Nikola Mandic Bosnalı bir Hırvat ailede, 20 Ocak 1869 tarihinde Travnik kentinde doğdu.My Melody föddes i skogen Mari Land den 18 januari.
Ailede daha sonra 8 kardeşi oldu.Då levde endast åtta familjer i samhället.
Sanatçı bir aileden geliyordu.Han kom från en konstnärsfamilj.
Kültürlü bir ailede büyüdü, Divan kültürüyle yetişti.Hon växte upp i en intellektuellt stimulerande familj och hade en harmonisk barndom.
Müslüman bir ailede Chelsea, Londra'da büyüdü.Rushdie växte upp i en muslimsk familj i Bombay.
Fakir bir aileden olduğu için küçük yaşta manastıra verilmiştir.Hon placerades i klostret av sina föräldrar i mycket ung ålder.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Som änka var hon vid denna tid familjens överhuvud.
Ginóbili basketbolun içinde olan bir aileden gelir.Han kommer från en familj med basketspelare.
Siyasi bir ailede doğdu.Народився у сім'ї політика.
Tıpla ilgilenen bir aileden gelmektedir.Походить з медичної родини.
Çok entelektüel bir geleneğe sahip bir ailede dünyaya geldi.Народився в сім'ї з багатими художніми традиціями.
Ayrıca bir araştırmada ailede özerk-ilişkisel benlik ölçeklerinin psikometrik özellikleri incelenmiştir.Також, наприклад, психологами розглядається поняття «Сім'ї групи ризику».
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Народилася у християнській родині.
Ginny, ailedeki tek kız çocuktur.Яніка одна дитина у сім'ї.
Schwarzman, Yahudi bir aileden gelir.Гуссерль походив із єврейської сім'ї.
1. Outsider: Aileden olmayanlar için kullanılır.Годува́льник — особа, на утриманні якої перебувають непрацездатні члени сім'ї.
Vasili, 3 Ağustos 1953'te Velika Verbche'de doğdu . sıradan işçilerden oluşan bir ailede [1] [2] .Василь народився 3 серпня 1953 року у Велике Вербче. у сім'ї звичайних робітників[12][13].
Cenazede aileden sadece kardeşi Michael vardı.Na pohřeb prý přišla jen jeho dcera.
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.Hayez pocházel z poměrně chudé rodiny.
Ukraynalı köylü Kazak bir ailede doğdu ve 1920 yılında Kızıl Ordu'ya katıldı.Koševoj se narodil do rolnické ukrajinské kozácké rodiny a do Rudé armády vstoupil v roce 1920.
Ryan Murphy, Indianapolis, Indiana'da İrlandalı bir Katolik ailede yetişti.Murphy vyrostl Indianapolis v Indianě v irskokatolické rodině.
Babası Yahudi, annesi ise Protestan bir aileden gelmektedir.Její otec je Žid a matka pochází z protestantské rodiny.
Bir rivayete göre fakir fakat saygın bir aristokrat aileden gelmekteydi.Pocházel z chudé, ale vážené aristokratické rodiny.
Nazlı 25 Haziran 1894'te Türk ve Fransız kökenli bir ailede doğdu.Nazli se narodila v červnu 1894 do rodiny tureckého a francouzského původu.
Annesi Aurelia Cotta birkaç konsül çıkarmış etkili bir aileden geliyordu.Jeho matka, Aurelia Cotta, pocházela z mocnější rodiny, jež dala republice řadu konzulů.
Yoksul bir aileden büyüdü.Vyrůstal v chudé rodině.
Geum Jan-di fakir bir aileden gelmektedir.Chuej-neng pocházel z chudé rodiny.
En kalabalık ailede birey sayısı 16'dır.Počet domů pro trvale bydlící obyvatele je 16.
Sanat dolu bir ailede ve Atina ile Napoli arasında gidip gelerek büyüdü.Vyrůstala v uměleckém prostředí, po rozvodu rodičů žila střídavě v Athénách a Neapoli.
Gazeteci bir ailede büyümüştür.Pocházel z novinářské rodiny.
New Jersey'de doğdu ve politik olarak aktif bir ailede yetişti.Narodil se v Bostonu do politicky aktivní rodiny.
Müslüman bir aileden gelmektedir.Původně pochází z muslimské rodiny.
Selahaddin tanınmış bir ailede dünyaya geldi.Narodil se do dobře situované rodiny.
İrlandalı katolik bir ailede dünyaya geldi.Narodila se do katolické rodiny irského původu.
Daha sonra akşam yemeği yaparken ailede iş bölümü yapılıyor.Doma se u večeře začnou hádat.
Sosyal yapı konusunda dikkati çeken bir diğer konu da köyün 17 aileden oluşmasıdır.Původní agrární část vesnice sestává ze 70 rodinných farem.
Kaluza Roma Katoliği bir ailede Alman İmparatorluğu Prusya'sında Silezya ili Ratibor kasabasında doğdu.Narodil se do římskokatolické rodiny žijící v tehdy Pruském městě Ratiboř.
Yahudi bir ailede yetişmesine rağmen, sonralarda agnostik oldu ve kendini hümanist olarak tanımladı.Pocházel s židovské rodiny, sám se však prohlašoval za agnostika a humanistu.
Onu çok yüksek bir aileden zanneder, türlü türlü hülyalara kapılır.Je mi líto, že se spojuje s takovou rodinou, takový blázen!
Daum dini Aşkenaz bir ailede doğmuş.Narodil se v rolnické rodině evangelického vyznání.
Tek istisna düşük-orta sınıftan bir aileden gelen burslu öğrenci Haruhi Fujioka’dır.Hlavní postavou je studentka prestižní školy Haruhi Fudžioka.
Hıristiyan bir ailede büyümüştür.Narodil se v křesťanské rodině.
O tek çocuk olarak normal bir ailede büyüdü .Vyrůstal v nepříliš zámožné rodině jako jedináček.
Fakir bir aileden gelmektedir ve Evanjelik Hıristiyandır.Narodil se v chudé rolnické, křesťanské rodině.
Dogen, aristokrat bir ailede büyüdü ve yedi yaşında öksüz kaldı.Mohammed Abdu vyrůstal v chudé rodině a v šesti letech jako sirotek.
Bu arada, Maggie kendini aileden uzak bir yerde bulur ve ayılar, ona yetiştirir.Maggie se nakonec nad Burnsem slituje a medvídka mu přenechá.
Kemokin reseptörlerinin HIV'i bağlayan ikisi CXCR4 ve CCR5de bu ailede yer almaktadır.Tato migrace je řízena chemokinovými receptory CXCR3, CXCR4 ale i dalšími.
Kopenhag Üniversitesi'nde profesörlük unvanını kazanmış 12 kişi bu aileden gelmedir.Pocházel ze slavné vědecké rodiny, dvanáct jejích příslušníků bylo profesory na univerzitě v Kodani.
Mary iyi bir aileden geliyor.Marie je z dobré rodiny.
Daniel Bernoulli Groningen, Hollanda’da matematikçileri ile ünlü bir ailede dünyaya geldi.Daniel Bernoulli s-a născut în Groningen, în Țările de Jos, într-o familie de matematicieni distinsă.
Wackernagel birçok akrabası annesi, babası, amcası hatta dedesinin oyuncu olduğu bir aileden gelmektedir.Wackernagel provine dintr-o familie de actori, mama, tatăl, unchiul și chiar bunicii ei au fost actori.
Trabluslu önemli bir aileden gelmektedir.Montresor provine dintr-o familie importantă.
Aileden hiç kimse başta bu mutantın tekerin patlamasına neden olduğunu bilmemektedir.Inițial nimeni nu a fost capabil să înțeleagă amploarea exploziei.
İşçi sınıfı bir ailede doğmuştur.S-a născut într-o familie de clasa muncitoare.
Yoksul bir aileden büyüdü.A crescut într-o familie săracă.
Soylu aileden gelmiştir.Provine dintr-o familie nobilă.
Ailede en çok Bay Lawrence'i sever.Dar acum îi place de prietenul cel mai bun a lui Craig.
Müzisyen bir ailede yetişti.S-a născut în familia unor muzicieni.
Yolculuk şarkısı ise iki çocuğunu kaybeden bir aileden esinlenmiştir.Lamento - este cântecul unei mame care și-a pierdut fiica.
Annesi Marguerite ise köylü bir aileden geliyordu.Mama sa, Maria Regina, provenea dintr-o familie de țărani.