Asumisaika sovitaan perheen tarpeiden mukaan.
Önemli askeri bağlantıları olan bir ailenin ferdiydi.Hänen perheellään oli pitkät sotilasperinteet.
Ailenin 10 çocuğu olmuştu.Perheeseen syntyi 10 lasta.
Ailenin yedi çocuğunun beşincisidir.Hän oli viides perheen seitsemästä lapsesta.
Macaristan'ın başketi Budapeşte'de, orta halli bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Angel syntyi Budapestissa perheensä keskimmäiseksi lapseksi.
Çok dindar bir Katolik ailenin on bir çocuğundan en büyüğü idi.Hän oli syvästi uskonnollisen katolilaisen perheen kahdeksasta lapsesta nuorin.
Dwight Eisenhower, yoksul bir ailenin yedi oğlundan üçüncüsüydü.Nordenskiöld oli kolmas vanhempiensa seitsemästä lapsesta.
2007'de ailenin en büyük beş kızı Cimorelli'yi bir vokal grubu olarak kurdu.2007 vuonna, 5 vanhinta tyttöä perustivat Cimorellin lauluyhtyeeksi.
Yuen Biao sekiz çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu idi.Zora oli viides perheen kahdeksasta lapsesta.
Puşkin, soylu bir ailenin üyesiydi.Sapieha oli aatelissuvun jäsen.
Henry, genellikle yoksulluk içinde kalan sekiz çocuklu ailenin yedinci çocuğuydu.Henry oli seitsemäs kahdeksan lapsen köyhässä perheessä.
Ailenin küçük iki oğlu da sorguya çekilir; biri işkence görür, diğeri Almanya’ya kaçmak zorunda kalır.Perheen kaksi muuta poikaa säilyi hengissä, toinen oli jäänyt Suomeen ja toinen pääsi palaamaan sinne.
Öğrencilerin neleri öğrenmeleri gerektiği okul ve ailenin sorumluluğudur.Opiskelijakunnan päätöksenteosta ja toiminnasta vastaavat opiskelijat.
Ailenin üç kızının ortancasıydı.Hän oli perheen kolmesta tyttärestä keskimmäinen.
Annesi Ana Bantăş ise soylu bir ailenin çok iyi eğitim almış kızıydı.Nakomis puolestaan oli heidän viisas isoäitinsä, joka oli kasvattanut heidät.
Tanınmış bir Floransa'lı ailenin üyesidir.Hän oli kuuluisan Fratellinin perheen jäsen.
Prekazi Mitroviça'da doğdu ve 6 çocuklu bir ailenin çocuğu olarak büyüdü.Pontoppidan syntyi pappissukuun ja kasvoi 16 lapsen perheessä yhtenä keskimmäisistä lapsista.
1939'da İstanbul'da Rum asıllı Türk bir ailenin kızı olarak doğdu.150 senttimetrin mittainen Mutlu syntyi Bulgariassa turkkilaiseen perheeseen.
Nahuatl dili bu ailenin en yaygın dillerinden biridir.Nahuatl on yksi opiskelluimmista Amerikan alkuperäiskielistä.
Ailenin geri kalanı olay yerine gelir.Perheen ongelmat ovat ohitse.
İstanbullu, varlıklı bir ailenin kızıydı.Prohorova), oli rikkaan tehtaanomistajan tytär.
O, ailenin altıncı çocuğuydu.Hän oli seitsen­lapsisen perheen kuudes lapsi.
Bernhard Riemann altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu.Risto Björlin oli yhdeksänlapsisen perheen toiseksi vanhin lapsi.
Katolik bir ailenin çoçuğudu.Perhe oli syvästi katolinen.
Silvestro ailenin tek çocuğu idi.Kaluza oli perheen ainoa poika.
Glazer, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.Hacker kasvoi juutalaisten vanhempien tyttärenä.
Ailesi kiralık çiftçi idi ve 14 çocuklu ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.Οι γονείς του ήταν πολύτεκνοι αγρότες και ήταν το 4ο παιδί από τα 14 παιδιά που είχαν αποκτήσει.
Adada 48 ailenin evi bulunur.Υπάρχουν 80 οικογένειες στο νησί.
Düzenekler, ailenin tarihsel beşiği olan La Côte-aux-Fées’de üretilmeye devam eder.Οι μηχανισμοί εξακολουθούν να κατασκευάζονται στο ιστορικό λίκνο της οικογένειας στο La Côte-aux-Fées.
Ailenin tüm bireyleri ona bir anlamda aşık olurlar.Ωστόσο, η υπόλοιπη παρέα την αγαπά όπως και να έχει.
Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür.Ήταν το 4ο από τα έξι παιδιά της οικογένειάς του.
Tablo, ailenin günlük yaşantısından bir sahne yansıtır.Ο πίνακας εικονίζει μια σκηνή από την καθημερινή ζωή του χωριού.
Dengbej bir ailenin oğlu.Παιδιά καλών οικογενειών.
Ailenin en büyük kardeşidir.Είναι ο μεγαλύτερος αδερφός στην οικογένειά του.
Kendisi ailenin dördüncü çocuğudur.Ήταν το τέταρτο παιδί της οικογένειας.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Η μητέρα του Rivka Gina Daum καταγόταν από μια εύπορη οικογένεια εμπόρων από την Σόπρον της Ουγγαρίας.
Proust'un annesi Jeanne Clémence Weil, Alsace'li zengin ve yüksek kültürlü bir Yahudi ailenin kızıydı.Η μητέρα του Προυστ, Ζαν Κλεμένς Βέιλ, ήταν η κόρη μιας πλούσιας εβραϊκής οικογένειας από την Αλσατία.
Virginia'nın annesi Maria Clemm, bu küçük ailenin evinin bakımını üstlenmişti.Η αδελφή μου Όλγα λυπήθηκε αυτή τη φτωχή γυναίκα.
Ailenin dört çocuğundan ikincisiydi.Ήταν το δεύτερο απο τα τέσσερα παιδια της οικογένειας της.
Tablonun odak noktası ailenin en küçük kız çocuğudur.Ως ο μικρότερος γιος της οικογένειας, είναι η αδυναμία της μητέρας τους.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin KökeniΈνγκελς: Η καταγωγή της οικογένειας, της ατομικής ιδιοκτησίας και του κράτους Φρ.
1970 yılından beri Suriye'de siyasi otorite bu ailenin elindedir.Από την δεκαετία του 1970 η Συρία κυβερνιέται από την Αλαουιτική οικογένεια των Άσαντ.
Gong, 1965 yılında, Shenyang, Liaoning, Çin'de ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi.Γεννήθηκε στη Σενιγιάνγκ, Λιαονίνγκ στην Κίνα, το πέμπτο κατά σειρά παιδί στην οικογένειά της.
4 çocuklu bir ailenin en büyüğü olarak Cezayir'de dünyaya gelmiştir.Η τέταρτη από τα τέσσερα παιδιά της οικογένειας, μεγάλωσε σε μεσοταξικό περιβάλλον.
Ben bu ailenin reisiyim benim dediğim olacaktır.Ο πατέρας μου ήταν το κίνητρο εκείνης της αποστολής.
Yoksul ve geniş bir ailenin mensubuydu.Καταγόταν από πάμφτωχη και πολυμελή οικογένεια.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
aileni ile cümle - Sayfa 22 - aileni kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App