aidiyet ile cümle
aidiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dile dayalı bir tanımlamadır ve ırksal bir aidiyet belirtmez.The incidence is unknown, and there is no described racial predominance.
Aidiyetsizlik (mülksüzlük) kavramı romanın ana izleğidir.The theme of desire is at the core of the romance novel.
İkinci eleştiri hususu "milliyet" kıstasının "dini aidiyet" üzerinden anlaşılmasıdır.The second disagreement pertains to what exactly is meant by the phrase "general welfare."
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.And if there are no gifts, then there's no community.
İnsanlar aidiyet duygusunu özlüyorlar, ama bunu para ekseni üzerine kurulmuş bir toplum düzenine birPeople long for it, but you can't just have community as an add-on to a monetized life.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.If you want to belong, you need social play.
Ve şu an hepimiz kendi pop kültürümüzde biraz aidiyet hissediyoruz.And we all now feel some ownership in our own pop culture.
Anlam, ortaya çıkarmak, meydan okumak, aidiyet, kimlik, gurur, gibi.Meaning,creation, challenge, ownership,identity,pride etc.
Kendimizden bir şeyler verdiğimizde bu aidiyet kendini ifade etmiş olur.So you ask yourself:
Bireysel kimlik veya aidiyet olarakIndividual identity
Bu isimlendirme ise bir tür aidiyet, sahiplik ve muhafaza etmeyi gerektirmiştir.Sie trägt diesen Namen, da unter ihr früher Fahrende und Bettler Schutz fanden.
Grupla özdeşleşme, bireyin üyesi olduğu gruba yönelik aidiyet ve bağlılık duygusu olarak tanımlanmaktadır.Si valuta tuttavia insensata l'auto-attribuzione di un nome di gruppo o partito.
1989'dan itibaren, Fransa Büyük Doğu Mason Locası'na aidiyetini gizlememektedir.Не скрывает своей принадлежности с 1989 года к масонскому послушанию Великий восток Франции.
İlgi zamiri eki olan -ki'den önce -im, -in gibi aidiyet bildiren ekler (ilgi ekleri) gelir.وفي سورة الحشر: «كمثل الذي من قبلهم»، «كمثل الشيطان».
Bazı halk banyoları üyelik, cinsiyet, dinî aidiyet gibi nedenlerle kısıtlamalar uygulamaktadır.ترتديها بعض النساء للتخفيف من الألم والمضايقة عند ممارسة الرياضة مثل الهرولة.
Ağustos 2017'de ise bahçe aidiyetinin devredildiği ortaya çıktı.In 2017 is begonnen met het opknappen van de tuin.
Grubun üyeleri de kendilerini farklı aidiyete tabi addederler.Od pozostałych przedstawicieli tych grup różni go między innymi obowiązek doradczy.
Aidiyet ihtiyacı.Behöver gömställen.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Становище селян значно погіршилося.
Önceki filmlerindeki gibi bu filmiyle de ırksal çatışmalara ve aidiyet olgusuna odaklandı.Bitva se, tak jako předešlý film, zaměřovala na rasový konflikt a nadvládu.
Aidiyet ihtiyacı.Snáší zastínění.
Aidiyet ihtiyacı.Suportă tunderea.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Eväjalkaisten tuntoaisti on hyvin kehittynyt.
Ağustos 2017'de ise bahçe aidiyetinin devredildiği ortaya çıktı.Joulukuussa 2017 Skog erosi Ensiferumista.
Ağustos 2017'de ise bahçe aidiyetinin devredildiği ortaya çıktı.Sommeren 2017 ble området utenfor stadion asfaltert.
Dile dayalı bir tanımlamadır ve ırksal bir aidiyet belirtmez.60) hanya menyatakan bentuk kontrapositif dan tidak menamainya.
Grupla özdeşleşme, bireyin üyesi olduğu gruba yönelik aidiyet ve bağlılık duygusu olarak tanımlanmaktadır.その資質として、所属クラブからの尊敬と信頼をえていること。
Dile dayalı bir tanımlamadır ve ırksal bir aidiyet belirtmez.現象を指すものであり、特定の色を指す言葉ではない。
"Amerikan Dini Aidiyet Anketi".Американски фантастични разкази“ – сборник.
Bu isimlendirme ise bir tür aidiyet, sahiplik ve muhafaza etmeyi gerektirmiştir.Считало се, че фразата трябва да се произнася с чувство на любов, поклонение и възхищение пред Аллах.
Aidiyet ihtiyacı.Hrvoje Potrebica.
Köylülerin aidiyet duygusu çok gelişmiştir.Prekvapení sedliaci sa ihneď rozutekali.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Als je erbij wilt horen, heb je het sociale spel nodig.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Dacă vrei să aparţii de ceva, ai nevoie de joc social.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Ha tartozni akarunk valahová, társas játékokra van szükségünk.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Hvis man vil høre til, må man lege socialt.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Jeśli chcesz przynależeć, musisz bawić się z innymi.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.어울리고 싶다면, 사회적 놀이가 필요합니다.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Nếu bạn muốn tham gia, thì bạn cần trò chơi xã hội.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Pokud se chcete začlenit, potřebujete sociální hru.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Se queremos integrar-nos, precisamos de jogos sociais.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Se volete sentire un senso di appartenenza avete bisogno di un gioco sociale.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Si uno quiere pertenecer, necesita juego social.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Si vous voulez vous intégrer, vous avez besoin du jeu social.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Wenn man dazugehören will, braucht man soziales Spiel.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Αν θες να ανήκεις κάπου, τότε χρειάζεσαι κοινωνικό παιχνίδι.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Ако искаш чувство на принадлежност, имаш нужда от социална игра.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Если вы хотите быть "своим", вам надо играть в социальные игры.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.Якщо ви хочете бути "своїм", ви мусите грати в соціальні ігри.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.אם אתם רוצים להיות שייכים, אתם זקוקים למשחק חברתי.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.إذا كنت تريد أن تنتمي, إنك تحتاج اللعب الاجتماعي.
Aidiyet duyabilmek için toplumsal oyunlara ihtiyacımız var.社交的な遊びは今日の話のポイントのひとつで
Ama bu karşılıklı bir aidiyet. Peki biz bu karşılıklı aidiyeti nasıl ifade ederiz?Para expresarla, para mostrarla necesitamos dar
Ama bu karşılıklı bir aidiyet.Це зелене світло для належності один одному.
Anlam, ortaya çıkarmak, meydan okumak, aidiyet, kimlik, gurur, gibi.Smysl, tvořivost, výzvu, vlastnictví, identitu, pýchu atd.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.A pokud nejsou dary, není také žádná komunita.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Et si il n'y a aucun don, alors il n'y a pas de communauté.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Ezt láthatjuk is, azokban a társadalmakban, amelyeket egyre inkább áthat a pénz, a közösségek eltűnnek.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Mas se não há Dádiva, então não há comunidade.
Armağanların olmadığı yerde topluluğa aidiyet de yoktur.Senza doni, non esiste la comunità.