Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Treba je upoštevati, kako se ti ljudje počutijo in kaj občutijo njihove družine, ko poseg uspe.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Trebuie să înțelegeți ce simt acești oameni și prin ce trece familia lor când se întâmplă asta.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Und Sie müssen verstehen was diese Menschen fühlen und was die Familien erleben wenn es passiert.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Vous devez comprendre ce que ressentent ces gens et ce que leur famille vit quand ça arrive.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Y tienen que entender lo que sienten esas personas y lo que experimentan sus familiares cuando esto sucede.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Ви маєте розуміти, що відчувають ці люди, і що переживають їхні сім'ї, коли трапляється щось подібне.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Вы должны понимать, что чувствуют эти люди, и что испытывают их семьи, когда случается такое.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.Трябва да разберете какво чувстват тези хора и какво преживяват роднините им когато това се случи.
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.ועליכם להבין מה אנשים הללו חשים ומה עוברת המשפחה שלהם
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.وعليكم أن تفهموا ما يشعر به هؤلاء الناس وما وَقْعُ ذلك على عائلاتهم
Bu insanların ve ailelerinin bunu deneyimlediklerinde neler hissettiğini anlamanız gerek.これらの人々の気持ちや 家族の体験を 考えなくてはなりません
Fakat gidenlerin geride bıraktıkları ailelerinin de acıları apayrı.Sin embargo, los familiares que los migrantes dejan atrás probablemente son los que más sufren.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.영국사람 4명중에 3명이 자신 가족의 미래에 대해서 낙관적으로 이야기 합니다.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.75% Brytyjczyków twierdzi, że optymistycznie widzi przyszłość swych rodzin.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.De cada cuatro británicos, tres dijeron que eran optimistas sobre el futuro de sus propias familias.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Drie van de vier Britten zeiden optimistisch te zijn over de toekomst van hun eigen gezinnen.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Em cada quatro britânicos, três afirmam ser otimistas sobre o futuro das suas famílias.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Négy angolból három mondta azt, hogy optimista a saját családjának a jövőjét illetően.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Sur 4 britanniques, 3 ont déclaré être optimistes quant à l'avenir de leurs propres familles.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Traja zo štyroch Britov sú optimisti pokiaľ ide o budúcnosť ich rodín.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Tre av fyra brittiska personer sa att de var optimistiska om sin familjs framtid.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Trei din patru britanci spun că sunt optimişti în ce priveşte viitorul familiilor lor.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Tři ze čtyř Britů říkají, že jsou optimističtí, co se týče budoucnosti svých rodin.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Ud af fire britiske folk, sagde tre, at de var optimistiske omkring deres egen families fremtid.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Von vier Briten sagten drei, dass sie optimistisch in die Zukunft ihrer Familien blickten.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Στους τέσσερις Βρετανούς, οι τρεις είπαν ότι ήταν αισιόδοξοι για το μέλλον των οικογενειών τους.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.От четири британски семейства, три казват, че са оптимистични за бъдещето на семейството си.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Трое из четырёх британцев сказали, что оптимистично настроены насчёт будущего своих семей.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.Троє з чотирьох британців сказали, що вони були оптимістично настроєні щодо майбутнього своїх сімей.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.מתוך ארבעה בריטים, שלושה יגידו שהם אופטימיים לגבי העתיד של משפחתם.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.من كل أربعة أشخاص بريطانيين، ثلاثة قالوا بأنهم متفائلون بمستقبل عائلاتهم.
Her dört İngiliz'den üçü kendi ailelerinin geleceği konusunda iyimser olduklarını söylediler.自分たちの家族の将来は明るいと答えています 75%ですよ
Kadınların %50'si ailelerinin belirlediği kişilerle evlendirilmişler.50 % des femmes ont ainsi vu leur union scellée par un mariage arrangé.
Kadınların %50'si ailelerinin belirlediği kişilerle evlendirilmişler.50% των γυναικών δεσμεύτηκαν με ένα προξενιό.
Kadınların %50'si ailelerinin belirlediği kişilerle evlendirilmişler.Ciononostante, anch'esse sono vittima di diverse discriminazioni.
Kadınların %50'si ailelerinin belirlediği kişilerle evlendirilmişler.El cincuenta por ciento de mujeres contrajo matrimonio a través una unión arreglada.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.후작은 성에서 음악가의 가족들을, 즉 오케스트라 연주자의 가족들을 더 이상 반기지 않는다고 말했습니다
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.Książę postanowił, że rodziny muzyków, rodziny muzyków orkiestry, nie są już mile widziane w zamku.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.las familias de los músicos de la orquesta, ya no eran bienvenidas en el castillo.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.le famiglie degli orchestrali, non erano più le benvenute al castello.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.הנסיך פסק שמשפחות המוזיקאים, משפחות המוזיקאים בתזמורת, אינם רצויים יותר בטירה.
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.أصدر الأمير مرسوما يقضي بأن أسر الموسيقين عائلات موسيقيي الأوركسترا لم يعد مرحب بهم في القصر
Prens müzisyenlerin ailelerinin ve orkestradaki müzisyenlerin ailelerinin artık kalede kalamayacağını duyurdu.今後城に受け入れないという 布告を出しました 城にいられなくなり ウィーンに帰らなければなりません
Ve onların ailelerinin ailesinden.A od rodičů jejich rodičů.
Ve onların ailelerinin ailesinden.E dos pais dos pais deles e bem...
Ve onların ailelerinin ailesinden.Et des parents de leurs parents.
Ve onların ailelerinin ailesinden.Und den Eltern deiner Eltern
Ve onların ailelerinin ailesinden.Y de los padres de sus padres.
Ve onların ailelerinin ailesinden.И от родителите на техните родители.
Ve onların ailelerinin ailesinden.І від батьків їхніх батьків.
Ve onların ailesinden. Ve onların ailelerinin ailesinden.그리고 그 부모로부터, 그리고 그 부모의 부모로 부터 오지요.
Ve onların ailesinden. Ve onların ailelerinin ailesinden.והם ירשו אותם מהוריהם, ומהורי הוריהם וכו...
Ve onların ailesinden. Ve onların ailelerinin ailesinden.ومن والديهم. والوالدين من والديهم.
Ve onların ailesinden. Ve onların ailelerinin ailesinden.まあ、わかりますよね。
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.De indså, at disse afrikanske børn og familier Var usynlige for Washington politiske beslutningstagere
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.De insåg att dessa afrikanska barn och familjer Var osynliga för Washingtons beslutsfattare
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.Họ nhận ra rằng những trẻ em châu Phi và gia đình Đã được vô hình để các nhà hoạch định chính sách Washington
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.그들은 아프리카의 아이들과 가족들이 워싱턴의 정책시행자들에게 보이지 않음을 깨닫았기에
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.Mereka menyadari bahwa Afrika anak dan keluarga Apakah tidak terlihat oleh para pembuat kebijakan Washington
Washington politikacılarına görünmez olan Afrikalı çocukların... ...ve ailelerinin farkına vardılar.Perceberam que essas crianças Africanas e as famílias Estavam invisíveis aos olhos de políticos de Washington