Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.하즈라트 알리는 스와트의 가난한 가정 출신입니다.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.Ο Χαζράτ Αλί κατάγεται από φτωχή αγροτική οικογένεια του Σουάτ.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.Газрат Алі походить з бідної землеробської родини у Сваті.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.Хазрат Али е от бедно фермерско семейство в Суат.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.Хазрат Али родился в бедной крестьянской семье из долины Сват.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.חזראט עלי בא ממשפחה חקלאית עניה בסוואט.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.هازرات علي هو من أسرة مزارعين فقيرة في سوات.
Hazrat Ali Swat'ta yaşayan fakir bir çiftçi aileden geliyor.貧しい農民の家族出身です 彼は1年前タリバンに加入し
"hominid" familyasında bulunur. Şu ana kadar gösterdiğim her şey işte bu ailede bulunuyor.Así que este de aquí, este de aquí es un cordado no mamífero
İnuit olmayan üç aileden biriydik.저희는 이누이트가 아닌 세가족중에 하나였죠.
İnuit olmayan üç aileden biriydik.אנחנו היינו אחת משלוש משפחות לא-אינואיטיות.
İnuit olmayan üç aileden biriydik.لقد كنا عائلة من بين 3 عائلات فقط تعيش هناك مع اهل الاسكيمو
İnuit olmayan üç aileden biriydik.その村にテレビはなく
Kosova göçmeni aileden şöyle bir hikâye duydum:Immigranten aus dem Kosovo in der Schweiz.
Kosova göçmeni aileden şöyle bir hikâye duydum:스위스에 있는 코소보로부터 이민해온 가정입니다.
Kosova göçmeni aileden şöyle bir hikâye duydum:של מהגרים מקוסובו לשוויץ.
Kosova göçmeni aileden şöyle bir hikâye duydum:لمهاجرين من كوسوفو في سويسرا.
Kosova göçmeni aileden şöyle bir hikâye duydum:居間に大スクリーンを設置して
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Am crescut într-o familie muzicală.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Crecí en una familia musical.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Cresci numa família musical.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Dorastałem muzycznej rodzinie.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Egy zenés családban nőttem fel.
Müzik sever bir ailede büyüdüm. (Gülüşmeler)В моей семье любили мюзиклы. ♪Смех♪
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Ich wuchs in einer musikalischen Familie auf.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Ik groeide op in een musical-familie. (Gelach)
Müzik sever bir ailede büyüdüm.J'ai grandi dans une famille musicale.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.저는 음악가적인 집안에서 성장했거든요.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Saya tumbuh dalam keluarga pecinta musik.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Sono cresciuto con i musical.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Tôi lớn lên trong một gia đình âm nhạc.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Μεγάλωσα σε μουσική οικογένεια.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Израснах в музикално семейство.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.Я виріс у сім'ї, де полюбляють музику.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.גדלתי במשפחה מוזיקלית.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.لقد نشأت في أسرة موسيقية.
Müzik sever bir ailede büyüdüm.(笑)
Neden bazı insanlarda çapraz bağlantılar olsun ki? Hatırlayın demiştim ki aileden gelir.Dlaczego u niektórych ludzi tworzą się takie połączenia?
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Desafortunadamente, siempre lo aplicamos solo a un estrecho círculo de amigos y familiares.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Din păcate, o aplicăm implicit doar unui cerc restrâns de prieteni și rude.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Helaas, standaard passen we dit alleen toe bij een kleine kring vrienden en familie.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Infelizmente, por defeito, apenas aplicamos esta empatia num círculo muito restrito de amigos e familiares.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.친구나 가족과 같은 매우 좁은 동심원에 대해서만 적용합니다.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Leider, als Voreinstellung wenden wir das nur auf einen kleinen Kreis der Freunde und Familie an.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Nanešťastie ho praktizujeme len vo veľmi malom kruhu priateľov a rodiny.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Naneštěstí, implicitně aplikujeme toto pravidlo pouze na velmi úzký kruh přátel a rodiny.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Sajnos, alapból csak a család és a barátok nagyon szűk körére alkalmazzuk ezt.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Sfortunatamente, di norma, lo applichiamo solo ad un circolo molto ristretto di amici e familiari.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.Δυστυχώς, από προεπιλογή το εφαρμόζουμε μόνο σε ένα πολύ στενό κύκλο φίλων και συγγενών.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.За съжаление, по подразбиране, го упражняваме само в много тесен кръг от приятели и семейство.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.К сожалению, обычно мы применяет это только к узкому кругу друзей и родных.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.На жаль, по замовчуванню, ми застосовуємо його лише до дуже вузького кола друзів та родичів.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.למרבה הצער, אנו מיישמים זאת כברירת מחדל רק למעגל צר מאד של חברים ומשפחה.
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.إننا طبقنا ذلك فقط علي مجموعة مقربة جداً من الأصدقاء و العائلة .
Ne yazık ki, gıyaben bunu sadece arkadaşlar ve aileden oluşan çok dar bir çembere uygularız.その範囲は広がり 歴史上の記録には
Noel zamanı idi, ailede, ah ne sabahti o sabah.Byly právě Vánoce, a pro naši rodinu to bylo nádherné ráno.
Noel zamanı idi, ailede, ah ne sabahti o sabah.Były to święta Bożego Narodzenia z naszą rodziną ,oh co za poranek.
Noel zamanı idi, ailede, ah ne sabahti o sabah.C'était Noël, et dans notre famille, oh quelle matinée!
Noel zamanı idi, ailede, ah ne sabahti o sabah.Era Crăciunul, și în familia noastă, oh, ce dimineață.
Noel zamanı idi, ailede, ah ne sabahti o sabah.Era el día de Navidad, y en nuestra familia, ¡oh qué mañana!