aidiyet ile cümle

aidiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Si, am vazut ca pe masura ce societatea a devenit tot mai monetizata, comunitatea a disparut.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Want als je al die dankbaarheid hebt gecreëerd, dan zullen mensen ook voor jou zorgen.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Wo kein freiwilliges Geben stattfindet, da existiert auch keine Gemeinschaft.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Защото, ако изградите цялата тази признателност, тогава хората също ще се погрижат за вас.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.社会がますます金銭化されるにつれて
Eğer bu aidiyet karşılıklı olmasaydı, dediğimiz 'evet', köleliği kabul ettiğimiz anlamına gelirdi.¿Y cómo expresamos esta pertenencia mutua? Compartiendo.
İnsanlar aidiyet duygusunu özlüyorlar, ama bunu para ekseni üzerine kurulmuş bir toplum düzenine birAs pessoas anseiam pela comunidade, mas não a podemos ter como um acessório de uma vida monetizada.
İnsanlar aidiyet duygusunu özlüyorlar, ama bunu para ekseni üzerine kurulmuş bir toplum düzenine birEste nevoie de fapt de reciprocitate.
İnsanlar aidiyet duygusunu özlüyorlar, ama bunu para ekseni üzerine kurulmuş bir toplum düzenine birIhmiset ikävöivät sitä, mutta ei meillä voi olla yhteisöä vain lisukkeena rahallistettuun elämään.
İnsanlar aidiyet duygusunu özlüyorlar, ama bunu para ekseni üzerine kurulmuş bir toplum düzenine bir本当はお互いを必要としているのです。
Kendimizden bir şeyler verdiğimizde bu aidiyet kendini ifade etmiş olur.Cada vez que le dicen sí a la pertenencia implícitamente se han comprometido a darse a sí mismos
Kendimizden bir şeyler verdiğimizde bu aidiyet kendini ifade etmiş olur.Це виражається тим, що ми даруємо, даруємо себе.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.A to, že lidé, kteří mají silný pocit lásky a sounáležitosti věří, že jsou hodni lásky a sounáležitosti.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.Cei care simt puternic iubirea şi ataşamentul cred că sunt demni să le primească.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.De mensen die dat sterke besef hebben, geloven dat ze liefde en erbij horen, waard zijn.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.즉, 견고한 사랑과 소속감을 느끼는 사람들은 자신이 사랑받고 소속될 가치가 있다고 믿는다는 것이었죠.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.Las personas con un sentido fuerte de amor y pertenencia, pensaban que eran dignas de amor y pertenencia.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.Ľudia, ktorí majú silný zmysel pre lásku a pocit spolupatričnosti, veria, že sú toho hodní.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.Se, että ihmiset, joilla on vahva rakkauden ja joukkoonkuuluvuuden tunne uskovat olevansa sen arvoisia.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.И тя беше, че хората, които имаха силното чувство за любов и принадлежност вярваха, че заслужават любовта.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.והוא היה, שהאנשים שלהם הייתה תחושה חזקה של אהבה ושייכות חיו באמונה שהם ראויים להיות נאהבים ושייכים.
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.وكان ذلك ، هم الناس الذين لهم إحساس قوي بالحب والإنتماء يؤمنون أنهم أحق بالحب والإنتماء .
O da, güçlü bir sevgi ve bağlılık duygusu olan insanlar, sevgi ve aidiyeti hak ettiklerine inanıyorlar.深い愛情や関係性を感じている人は 自分が愛されるに値すると信じているのです それが違いなのです
Paylaşarak, bu aidiyet kendini ifade etmiş olur.Darnos a nosotros mismos.
Paylaşarak, bu aidiyet kendini ifade etmiş olur.Ми ділимось цим.
Peki biz bu karşılıklı aidiyeti nasıl ifade ederiz?А як ми виражаємо цю належність один одному?
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Ahora todos somos un poco dueños de nuestra cultura pop.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.A my všetci teraz pociťujeme vlastnícke práva v našej vlastnej pop kultúre.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.A všichni teď nějak pociťujeme vlastníctví v naší vlastní pop kultůře.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Dan kami semua sekarang merasa memiliki budaya pop kita sendiri.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.E agora todos nos sentimos um pouco como donos da nossa própria cultura pop.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.E ora sentiamo di essere tutti proprietari della nostra cultura pop.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.És most mindannyian érzünk egy kis tulajdonjogot a saját popkultúránkban.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Et nous nous sentons maintenant tous un peu propriétaires de notre propre culture populaire.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Ja nykyään me kaikki tunnemme omistavamme jotain pop-kulttuurissamme.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.우리는 우리의 대중문화에 대한 소유권을 가지고 있습니다.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Şi cu toţii avem un sentiment de proprietate în propria noastră cultură pop.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Und heute fühlen wir uns alle auch als Eigentümer unserer Popkultur.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Và tất cả chúng ta đều cảm thấy vài sự sở hữu trong nền văn hóa nhạc pop của chính mình.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.We voelen ons nu allemaal een beetje baas van onze eigen popcultuur.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.Και όλοι τώρα αισθανόμαστε κάποια ιδιοκτησία στη δική μας ποπ κουλτούρα.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.И всички ние чувстваме сега някаква собственост в нашата собствена поп култура.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.И сегодня мы все - соучастники создания нашей поп-культуры.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.וכעת כולנו מרגישים שותפים בתרבות הפופ שלנו.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.وكلنا نحس الآن بنوع من الملكية في ثقافة البوب الخاصة بنا.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.分有していると感じています 古いメディアにはそういう性質はなく

İlgili Sayfalar