Ana içeriğe geç
Sözlük

aile ile cümle

aile kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un ailesi kamp gezisine çıktı.Tom's family went on a camping trip.
Tom ailesinden borç para aldı.Tom borrowed money from his family.
Ailem izin verseydi bunu yapardım.I would've done that if my parents had let me.
Ailemle sadece Fransızca konuşurum.I speak only French with my parents.
Ben ailemle sadece Fransızca konuşurum.I only speak French with my parents.
Ailem asla bir şey yapmama izin vermez.My parents never allow me to do anything.
Ailem bir şey yapmama asla izin vermedi.My parents never allowed me to do anything.
Bir aile toplantısı düzenledik.We had a family meeting.
Çete, Sami'nin ailesi oldu.The gang became Sami's family.
Biz aileyiz.We are family.
Katolik bir ailede yetişen Sami 27 yaşında Müslüman oldu.Sami was raised Catholic and he converted to Islam at age 27.
Sami Müslüman bir ailede yetişti.Sami was brought up Muslim.
Mary'nin ailesi onu özlüyor olmalı.Mary's family must be missing her.
Tom uzun zamandır bizim aile doktorumuzdu.Tom has been our family doctor for a long time.
Tom ailesi ile küçük bir evde yaşıyor.Tom lives with his parents in a small house.
Tom ailesi ile birlikte küçük bir evde yaşıyordu.Tom lived with his parents in a small house.
Tom hâlâ Boston'da ailesiyle birlikte yaşıyor.Tom still lives in Boston with his parents.
Sana ailemin bazı resimlerini göstereyim.Let me show you some pictures of my family.
Tom'un ailesi o zaman Boston'da yaşıyordu.Tom's family lived in Boston at that time.
Tom, Mary'nin ailesiyle tanışmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to meet Mary's family.
Tom, Boston'da ailesini ziyaret ediyor.Tom has been visiting family in Boston.
Tom, ailesinin evinde olduğunu söyledi.Tom said he was at his parents' house.
Tom hâlâ ailesi ile yaşıyor.Tom is still living with his parents.
Keşke ailem araba sürmeme izin verse.I wish my parents would let me drive.
Tom hâlâ ailesiyle yaşıyor.Tom is still living with his family.
Tom ailesi ile tatilde.Tom is on vacation with his family.
Tom ailesinin boşandığını söyledi.Tom said his parents are divorced.
Tom ailesinden önce kalkar.Tom gets up before his parents do.
Ailem bana araba sürmeyi öğretti.My parents taught me how to drive.
Tom'un ailesi onu özlüyor olmalı.Tom's family must be missing him.
Tom ailenin bebeği değil.Tom isn't the baby of the family.
Tom, Boston'daki aileyi ziyaret ediyor.Tom is visiting family in Boston.
Tom Mary'nin ailesiyle tanışmak istiyor.Tom wants to meet Mary's family.
Tom sık sık ailesine yazar.Tom often writes to his parents.
Tom şimdi ailesiyle birlikte evde.Tom is now home with his family.
Tom eşinin ailesi ile iyi geçinir.Tom gets along with his in-laws.
Tom ailesi ile vedalaştı.Tom said goodbye to his family.
Tom'un ailelesi Mary'yi sevmiyor.Tom's parents don't like Mary.
Tom zengin bir aileden.Tom is from a wealthy family.
Tom'un Boston'da ailesi var.Tom has family in the Boston.
Tom bizim aile doktorumuz.Tom is our family doctor.
Sami dini bütün bir aileden geliyordu.Sami was from a practising Muslim family.
Sami ailesini İslam'a getirdi.Sami brought his family to Islam.
Sami ailesini İslam'a geçirdi.Sami brought his family to Islam.
Sami Toronto'da Müslüman bir aileyle tanıştı.Sami met a Muslim family in Toronto.
Ailene selamlarımı ilet.Give my best to your family.
Tom ailesiyle sürekli kavga eder.Tom fights constantly with his parents.
Mary ailesi ile sürekli kavga eder.Mary fights constantly with her parents.
Tom, ne olduğunu ailesine söylemekten korkuyordu.Tom was afraid to tell his parents what had happened.
Tom yarın ailesiyle birlikte pikniğe gidiyor.Tom is going on a picnic tomorrow with his family.
Ailem bana doğum günüm için yeni bir bilgisayar verdi.My parents gave me a new computer for my birthday.
Tom'un aileleri kiliseye gitmiyor ama o gidiyor.Tom's parents don't go to church, but he does.
Ailem genellikle akşam evdedir.My parents are usually at home in the evening.
Tom, ailesine söylememem için bana yemin ettirdi.Tom made me swear not to tell his parents.
Sana ailem hakkında bir şey söyleyeyim.Let me tell you something about my family.
Tom ve Mary bana ailemi hatırlatıyor.Tom and Mary remind me of my parents.
Ailemi korumak için her şeyi yapardım.I'd do anything to protect my family.
Tom Boston'da ailesiyle birlikte.Tom is in Boston with his parents.
Ailenle tanışmak isterim.I'd love to meet your family.
Ailenle tanışmak istiyorum.I'd like to meet your family.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod