Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.Ze schildert haar kleine families.
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.Έτσι, ζωγραφίζει τις μικρές τις οικογένειες.
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.Тя нарисува малките семейства.
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.אז היא צובעת את המשפחות הקטנות שלה.
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.لونت العائلات الصغيره
Her neyse Maezza onun küçük ailelerini boyuyor.これを私が適当に掴んでボートに乗せるわけです
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.E davvero volevano essere capaci di dare un benvenuto a Hyun Sook all'interno della loro famiglia.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Họ thực sự muốn được chào đón Hyun-Sook tới với gia đình mình.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Ils voulaient vraiment être en mesure d'accueillir Hyun Sook dans leur famille.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Își doreau mult să poată să o primească pe Hyun Sook în familia lor.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.그들은 진정으로 현숙이를 가족으로서 환영해주고 싶어 했습니다.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.logo que receberam a minha primeira carta.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Naprawdę chcieli umieć powitać Hyun Sook jak członka rodziny.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Realmente querían poder darle la bienvenida a Hyun Sook a su familia.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Sie wollten Hyun Sook in ihrer Familie willkommen heißen.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Ze wilden haar echt welkom kunnen heten in hun gezin.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Ήθελαν πραγματικά να καλοσωρίσουν την Ουν-Σουκ στην οικογένειά τους.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Они хотели поприветствовать и принять Хьюн Сук в семью на ее родном языке.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.Те наистина искаха да са готови да посрещнат Хун Сук в тяхното семейство.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.הם ממש רצו לקבל בברכה את היון סוק אל המשפחה שלהם.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.لقد أرادا حقا أن يرحبا بأون سوك في عائلتهما.
Hyun Sook'u ailelerine dahil etmek konusunda samimiydiler.私が旅から戻って来たとき キーン神父が伝えてくれた事のひとつは
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Az első generációs amerikai gyerekekre nagy hatással volt bevándorló szüleik választáshoz fűződő viszonya.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Den första generationen barn påverkades starkt av hur deras invandrande föräldrar såg på hur man bör välja.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Deti prvej generácie boli silno ovplyvnené prístupom ich rodičov - imigrantov k rozhodovaniu.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Dzieci z pierwszego pokolenia były pod silnym wpływem stosunku do wyboru swoich rodziców imigrantów.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Førstegenerations børnene var stærkt påvirkede af deres immigrantforældres tilgang til valg.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Generasi pertama anak-anak imigran sangat dipengaruhi konsep memilih orang tua mereka.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.첫 세대의 아이들은 이민 온 그들의 부모로부터 선택의 과정에 있어서 큰 영향을 받습니다.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Діти першого покоління перебували під сильним впливом ставлення їх батьків-іммігрантів до вибору.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Първото поколение деца бяха силно повлияни от техните родители и техния подход към избора.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.Родители-иммигранты оказали сильное влияние на первое поколение детей и на их подход к выбору.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.הדור הראשון של הילדים הושפעו במידה רבה מגישת הבחירה של הוריהם המהגרים.
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.ان الجيل الاول من الاسيوين كان متأثراً جدا بوالديه المهاجرين .. وبمفهوم الاختيار لهم
İlk jenerasyon çocuklar seçimleri yaparken göçmen ailelerinden çok etkileniyorlardı.移民である両親から 強い影響を受けていました 彼らにとって 選択とは
İnsanların ailelerini geçindirebilecekleri türden işler.Diejenigen, die eine Familie ernähren kann. \
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.A megkínzott és eltüntetett családok csendes szemtanúi voltak a dolognak.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.As famílias dos torturados e sumidos foram testemunhos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.De anhöriga till de torterade och försvunna var tysta vittnen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Die Familien der Gefolterten und Verschwundenen waren stumme Zeugen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Družine mučenih in izginulih so bile tihe priče.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Keluarga mereka yang disiksa dan dihilangkan adalah saksi bisunya
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Las familias de los torturados y desaparecidos fueron testigos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Le famiglie dei torturati e degli scomparsi erano testimoni silenziosi.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodiny mučených a nezvestných boli tichými svedkami.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodziny torturowanych i zaginionych były milczącymi świadkami
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Οι οικογένειες των βασανισμένων και των εξαφανισμένων ήταν οι σιωπηλοί μάρτυρες.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Семействата на измъчваните и изчезналите са мълчаливи свидетели.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Семьи тех, кого пытали и пропавших без вести были молчаливыми свидетелями
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.המשפחות של אלו שעונו ונעלמו .היו עדים שקטים
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.皮肉ではなくこの実験は "ショック療法"と呼ばれました
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Az emberek elkerülhetetlenül elkezdték ezeket a technikákat átvenni, és alkalmazni saját családjaikra.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Es war nur eine Frage der Zeit, bis Leute begannen, einige dieser Techniken in ihren Familien anzuwenden.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Inévitablement, des gens ont commencé à utiliser ces techniques et à les appliquer dans leurs familles.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Inevitablemente, la gente comenzó a tomar algunas de estas técnicas y las aplicó a sus familias.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.아니나 다를까, 사람들은 이을 활용해 자신의 가정에 적용하기 시작했습니다.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Onvermijdelijk begonnen mensen een aantal technieken over te nemen en toe te passen op hun gezinnen.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Tanpa terelakan lagi, orang-orang mulai mempelajari teknik-teknik ini dan menerapkannya dalam keluarga mereka,
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Tất nhiên, cũng bắt đầu áp dụng những kỹ thuật này vào gia đình mỗi người.
Kaçınılmaz bir şekilde, insanlar bu tekniklerden bazılarını kullanmaya ve de ailelerine uygulamaya başladılar.Αναπόφευκτα, ο κόσμος άρχισε να δανείζεται κάποιες από τις τεχνικές και να τις εφαρμόζει στις οικογένειές του.