Ana içeriğe geç
Sözlük

ailemi ile cümle

ailemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Ako aj zvyšok mojej rodiny, starý otec najradšej zo všetkého čítal.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Al igual que el resto de mi familia, Lo preferido para mi abuelo era leer.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Come il resto della mia famiglia, la cosa che mio nonno preferiva fare in assoluto era leggere.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Épp ahogy családom többi tagjának, nagyapámnak is az olvasás volt a világon a legkedvencebb elfoglaltsága.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Jak w przypadku całej mojej rodziny, ulubionym zajęciem dziadka było czytanie.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.다른 식구들 처럼, 제 할아버지의 일생 동안의 취미는 독서였습니다.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Kot drugi v moji družini je dedek najraje od vsega na svetu bral.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Kuten muunkin perheeni, isoisäni lempiharrastus oli lukeminen.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Ligesom resten af min familie var min bedstefars yndlingsbeskæftigelse at læse.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Net zoals de rest van mijn familie had mijn opa één lievelingsbezigheid: lezen.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Precis som hos resten av min familj var min farfars favoritsyssla att läsa av alla saker i världen.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Precum restul familiei mele, activitatea preferată a bunicului meu era să citească.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Sebagaimana seluruh keluarga saya, kegiatan favorit kakek saya di seluruh dunia adalah membaca.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Stejně jako u zbytku mé rodiny, dědečkovou nejoblíbenější činností na celém světě bylo čtení.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Tal como o resto da família, a actividade favorita do meu avô no mundo inteiro era ler.
Ailemi ve geride bıraktığım arkadaşlarımı özledim.남겨둔 가족과 친구들이 그리웠지요.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Tout comme le reste de ma famille, ce que mon grand-père aimait à faire le plus au monde, c'était lire.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Wie der Rest meiner Familie war Lesen die Lieblingsbeschäftigung meines Großvaters.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Όπως και η υπόλοιπη οικογένειά μου, το αγαπημένο πράγμα του παππού μου ήταν να διαβάζει.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Любимейшим занятием моего дедушки, как впрочем и всех остальных членов семьи, было чтение.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.Як і решта моєї родини, дідусь понад усе на світі любив читати.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.ממש כמו אצל שאר משפחתי, הדבר הכי אהוב על סבי היה קריאה.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.تماما مثل بقية عائلتي، فقد كان عشق جدي الوحيد في هذا العالم هو القراءة.
Ailemin geri kalanı gibi büyükbabamın en sevdiği şey kitap okumaktı.祖父もまた何よりも本を読むのが好きでした でも祖父はまた教会の集まりも好きでした
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.나머지 가족들은 재미없는 학자들이예요.
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.Meine übrige Familie sind langweilige Akademiker, die sich damit beschäftigen,
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.שאר המשפחה שלי הם אקדמאים משעממים,
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.بقية عائلتي هم أكاديميون مملون.
Ailemin geri kalanı sıkıcı akademisyenlerdir.ステッカーを集めては うちのインド車に貼っています
Ailemin, işimin olduğu yerdi.Allí estaba mi familia, mi trabajo.
Ailemin, işimin olduğu yerdi.Hier woont mijn familie, hier had ik mijn werk.
Ailemin, işimin olduğu yerdi.L'endroit où se trouvaient ma famille, mon emploi.
Ailemin, işimin olduğu yerdi.Tu jest moja rodzina, moja praca.
Ailemin, işimin olduğu yerdi.Ήταν εκεί που βρίσκεται η οικογένειά μου, εκεί που είναι η δουλειά μου.
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Ik herinner dat mijn ouders een huis kochten
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Pamiętam, że moi rodzice kupili dom.
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Recuerdo que mis padre compraron una casa
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Vzpomínám, jak si moji rodiče koupili dům.
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Θυμάμαι που οι γονείς μου αγόρασαν ένα σπίτι.
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Спомням си, че родителите ми купиха къща.
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.Я згадую батьків, вони купили дім.
Ailemin satın aldığı evi hatırlıyorum.私達は、ニューオリーンズに住んでいました。
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Bettelarm, im Hause meiner Eltern lebend, konnte ich mir das nicht leisten.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Eram săracă, trăiam cu părinţii mei, nu mi-am permis să o fac.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Extremt fattig, boende hjemme hos mine forældre, havde jeg ikke råd til det.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu. Gözüm yaşlı, "Hayır" dedim.Nghèo khổ, sống cùng một nhà với cha mẹ, tôi không đủ khả năng để nhận cô bé. tôi khóc và nói, "Không."
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Ik was straatarm en woonde bij mijn ouders. Ik kon dat niet bekostigen.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Karena miskin dan tinggal bersama orang tua, saya tidak dapat membiayainya.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.그런데 저도 찢어지게 가난하고 제 부모님과 같이 살아서 그렇게 할 수 없었어요.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Muito pobre, a viver em casa dos meus pais, não podia fazer nada.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Poverissima, vivevo a casa con i miei genitori, non potevo permettermelo.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Sama żyłam w biedzie, mieszkałam z rodzicami. Nie było mnie na to stać.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Teljesen szegényen, miközben a szüleimmel éltem, nem engedhettem meg magamnak.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Très pauvre, partageant la maison avec mes parents, je n'en avais pas les moyens.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Yo, que era extremadamente pobre, y vivía con mis padres, no tenía el dinero.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Όντας πάμφτωχη, καθώς ζούσα με τους γονείς μου, αδυνατούσα οικονομικά να το κάνω.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Будучи на межі бідності, живучи в домі моїх батьків, я не могла собі цього дозволити.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Окаяно бедна, живеейки в дом заедно с родителите ми, не можех да си позволя това.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.Я была без копейки в кармане и жила у родителей, поэтому не могла ей помочь.
Ailemin yanında oturuyordum, beş parasızdım bu yüzden kızı alacak gücüm yoktu.בהיותי עניה מאד, חיה יחד עם הורי, לא יכולתי להרשות לעצמי להסכים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ailemi ile cümle - Sayfa 9 - ailemi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App