Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Na oplátku im poskytujú zadarmo jedlo a prístrešie, a niekedy platia rodinám i mesačné štipendium.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Na oplátku poskytují zdarma jídlo a přístřešek a někdy rodinám dávají každý měsíc finanční příspěvek.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.W zamian oferują darmowe mieszkanie i wyżywienie, czasem wypłacają rodzinom miesięczną pensję.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Ως αντάλλαγμα, παρέχουν δωρεάν τροφή και κατάλυμα και ενίοτε πληρώνουν στις οικογένειες μηνιαίο μισθό.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.В замяна осигуряват безплатна храна и подслон, а понякога изплащат на семействата месечно възнаграждение.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.В обмен они предоставляют бесплатную еду и кров, а иногда платят семье ежемесячную стипендию.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.Натомість вони надають безкоштовне харчування та житло та іноді платять сім'ям місячну стипендію.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.בתמורה, הם מספקים מזון ומחסה חינם ולפעמים מעניקים למשפחות קיצבה חודשית.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.وفي المقابل، يقدمون لهم طعام مجاني ومأوى وبعض الأحيان يدفعون للأسر راتب شهري.
Karşılığında ise bedava yiyecek ve barınak ve bazen de ailelere aylık ödenen bir maaş bağlıyor.時には家族側に給付金を出すこともあります 我々はタリバン製作の
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.-81-Chesbon con i pascoli e Iazer con i pascoli
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Aber den Geschlechtern der Kinder Kahath wurden Städte ihres Gebietes aus dem Stamm Ephraim.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.A čo do tých, ktorí boli z čeľadí synov Kehátových, tí mali mestá svojho územia z pokolenia Efraimovho.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.A kteříž byli z čeledi synů Kahat, (byla pak města a hranice jejich v pokolení Efraimovu),
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Algumas das famílias dos filhos de Coate receberam da tribo de Efraim cidades de seus termos.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.A otros clanes de los hijos de Cohat, les dieron ciudades en el territorio de la tribu de Efraín
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Et pour les autres familles des fils de Kehath les villes de leur territoire furent de la tribu d`Éphraïm.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Hesebon i przedmieścia jego, i Jazer i przedmieścia jego.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.In nekatere rodovine sinov Kahatovih so dobile mesta v svojo oblast od rodu Efraimovega.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Kehatilaisten suvuista muutamat saivat arvalla Efraimin sukukunnalta alueekseen seuraavat kaupungit:
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Kehatiternes Slægter fik de dem ved Lodkastning tildelte Byer af Efraims Stamme;
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.그핫 자손의 몇 족속은 에브라임 지파 중에서 성을 얻어 영지를 삼았으며
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Och bland Kehats barns släkter fingo några följande städer ur Efraims stam såsom sitt område:
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Trong người Kê-hát có mấy nhà đã được những thành bởi trong chi phái Ép-ra-im;
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Trong người Kê-hát có mấy nhà đã được những thành bởi trong chi_phái Ép - ra-im ;
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Οι δε εκ των συγγενειων των υιων Κααθ ελαβον πολεις των οριων αυτων εκ της φυλης Εφραιμ.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.А някои от семействата на Каатовите потомци получиха градове за притежанията си от Ефремовото племе.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Некоторым же племенам сыновей Каафовых даны были города от колена Ефремова.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.וממשפחות בני קהת ויהי ערי גבולם ממטה אפרים׃
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.وبعض عشائر بني قهات كانت مدن تخمهم من سبط افرايم.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.哥 轄 族 中 、 有 幾 家 在 以 法 蓮 支 派 的 地 中 也 得 了 城 邑
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.哥轄族 中 、 有 幾家 在 以法 蓮 支派 的 地中 也 得 了 城邑
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.La Cruz Roja presta ayuda a las familias separadas a causa de catástrofes y situaciones de crisis.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.Punainen Risti auttaa erilaisten katastrofien ja kriisitilanteiden erottamia perheitä.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.Röda Korset hjälper familjer som skilts åt vid olika katastrofer eller kriser.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.الصليب الأحمر يقدم المساعدة للعائلات المشتتة بسبب الكوارث وحالات الأزمات.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.如果您想寻找失去联系的亲人,请联系芬兰红十字会的寻人服务处。
Küçük çocuklar Lansing'teki koruyucu ailelere verildi.랜싱에서 가정 육성 유아 할당
Küçük çocuklar Lansing'teki koruyucu ailelere verildi.وتعيين الأطفال الصغار لمنازل التبني في لانسينق
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.A legtöbb arab ország a Közel-Keleten ide esik le [a kis családok közé].
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.A maior parte dos países árabes no Médio Oriente está a ir para ali.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.A väčšina arabských krajín na Blízkom východe padá sem dole.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.A většina arabských zemí na Blízkém východě padá sem dolů.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Dan kebanyakan negara-negara Arab di Timur Tengah turun di sana [menuju keluarga kecil].
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.E la maggior parte delle nazioni arabe, nel Medio Oriente sta scendendo qui sotto.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.En de meeste Arabische landen in het Midden-Oosten gaan daar naar beneden.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Et la plupart des pays Arabe au Moyen-Orient tombent jusque ici.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Hầu hết các nước Ả rập ở Trung Đông đang tiến xuống kia [gia đình ít con].
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Ja suurin osa Lähi-idän arabimaista tippuu tänne.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.중동 대부분의 아랍 국가들이 이곳 [작은 가족들]에 해당하죠.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Majoritatea țărilor arabe din Orientul Mijlociu ajung să aibă familii restrânse.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Och de flesta av arabländerna i mellanöstern faller neråt dit.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Og de fleste af de arabiske lande i Mellemøsten falder her ned [til små familier].
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Und die meisten der arabischen Länder im Nahen Osten fallen [hin zu kleinen Familien].
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Večina arabskih držav na Srednjem Vzhodu pada semkaj, k manjšim družinam.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Większość krajów arabskich na Bliskim Wschodzie opada tutaj.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Y la mayoría de los países árabes de Medio Oriente aquí están bajando.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Και οι περισσότερες Αραβικές χώρες στη Μέση ανατολή βρίσκονται εδώ [στις μικρές οικογένειες].
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Більшість арабських країн на Близькому Сході потрапляють сюди.
Orta Doğu'daki Arap ülkelerinin çoğu küçük ailelere doğru gidiyorlar.Большинство арабских стран на Ближнем Востоке попадают сюда.