Ana içeriğe geç
Sözlük

ailelerin ile cümle

ailelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.그들은 부모로부터 아이들을 데려가면서 아이들에게 음식과 옷, 잠자리를 제공해주겠다고 약속합니다.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Oddelia rodičov od detí, tým, že sľúbia poskytnúť im jedlo, oblečenie a prístrešie pre tieto deti.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Oddělí rodiče od dětí díky slibu, že těmto dětem poskytnou jídlo, oblečení a přístřeší.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Oddzielają dzieci od rodziców, obiecując jedzenie, ubranie, mieszkanie dla dzieci.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Separan a los chicos de sus padres prometiéndoles comida, ropa, un techo para esos chicos.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Separano i figli dai genitori promettendo loro cibo, vestiario e alloggio per i loro bambini.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Separă părinţii de copii promiţându-le să asigure mâncare, îmbrăcăminte, adăpost, acestor copii.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Χωρίζουν τους γονείς από τα παιδιά υποσχόμενοι ότι θα παράσχουν τρόφιμα, ρουχισμό, κατάλυμα για τα παιδιά.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Вони розділяють батьків і дітей, обіцяючи забезпечувати їжу, одяг, житло цим дітям.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Они разлучают родителей с детьми обещаниями обеспечивать детей едой, одеждой и жилищем.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.Отделят родителите от децата, като обещават да осигурят вода, облекло, подслон на тези деца.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.הם מפרידים את ההורים מהילדים בהבטחות של מזון, בגדים ומחסה שיינתנו לילדים.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.إنهم يفرقون الآباء من أبنائهم بوعدهم بتقديم الطعام، الملبس، والمأوى لأولئك الأطفال.
Çocukları yemek, giysi ve barınak sağlama sözü vererek ailelerinden koparıyorlar.提供することを約束し 子供たちを親の下から引き離します すると彼らは何百マイルも離れた所にある
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.Это четвертый раз, когда мы утешаем членов семей погибших.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.المرّة الرابعة التي حضّنا فيها الناجين. المرّة الرابعة التي واسينا فيها عوائل الضحايا.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.その間にも 国中で 銃による殺人が 絶え間なく続いています
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.這是第四次我們擁抱著生還者.這是第四次我們安慰著受害者家屬
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.A világ legtöbb éhező embere önellátó földműves.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Cei mai mulți flămânzi din lume sunt fermierii care practică o agricultură de subzistență.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.De meeste hongerige mensen in de wereld zijn boeren.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Die meisten hungrigen Menschen weltweit sind Subsistenzbauern.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Głodni ludzie utrzymują się z rolnictwa.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Hầu hết những người đói kém trên thế giới sống dựa vào những người nông dân.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.세계에서 대부분의 배고픈 사람들은 자급적 농부들입니다.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.La mayoría de la gente con hambre en el mundo son agricultores de supervivencia.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.La plupart des gens qui souffrent de la faim dans le monde sont des agriculteurs de subsistance.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Muitas das pessoas que passam fome vive da agricultura de subsistência
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Sebagian besar orang yang kelaparan di dunia ini adalah petani yang mencari nafkah hidup.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Väčšina hladujúcich ľudí vo svete sú tí, pre ktorých farmárčenie predstavuje existenčnú otázku.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Většina hladových lidí na světě jsou farmáři na životním minimu.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Повечето гладни хора по света се препитават с фермерство.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.רוב הרעבים בעולם עוסקים בחקלאות כדי להתקיים.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.ومعظم الجياع في العالم هم ..مزارعون من الدرجة الثانية
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.そしてそのほとんどが女性なんです
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikte이 앱을 이용해 가족에게
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikteVề khía cạnh cảm xúc, chúng ta có những người
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikteבהיבט הרגשי יש לנו אנשים
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikteوفي الجانب الحسي ، هناك أُناسٌ قاموا
Duygusal yönüne gelince; ailelerine kısa notlar ile birlikte家族に送る絵はがきやクリスマスカードに
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:A cić są synowie Echudowi: ci są książętami narodów mieszkających w Gabaa, którzy je przenieśli do Manakat;
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:Iată fiii lui Ehud, cari erau capi de familie între locuitorii din Gheba, şi cari i-au strămutat la Manahat:
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:에훗의 아들들은 이러하니라 저희는 게바 거민의 족장으로서 사로잡아 마나핫으로 가되
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:Og dette var Ehuds sønner, som var familiehoder blandt Gebas innbyggere, og som blev bortført til Manahat
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:Ti jsou synové Echudovi, ti jsou knížata čeledí otcovských, bydlících v Gabaa, kteříž je uvedli do Manáhat,
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:Toto boli synovia Achúdovi, tí boli hlavami otcov bývajúcich v Gebe, ktorých prestehovali do Manachata,
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:И вот сыновья Егуда, которые были главами родов, живших в Геве и переселенных в Манахаф:
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:ואלה בני אחוד אלה הם ראשי אבות ליושבי גבע ויגלום אל מנחת׃
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:وهؤلاء بنو آحود. هؤلاء رؤوس آباء سكان جبع ونقلوهم الى مناحة.
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:以 忽 的 兒 子 作 迦 巴 居 民 的 族 長 、 被 擄 到 瑪 拿 轄
Ehutoğulları Gevada yaşayan ailelerin başlarıydı. Oradan Manahata sürüldüler. Adları şunlardır:以忽 的 兒子 作 迦巴 居民 的 族長 、 被 擄到 瑪拿轄
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.A mostani ösztöndíjak, először az életben, lehetővé tették, hogy azonosítsuk a sikeres családok építőköveit.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.Die neueste Wissenschaft hat erstmalig die Bausteine glücklicher Familien identifiziert.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.최근 한 연구비 덕분에 처음으로 성공적인 가정이 가진 성공 요인이 무엇인지 밝혀낼 수 있었습니다.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.Những hiểu biết gần đây cho phép chúng ta, lần đầu tiên, xác định các phiến đá xây nên một gia đình hạnh phúc.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.Ми нещодавно отримали ґрант, який дав нам змогу уперше визначити елементи, з яких складається щаслива сім'я.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.Недавние исследования впервые позволили нам определить кирпичики, из которых состоят успешные семьи.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.Последните проучвания ни позволиха, за първи път, да идентифицираме градивните блокове на успешните семейства.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.מילגה שקיבלנו לאחרונה איפשרה לנו, לראשונה, לזהות את אבני הבנין שיש אצל משפחות מוצלחות.
En son öğretiler, ilk kez, bize başarılı ailelerin sahip olduğu yapı bloklarını tanımlamamıza izin verdi.المنح الدراسية الأخيرة قد سمحت لنا، للمرة الأولى، بتحديد أسس البناء التي تمتلكها الأسر الناجحة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod