Ana içeriğe geç
Sözlük

ailemizde ile cümle

ailemizde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Tom ailemizde yüzebilen tek kişidir.Tom is the only one in our family who can swim.
Tom ailemizde Boston'a gitmiş tek kişidir.Tom is the only one in our family who has ever been to Boston.
Tom ailemizde yemek pişirmede biraz iyi olan tek kişidir.Tom is the only one in our family who is any good at cooking.
Tom ailemizde Fransızca konuşmayı bilen tek kişidir.Tom is the only one in our family who knows how to speak French.
Tom ailemizde yüzmeyi seven tek kişidir.Tom is the only one in our family who likes to swim.
Kız kardeşim ailemizde en uzun kişidir.My sister is the tallest person in our family.
Tom, ailemizdeki Avustralya'ya gitmiş olan tek kişidir.Tom is the only one in our family who's been to Australia.
Ailemizde beş kişi var.There our five people in our family.
Tom ailemizde Fransızca konuşabilen tek kişi.Tom is the only one in our family who can speak French.
Tom ailemizde ehliyeti olmayan tek kişi.Tom is the only one in our family who doesn't have a driver's license.
Ailemizde kiliseye düzenli olarak katılan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who regularly attends church.
Tom ailemizde şimdiye kadar Fransızca okuyan tek kişidir.Tom is the only one in our family who has ever studied French.
Ailemizde şarkı söylemeyi sevmeyen tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who doesn't like singing.
Ailemizde Fransızca konuşamayan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who can't speak French.
Tom ailemizde Fransızca konuşan tek kişidir.Tom is the only one in our family who speaks French.
Ailemizde Boston'a giden tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who has been to Boston.
Tom, ailemizde köpekleri seven tek kişi.Tom is the only one in our family who likes dogs.
Tom, ailemizde Fransızca konuşmayan tek kişidir.Tom is the only one in our family who doesn't speak French.
Ailemizde her şey çocuklar etrafında döner.In our family, everything revolves around children.
Tom ailemizde en iyi Fransızca konuşan kişidir.Tom is the best French speaker in our family.
Araştırdığımda bir de baktım ki ailemizde bastırılmış, saklanmış hiç bilmediğim kimlikler var.And when I looked, I saw repressed identities that were hidden from me in the family.
Başından beri size onun ailemizden olmadığını söylüyorum.I told you before, I am not related to her.
Eğer ailemizde bir enerji varsa, bu kadınlar arasında geçiş yapar.If there is a sinew in our family, it runs through the women.
Ve bu sorunların çözümleri, ailemizden ve inançlarımızdan geçiyor, politikacılarımızdan değil.Many are caused by the moral breakdown in our society.
Ailemizde 7 çocuk var.We have seven children in my family.
Onun ailemizde çok önemli bir yeri vardı, hepimiz onu çok severdik.He was a big figure in all of our lives, and we loved him very much.
Sonradan şöyle der: "Biz ailemizden, dışarıdan bilinmeden insanlara bakmaya izin istedik.По его словам таким названием они хотели «отодвинуть не желающих нас слушать людей подальше».
Sonradan şöyle der: "Biz ailemizden, dışarıdan bilinmeden insanlara bakmaya izin istedik.За його словами «такою назвою ми хотіли відсунути людей, що не бажають нас слухати, подалі».
Ailemizde 7 çocuk var.우리 집엔 7명의 아이들이 있습니다.
Ailemizde 7 çocuk var.A családomban hét gyermek van.
Ailemizde 7 çocuk var. Benim dışımda hepsi kız.Bij mij thuis zijn we met zeven kinderen: allemaal zussen, behalve ik.
Ailemizde 7 çocuk var.Il y a 7 enfants dans ma famille.
Ailemizde 7 çocuk var.Kami mempunyai tujuh anak dalam keluarga saya.
Ailemizde 7 çocuk var.Nella mia famiglia siamo in sette figli.
Ailemizde 7 çocuk var.Nhà tôi có 7 anh chị em.
Ailemizde 7 çocuk var.Perheessäni on seitsemän lasta.
Ailemizde 7 çocuk var.Somos siete hermanos en mi familia.
Ailemizde 7 çocuk var.Suntem şapte copii în familia mea.
Ailemizde 7 çocuk var.Temos sete crianças na minha família.
Ailemizde 7 çocuk var.Vi är sju syskon i min familj.
Ailemizde 7 çocuk var.Vi er syv børn i min familie.
Ailemizde 7 çocuk var.V mojej rodine je nás sedem detí.
Ailemizde 7 çocuk var.Wir haben sieben Kinder in meiner Familie.
Ailemizde 7 çocuk var.W mojej rodzinie jest siedmioro dzieci.
Ailemizde 7 çocuk var.Στην οικογένειά μου είμαστε εφτά παιδιά.
Ailemizde 7 çocuk var.В семейството ми сме седем деца.
Ailemizde 7 çocuk var.У нас в семье семь детей.
Ailemizde 7 çocuk var.У нас в сім'ї семеро дітей.
Ailemizde 7 çocuk var.במשפחה שלי יש שבעה ילדים.
Ailemizde 7 çocuk var.لدينا سبعة أطفال في أسرتنا.
Ailemizde 7 çocuk var.そのうち男は私だけです
Ailemizdeki herhangi birinin adli takibi o kadar uzak ve anlaţýlmazdýki, ne yapacađýmý bilemedim.Les poursuites pénales, c'était étranger et inconcevable pour notre famille. Je ne savais pas quoi faire.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.Apukám mindig fütyörészett otthon, és azt gondoltam, hogy ez része a családi kommunikációnak.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.Ayah saya selalu bersiul di sekitar rumah, dan saya berpikir itu bagian dari komunikasi dalam keluarga saya.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.Isäni vihelteli aina ympäri taloa, ja luulin, että se on yksi kommunikaatiomuoto perheessämme.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.저희 아버지가 집 주변에서 항상 휘파람을 부셨고, 저는 그것이 우리 가족 내, 소통방식의 일부라 생각했습니다.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.Mój ojciec zawsze gwizdał w domu i myślałem, że jest to jeden ze sposobów komunikowania się w rodzinie.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.Můj táta si vždycky pískal po celém domě. Myslel jsem, že je to součást komunikace v naší rodině.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.O meu pai andava sempre a assobiar lá por casa, e eu pensava que fazia parte da comunicação na minha família.
Babam sürekli evin etrafında ıslık çalardı, ve ben bunun ailemizde iletişimin bir parçası olduğunu düşünürdüm.Otec si doma vždy pískal a ja som si myslel, že je to časť komunikácie v mojej rodine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod