Ana içeriğe geç
Sözlük

ailelere ile cümle

ailelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu günlerde küçük ailelere doğru bir yönelim var.There's a trend these days towards small families.
Bu ailelere yiyecek verdik.We have supplied those families with food.
O ailelere yardım etmek için yapabileceğimiz birçok şey var.There are lots of things we could do to help those families.
En ağır darbe Julian'larla politik bağı olan ailelere vuruldu.Hardest hit were those families with political ties to the Julians.
Çocuklar, birbirlerinden ayrılarak koruyucu ailelere verildi.They agree to help each other secure girlfriends.
Oğullarını askere gönderen ailelere zulüm ederler.They would even seek to alienate them from their children.
Daha sonra yapının mülkiyeti sırasıyla Sparre, Bielke, Horn, Ehrensten ve diğer ailelere geçmiştir.Later the property belonged to the families Sparre, Bielke, Horn, Ehrensten and others.
Sosyal güvenlik sistemi, muhtaç durumda olan kimselere ve ailelere yardım sağlar.Assisting refugees and others in need of help in our society.
Aşiret kendi arasında farklı bölüklere ve ailelere bölünmüştür.It is divided into divisions and regions.
Ve bizler bu genlere ailelere ayırarak bu buluşların ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz:And we tried to put these into gene families to see what these discoveries are:
Para ile doğmuş ailelere kıyasla... ...imparatorluklarını sıfırdan inşa edenlerini destekliyorum.We like people who are self-made, not those who inherit money.
Bu yüzden, orta gelirli ailelere biraz rahatlık sağlamak istiyorum.So I want to get some relief to middle-income families.
Tüm yeşil Latin Amerika ülkeleri küçük ailelere doğru ilerliyor.All the green Latin American countries are moving towards smaller families.
Terk edildiğimi ailelere söyleyeyim mi?Do you tell your family you get dumped?
Bulgaristan'da terör saldırısında sevdiklerini kaybeden ailelere en içten başsağlıklarımızı dileriz.("Our heartfelt condolences to the families who lost their dearests in terror attack in Bulgaria")
Ailelere her zaman önerim, neye ihtiyaçları varsa orada hazır bulundurmalarıdır.And I always suggest families have exactly what they need ready for them.
Gelişmiş ülkelerde insanlar sağlıklı, eğitimli, zengin ve küçük ailelere sahiplerdi.In the industrialized world, people were healthy, educated, rich, and they had small families.
Kehat boyundan bazı ailelere Efrayim oymağından alınan kentler verildi.Some of the families of the sons of Kohath had cities of their borders out of the tribe of Ephraim.
Ancak SETimes'a konuşan Çaka, bu ailelere yönelik devlet yardımının 2012'de de süreceğini söyledi.He told SETimes, however, that government assistance will continue for those families in 2012.
Kadınlar, en fazla iki çocukla daha küçük ailelere sahip olmak istiyorlar.Women tend to have smaller families, with one or, at most, two children.
Geri kalanın üçte biri çocuklu ve çocuksuz ailelere gidiyor.One third of the remainder goes to families with children and single parent families.
Sellerde bir ferdini kaybeden ailelere kurban başına 1200 avro ödenecek.Families who lost a member in the floods will get 1,200 euros per victim.
Kaptaner ayrıca ailelere "en az üç çocuk" sahibi olma çağrısında bulunan hükümeti de eleştirdi.He also blasted the government's controversial call for families to bear "at least three children".
Tatlı, Karaçuka adına kapıya gelen fakir ailelere dağıtılır.In the name of Karachukha, the dessert is distributed to poor families who come to the door.
Evlat edinme, genelde hem ailelere hem de çocuğa fayda sağlıyordu.It would benefit both the families and the child.
Filmlerinin çoğunda ailelere ve insanlara odaklandı.[1][2][3]Most of the films are focused on families and people.[13][14][15]
Fakir mülteci ailelere yardım etti.She helped poor refugee families.
Bunun başka ailelere de olmasına engel olalım.Lasst uns verhindern, dass das auch anderen Familien passiert.
Kurumlara, ailelere,çocuklara ve eğitimcilere yönelik yayınlar çıkarmaktadır.Beratungspsychologie mit Eltern, Kindern und Lehrern.
Köyde fenni usûllerle arıcılık yapan ailelere de rastlanılmaktadır.L'hôpital de la ville accueille également des blessés en convalescence.
Aşiret kendi arasında farklı bölüklere ve ailelere bölünmüştür.Actuellement, cette collection est divisée entre ses héritiers.
Anayasaya göre asil ailelere uygulanan ayrıcalıklar sınırlandırıldı.Es elegido según criterios morales entre representantes de las familias nobles.
Program aynı zamanda çok kültürlü ailelere hizmet verecek.El Estado protegerá especialmente a las familias numerosas.
Uzmanlar ilk kez köpek alan kimselere ya da küçük çocuklu ailelere tavsiye etmezler.No son perros recomendables para personas sedentarias, dueños primerizos o familias con niños muy pequeños.
Aristokrat ailelere mensup diğer birçok Prusyalılar gibi o da askere katıldı.Pensamiento que era compartido por otros militares prusianos.
Genellikle çocuklu ailelere yönelik hazırlanır.Normalmente va trattata tutta la famiglia del bambino.
Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır.Землю арендуют только у своих односельцев.
Her kabile kendi içinde klanlara, alt klanlara ve ataerkil ailelere ayrılır.Поэтому все женщины привязаны к семьям, кланам и мужьям.
Asteroit grupları Ana kuşaktaki asteroitler yörünge özelliklerine göre gruplara ve ailelere ayrılır.Астероиды объединяют в группы и семейства на основе характеристик их орбит.
Oğullarını askere gönderen ailelere zulüm ederler.Подготовьте своих потомков к будущему.
Kurumlara, ailelere,çocuklara ve eğitimcilere yönelik yayınlar çıkarmaktadır.وقمت بأدائها وسردها للناس والاطفال والطلاب.
Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır.In Parijs mogen huiseigenaars alleen hun tweede huis verhuren.
Bu ailelere Bourbon-Sicilya ailesi ismi verildi.Het huis Bourbon-Sicilië bestaat nog steeds.
Sistem, ABD'de kullanılmaktadır ve ailelere yayınlanan filmin içeriği hakkında bilgi vermektedir.Rodzina ze Stanów Zjednoczonych telefonuje, by dowiedzieć się więcej o sytuacji panującej w kraju.
Kurumlara, ailelere,çocuklara ve eğitimcilere yönelik yayınlar çıkarmaktadır.Są przewidziane zniżki dla kolejnych członków rodziny, dzieci oraz studentów.
Bunun yanında ailelere, evlerinde destek sağlamak amacıyla oluşturulan bir ekip de bulunur.Utöver detta finns hemtjänst, för dem som klarar av att med viss hjälp bo kvar i sitt eget hem.
Daha sonra yapının mülkiyeti sırasıyla Sparre, Bielke, Horn, Ehrensten ve diğer ailelere geçmiştir.Sedermera tillhörde egendomen familjerna Sparre, Bielke, Horn, Ehrensten med flera.
Yemen’deki ailelere verilen bazı imtiyazların geri alınması üzerine çıkmıştır.Familjebesök för fångar från Gaza bör återupptas.
Asteroit grupları Ana kuşaktaki asteroitler yörünge özelliklerine göre gruplara ve ailelere ayrılır.Докладніше: Сім'я астероїдів Астероїди об'єднують у групи та сім'ї на основі характеристик їхніх орбіт.
Bu ailelere Bourbon-Sicilya ailesi ismi verildi.Tímto sňatkem vznikl spletenec rodů Bourbon „Obojí Sicílie“.
Asteroit grupları Ana kuşaktaki asteroitler yörünge özelliklerine göre gruplara ve ailelere ayrılır.Asteroidy se dělí do skupin a rodin na základě charakteristik oběžných drah.
Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır.Csöndes környék, csak családi házakból áll.
Zekat Zekat olarak verilen bağışların ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması projesi.Az adományokat rászoruló nagycsaládosoknak szállítják ki.
Kevin'in kendisinin de haberi olmadığı bir ikiz kardeşi vardır, fakat ikisi de farklı ailelere verilmiştir.Ikertestvérek, azonban egyikük sem tud a másik létezéséről.
Bu onur genellikle çok köklü bir soya sahip veya çok önemli ailelere veriliyordu.Tavallinen pyyntö oli varmaankin hyvä sato tai paljon lapsia.
Adolf Hitler'in kendisi de bu çiftliklerin ailelere verilmesini "aptalca" bulduğunu belirtmiştir.Ο ίδιος ο Χίτλερ χαρακτήρισε «ηλίθια» την αναδιανομή της γης.
En ağır darbe Julian'larla politik bağı olan ailelere vuruldu.Hardest rammet var de familier som hadde politiske bånd til Julia-slekten.
Çocuklar, birbirlerinden ayrılarak koruyucu ailelere verildi.Framstående menn låner ut sine sønner til hverandre.
En ağır darbe Julian'larla politik bağı olan ailelere vuruldu.Paling terpukul adalah keluarga-keluarga yang memiliki hubungan politik dengan Julians.
Program aynı zamanda çok kültürlü ailelere hizmet verecek.Museum ini juga menawarkan berbagai program edukasi untuk masyarakat setempat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod