Ana içeriğe geç
Sözlük

ailem ile cümle

ailem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ailem fakir ve yaşadığım yer daha iyi sağlık hizmetlerine sahip değil,Nhà tôi nghèo, khu tôi ở không có sự chăm sóc y tế khá hơn được.
Ailem fakir ve yaşadığım yer daha iyi sağlık hizmetlerine sahip değil,Моя семья - бедная, в моём районе нет хорошего медицинского обслуживания.
Ailem fakir ve yaşadığım yer daha iyi sağlık hizmetlerine sahip değil,Семейството ми е бедно, моята област няма добро здравеопазване.
Ailem fakir ve yaşadığım yer daha iyi sağlık hizmetlerine sahip değil,משפחתי ענייה, באזור שלי אין שירותי רפואה טובים.
Ailem fakir ve yaşadığım yer daha iyi sağlık hizmetlerine sahip değil,عائلتي فقيرة ومنطقتي لاتمتلك رعاية طبية جيدة
Ailem fakir ve yaşadığım yer daha iyi sağlık hizmetlerine sahip değil,家族を救うためにも医者になりたかったのです
Ailem geçinmek için balık ağları yapıyor.Os meus pais fazem redes de pesca para viver.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.A casa mia si mangiava una volta al giorno, di notte.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.A családunkban naponta egyszer ettünk, este.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.A minha família comia uma refeição por dia, à noite.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Bij ons thuis aten we één keer per dag, 's avonds.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Cả nhà tôi chỉ ăn 1 bữa mỗi ngày, vào buổi tối.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.En mi casa comíamos sólo una vez al día, por las noches.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Familia mea mânca o singură masă pe zi, seara.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Keluarga saya makan satu kali per hari, di malam hari.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.우리 가족은 하루에 저녁 한 끼만 먹었습니다.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Ma famille ne mangeait qu'un repas par jour, en soirée.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Meine Familie ass ein Mal am Tag, in der Nacht.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Min familie spiste et måltid om dagen, aftensmad.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Min familj åt en gång om dagen, på natten.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Moja rodina jedla jedno jedlo denne, v noci.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Moja rodzina jadała raz dziennie, wieczorem.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Perheeni söi vain yhden aterian päivässä.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Με την οικογένειά μου τρώγαμε μόνο ένα γεύμα την ημέρα, το βράδυ.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Моя семья ела один раз в день, ночью.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Моя сім я їла один раз на день, вночі.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.Семейството ми се хранеше само веднъж, вечер.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.המשפחה שלי אכלה ארוחה אחת ביממה, בלילה.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.أكلت أسرتي وجبة واحدة يومياً، في الليل.
Ailem günde bir öğün yemek yiyordu, o da gece.みんなでンシマを分けると 3口分にしかなりません
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Am nevoie de vesti despre familia mea.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Híreket szeretnék hallani a családomról.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Lisias, ho bisogno di notizie della mia famiglia.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Lísias, ich brauche Nachrichten von meiner Familie.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Lísias, j'ai besoin d'avoir des nouvelles de ma famille.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Lísias, tôi cần biết thông tin về gia đình.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Potřebuji zprávy o své rodině.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Potrzebuje informacji o mojej rodzinie.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Χρειάζομαι νέα από την οικογένειά μου.
Ailem hakkındaki haberlere ihtiyacım var!Мне нужны новости о моей семье.
Ailem hala benim için bu ülkenin tarihinden önemli.Mert számomra a családom még mindig fontosabb, mint a történelem részének lenni.
Ailem hala benim için bu ülkenin tarihinden önemli.Parce que pour moi, ma famille reste plus précieuse que d'entrer dans l'Histoire.
Ailem hala benim için bu ülkenin tarihinden önemli.Αν και η οικογένεια μου είναι πιο σημαντική για μένα από την ιστορία της χώρας.
Ailem hala benim için bu ülkenin tarihinden önemli.تبقى عائلتي اهم من تاريخ هذا البلد
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Gdyby przypadkiem wydało się, że żyję, poczyniłoby to nieodwracalne szkody.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Hvis mine forældre tilfældigvis afslører, at jeg lever, - - kan det skade os betragteligt.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Jos vanhempani lipsauttavat minun olevan elossa- -vahinko voi olla korjaamaton.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Om mina föräldrar skulle råka försäga sig att jag lever- -skulle det kunna skada oss avsevärt.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Se per caso si lasciassero sfuggire che sono ancora viva, potrebbe essere un danno irreparabile.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Se, por acaso, os meus pais deixassem escapar que estou viva, poderia causar danos irreparáveis.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Si a mis padres se les escapa que aún estoy viva, podría tener consecuencias irreparables.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Αν τους ξεφύγει ότι είμαι ακόμα ζωντανή, θα προκληθεί ανεπανόρθωτο κακό.
Ailem hayatta olduğumu bir şekilde ağzından kaçırırsa, telafisi mümkün olmayan bir zarar verebilir.Если родители проговорятся о том, что я жива, это может нанести непоправимый вред.
Ailem hemen " Kapatın o televizyonu, bu adam duymamanız gereken şeyler söylüyor" demişti.바로 가족, "그 텔레비전을 해제 합니다. 남자 물건 말은 당신이 듣고, 하기로 하지 않습니다 "
Ailem hemen " Kapatın o televizyonu, bu adam duymamanız gereken şeyler söylüyor" demişti.Und sofort sagte meine Familie: "Dreh den Fernseher ab! Dieser Mann sagt Dinge die du nicht hören sollst."
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)A já si kreslila, abych rodinu spojila - ("Zůstávám spolu kvůli mým rodičům.")
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Dan saya menggambar untuk mencoba menyatukan keluarga saya -- (Tawa)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)E desenhava na tentativa de juntar a minha família. [Fico aqui contigo por amor aos meus pais.] (Risos)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)En ik tekende om mijn familie samen te brengen -- (Gelach)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)És azért rajzoltam, hogy összehozzam a családomat -- (Nevetés)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ailem ile cümle - Sayfa 26 - ailem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App