Turhal'da da iki aileden 20 kişi boğuldu.Fguroje gyveno 20 fermerių šeimų.
Kurt Meyer alt sınıf bir aileden geliyordu.Kurt Meyer oli pärit lihtsast töölisklassi perekonnast.
İmparator erkek ve soylu bir aileden olmak zorunda idi.Valitav pidi olema meessoost ja aadlik.
On bir çocuklu bir aileden geliyordu.Ta oli pärit kümnelapselisest perest.
Oyuncu bir aileden gelen aktör Henry Fonda'nın oğlu, Jane Fonda' nın kardeşi ve Bridget Fonda'nın babasıdır.Näitlejana on tuntud ka tema tütar Jane Fonda, poeg Peter Fonda ning lapselapsed Bridget Fonda ja Troy Garity.
Planck, geleneksel ve entelektüel bir aileden gelmektedir.Friedrich pärines rikkast ja intellektuaalsest perekonnast.
Sporla ilgilenen bir aileden gelmektedir.Ta pärineb sportlikust perekonnast.
Müziğe ilgisi aileden gelmektedir.Muusika asendas perekonnas religiooni.
Varlıklı bir aileden geliyordu.Ta oli pärit jõukast perekonnast.
Toprak sahibi varlıklı bir Katolik aileden geliyordu.Terboven oli pärit jõukast katoliiklikust maaomaniku perekonnast.
Soylu bir aileden gelen Lvov, Moskova Üniversitesi'nden hukuk diploması aldı.Georgi Lvov lõpetas Moskva ülikooli õigusteaduskonna.
Birkaç aileden başka kimse kalmaz.Kohale jäi vaid kaks peret.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.A 200 fős pici inuit közösségben mi voltunk az egyik a három nem eszkimó családból.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.Dans la petite communauté Inuit de 200 personnes, nous étions l'une des trois familles non inuits.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.En la diminuta comunidad inuit de 200 personas éramos una de las tres familias no inuit.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.In de piepkleine Inuitgemeenschap van 200 mensen waren we één van de drie niet-Inuit-families.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.In der kleinen, 200-köpfigen Inuit-Gemeinde waren wir eine von drei Familien, die keine Inuit sind.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.În micuţa comunitate inuită de 200 de oameni, noi eram una din cele trei familii non-inuite.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.Na minúscula comunidade Inuit de 200 pessoas, nós éramos uma de três famílias não-Inuit.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.Nella piccola comunità Inuit di 200 persone eravamo una delle tre famiglie non Inuit.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.Trong cộng đồng nhỏ gồm 200 người Eskimo, chúng tôi là một trong số ba gia đình ngoại tộc.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.V malé eskymácké komunitě, čítající okolo 200 členů, jsme byly jedna ze tří ne-eskymáckých rodin.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.V malej komunite, ktorú tvorilo 200 Eskimákov, sme boli jednou z troch neeskymáckych rodín.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.W społeczności eskimoskiej liczącej 200 osób byliśmy jedną z trzech nieeskimoskich rodzin.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.В маленькой инуитской общине из 200 человек мы были одной из трёх семей неинуитского происхождения.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.В малката инуитска общност от 200 инуити, ние бяхме едно от три семейства, които не бяха инуити.
200 kişilik küçük İnuit toplumunda, İnuit olmayan üç aileden biriydik.Ми були однією з трьох не інуїтських родин у тій крихітній спільноті з 200 інуїтів.
Aileden biriydi.Ele fazia parte da família.
Aileden biriydi.Той е част от семейството.
Aileden miras tür (hiçbirşey)Ärv överliggande & typ (ingenting)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Arv type ovenfra (ingenting)
Aileden miras tür (hiçbirşey)A típus öröklése a szülőtől (semmi)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& collega tipo dal genitore (nulla)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Dediť typ od predka (žiadny)
Aileden miras tür (hiçbirşey)Dziedzicz typ od rodzica (pusty)
Aileden miras tür (hiçbirşey)Herdar o tipo do pai (nada)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Heredar tipo del padre (nada)
Aileden miras tür (hiçbirşey)Hériter le type du parent (rien)
Aileden miras tür (hiçbirşey)상위로부터의 유전된 데이터형 (아무것도 아님)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Peri tyyppi vanhemmilta (ei mitään)
Aileden miras tür (hiçbirşey)Podeduj vrsto od starša (nič)
Aileden miras tür (hiçbirşey)Type van bovenliggend element afleiden (niets)
Aileden miras tür (hiçbirşey)Typ von übergeordnetem Element & ableiten (nichts)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Κληρονόμησε τον τύπο από το γονέα (τίποτα)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Унаследовать родительский тип (пусто)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Унаследяване на вид от родителя (нищо)
Aileden miras tür (hiçbirşey)& Успадковувати батьківський тип (нічого)
Aileden miras tür (hiçbirşey)رث نوع من أب لا شئ
Aileden miras tür (hiçbirşey)親から型を継承する(I) (なし)
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Cred că începe din casă-n casă, sub același acoperiș.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Creo que comienza hogar por hogar, bajo el mismo techo.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Ich denke es fängt Haushalt per Haushalt an, unter demselben Dach.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Ik denk dat het begint in het huishouden, onder hetzelfde dak.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Jag tror det startar från hem till hem, under samma tak.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Já myslím, že to začíná dům od domu, pod stejnou střechou.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Jeg tror det starter husstand for husstand, under det samme tag.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.저는 그게 같은 한 지붕 아래의 각 식솔들의 곁에서 시작한다고 생각합니다.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Legelőször az egy fedél alatt élők közt kell elérni a békét.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Myślę, że należy zacząć od domowników, pod tym samym dachem.
Bence bu aileden başlıyor, aynı çatı altındakilerden.Myslím si, že to začína v domácnosti, pod jednou strechou.